İçinde or olan 8 harfli 199 kelime var. İçerisinde OR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında or olan kelimeler listesine ya da sonu or ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YORGANCI
-
-
[isim]
Yorgan, yastık, şilte vb. şeyler diken veya satan kimse
-
[isim]
Yorgan, yastık, şilte vb. şeyler diken veya satan kimse
- KORNİŞÇİ
-
-
[isim]
Korniş yapan veya satan kişi
-
[isim]
Korniş yapan veya satan kişi
- HİDROFOR
-
Kelime Kökeni: Fransızca hydrophore
-
[isim]
Bakınız subasar
- "Ben dün sabah kesin olarak söylemedim mi, git bu yöneticiyi bul, hidrofor yaptırılsın, demedim mi?"
-
[isim]
Bakınız subasar
- NORVEÇÇE
-
-
[isim]
Norveçlilerin kullandığı dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Norveçlilerin kullandığı dil
- ORAMİRAL
-
Kelime Kökeni: Türkçe or + Fransızca amiral
-
[isim, askerlik]
Deniz kuvvetlerinde, kara kuvvetlerindeki orgeneralin dengi olan en yüksek rütbeli amiral
-
[isim, askerlik]
Deniz kuvvetlerinde, kara kuvvetlerindeki orgeneralin dengi olan en yüksek rütbeli amiral
- KORUNCAK
-
-
[isim]
Ambalajlanan malı dış etkilere karşı korumak için ambalaj çatısına çakılan tahta, kontrplak vb. malzeme
-
[isim]
Ambalajlanan malı dış etkilere karşı korumak için ambalaj çatısına çakılan tahta, kontrplak vb. malzeme
- MORARMAK
-
-
[nesnesiz]
Mor bir renk almak; gövermek
-
Herhangi bir sıkıntı, darbe veya hastalıkla vücudun bir yeri mor renk almak
- "Parça parça morarmış yüzüyle ateş püskürüyordu."
-
[mecaz]
Herhangi bir söz ve davranıştan bozulmak
-
[mecaz]
Mahcup olmak
-
[nesnesiz]
Mor bir renk almak; gövermek
- ORALILIK
-
-
[isim]
Oralı olma durumu
- "Gözlerinde bir uzaklık, bir oralılık hâli sezerdim."
-
[isim]
Oralı olma durumu
- PASTORAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca pastoral
-
[sıfat, edebiyat]
Kır yaşantısını ve özellikle çobanların aşk ve yaşayışlarını anlatan (edebiyat türü); çobanlama
- "Pastoral manzume."
-
[sıfat, edebiyat]
Kır yaşantısını ve özellikle çobanların aşk ve yaşayışlarını anlatan (edebiyat türü); çobanlama
- YORULMAK
-
-
[nesnesiz]
Yorgun duruma gelmek
- "El ele vererek dost olduk hemen / Yorulmaz dostuyla birlikte giden"
-
[nesnesiz]
Yorgun duruma gelmek
- MORALMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca moralement
-
[zarf]
Moral bakımından
-
[zarf]
Moral bakımından
- KORKULUK
-
-
[isim]
Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık
- "Eskiden köprünün güney kıyısında demir parmaklıklı bir korkuluk vardı."
-
[mecaz]
Bakınız bostan korkuluğu
- "Kargalar, korkuluktan korkmayan kuşlardır. Giderler de alay eder gibi korkuluğun tepesine konarlar."
-
[denizcilik]
Bakınız küpeşte
-
[isim]
Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık
- ANAFORLU
-
-
[sıfat]
Bakınız akıntılı
-
[sıfat]
Bakınız akıntılı
- TORBACIK
-
-
[isim]
Küçük torba
- "Benim evimde ilkyaz, lavanta çiçeği torbacıklarının boşaltılıp yeniden doldurulmasıyla başlar."
-
[isim]
Küçük torba
- HEMOROİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca hémorroïde
-
[isim, tıp]
Bakınız basur
-
[isim, tıp]
Bakınız basur
- AÇIORTAY
-
-
[isim, matematik]
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası
-
[isim, matematik]
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası
- BORDROLU
-
-
[sıfat]
Bordrosu olan
-
[sıfat]
Bordrosu olan
- SORUŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Birine sormak
-
Birbirini sormak
- "Mebrure ile sık sık soruşuyorlar, müşterek hatıralar anlatıyorlar."
-
[nesnesiz]
Birine sormak
- SORUTKAN
-
-
[sıfat]
Bakınız somurtkan
-
[sıfat]
Bakınız somurtkan
- ORACIKTA
-
-
[zarf]
Hemen o yerde, olduğu yerde
- "Yemeğini son günlerde oracıkta, pasaj içindeki Macar lokantasında yiyordu."
-
[zarf]
Hemen o yerde, olduğu yerde