İçinde ov olan 8 harfli 34 kelime var. İçerisinde OV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ov olan kelimeler listesine ya da Sonu ov ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OVDURMAK
-
-
[-i]
Ovma işini yaptırmak
- "Başdoktor birkaç günden beri genç bir hasta bakıcı kızı odasına alarak ayaklarını ovduruyormuş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Ovma işini yaptırmak
- OVALATMA
-
-
[isim]
Ovalatmak işi
-
[isim]
Ovalatmak işi
- KİLOVOLT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Değeri bin volt olan elektrik gerilimi veya potansiyel farkı birimi
-
[isim]
Değeri bin volt olan elektrik gerilimi veya potansiyel farkı birimi
- GÜMÜŞOVA
- ...
- İNOVATİF
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Yenileşimci
-
[isim]
Yenileşimci
- ÇUKUROVA
- ...
- YALOVALI
- ...
- BUNGALOV
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hindistan'da tek katlı, genellikle tahtadan yapılmış, veranda ile çevrili ev
- "Onun hafıza ve hatırasında artık Seylan yaylasındaki kırmızı bungalov yok." (Refik Halit Karay)
-
Genellikle tahtadan yapılmış, tek katlı ev
-
[isim]
Hindistan'da tek katlı, genellikle tahtadan yapılmış, veranda ile çevrili ev
- YELKOVAN
-
-
[isim]
Saatin, dakikaları gösteren ve akrepten daha uzun olan ibresi
- "Rengi kararmış bir saat; ne yelkovanı var, ne akrebi." (Sermet Muhtar Alus)
-
Yelin yönünü göstermek için dik bir eksene geçirilen türlü biçimlerde, hafif levha
-
Yelkovangillerden, kanatları sivri, siyahımsı veya kül rengi gövdeli bir deniz kuşu (Puffinus)
- "Şu ada senin bu ada benim / Yelkovan kuşlarının peşi sıra." (Orhan Veli Kanık)
-
[isim]
Saatin, dakikaları gösteren ve akrepten daha uzun olan ibresi
- MOLDOVAN
- ...
- DİLOVASI
- ...
- LAVROVİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Piroksen grubundan doğal silikat
-
[isim]
Piroksen grubundan doğal silikat
- KOVLAMAK
-
-
[-i]
Birinin yaptığı işi, söylediği sözü yermek, kötülemek, birisini yerip çekiştirmek, fitlemek, gammazlamak
-
[-i]
Birinin yaptığı işi, söylediği sözü yermek, kötülemek, birisini yerip çekiştirmek, fitlemek, gammazlamak
- OVALAMAK
-
-
[-i]
Ellerini bir şeye veya birbirine sürtmek
- "Kocası okurken gözleriyle satırları takip ediyor, elleriyle boncuk çantasını ovalıyordu." (Ömer Seyfettin)
-
Sertçe ovmak
- "Sert bir havlu ile vücudunu kızartıncaya kadar ovaladı." (Haldun Taner)
-
Ezmek veya ufak parçalara ayırmak
-
[-i]
Ellerini bir şeye veya birbirine sürtmek
- YEŞİLOVA
- ...
- KOVANLIK
-
-
[isim]
Arılık (II)
-
[isim]
Arılık (II)
- OVDURTMA
-
-
[isim]
Ovdurtmak işi
-
[isim]
Ovdurtmak işi
- SLOVENYA
- ...
- ALTINOVA
- ...
- KOVULMAK
-
-
[nsz]
Kovma işine konu olmak veya kovma işi yapılmak
- "Evdekilerle boyuna çatışmaya başlamam yüzünden evden kovuldum." (Çetin Altan)
-
[nsz]
Kovma işine konu olmak veya kovma işi yapılmak