İçinde or olan 5 harfli 108 kelime var. İçerisinde OR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında or olan kelimeler listesine ya da Sonu or ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FORZA
- ...
- KORKU
-
-
[isim]
Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü
- "Yarı çocuk kalbimde korku, kapıya yaklaştıkça büyüyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
- "Bir korku düştü canıma acep nola benim hâlim / Derman olmaz ise bana acep nola benim hâlim?" (Yunus Emre)
- "Devletin bu türden denetimlere kalkması, korku salma amacına yöneliktir." (Melih Cevdet Anday)
- "Kadınlıktan, erkeklikten tiksiniyordu ve etteki sır ona korku veriyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara
- "Yollarda korku kalmadı."
-
Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu
-
[isim]
Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü
- ORTEZ
-
Kelime Kökeni : Yunanca
-
[isim]
Kemikteki biçim bozukluğunu düzelten, bozukluğun ekleme vereceği yükü azaltan veya felçli kasa destek veren araç
-
[isim]
Kemikteki biçim bozukluğunu düzelten, bozukluğun ekleme vereceği yükü azaltan veya felçli kasa destek veren araç
- APORT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[ünlem]
Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü
-
[ünlem]
Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü
- MORUK
-
Kelime Kökeni : Ermenice
-
[isim]
Gençlere göre yaşlı anne, baba
- "Bizim moruk ertesi güne devrisi der de ondan dilim alışmış." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Yaşlı erkek
-
[isim]
Gençlere göre yaşlı anne, baba
- TORUN
-
-
[isim]
Bir kimseye göre çocuğunun çocuğu
- "Onun torunu koşarak yanına gelir, yüzünü, gözlerini öper!" (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Aynı soydan gelenler
- "... mademki hepimiz Âdem'le Havva'nın torunlarıyız..." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Bir kimseye göre çocuğunun çocuğu
- KORNA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Motorlu taşıtlarda, bisikletlerde sesle işaret vermek için kullanılan ve içinden hava geçirilerek çalınan boru, klakson
- "Saat on iki olur olmaz, apartmanın önünde kornayı öttürdüm." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Motorlu taşıtlarda, bisikletlerde sesle işaret vermek için kullanılan ve içinden hava geçirilerek çalınan boru, klakson
- PORTO
-
-
Portekiz'de yapılan ünlü bir şarap
-
Portekiz'de yapılan ünlü bir şarap
- REKOR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir spor dalında erişilmiş derecelerin en üstünü
-
Daha önce elde edilmemiş olan sonucu aşan yeni sonuç
-
[isim]
Bir spor dalında erişilmiş derecelerin en üstünü
- SORUN
-
-
[isim]
Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem
- "İskemlesinde sıkıntıyla kıpırdanarak iç geçirdiğini duydum, sorun çıkarmaya başladığımı düşünüyordu." (Ahmet Ümit)
-
Sıkıntı veren durum, dert
-
[isim]
Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem
- ORAYA
-
-
[zarf]
O yere, o yöne
- "Bir kahkaha fırtınası koptu, hepimiz oraya gittik." (Memduh Şevket Esendal)
-
[zarf]
O yere, o yöne
- FORUM
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
Eski Romalılar zamanında, Roma'da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan
-
Toplu tartışma
-
Bazı sorunların görüşülerek karara bağlandığı genel toplantı
-
Tartışma alanı
- "Basın, uygar ulusların forumudur."
-
[isim]
Eski Romalılar zamanında, Roma'da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan
- KORUK
-
-
[isim]
Henüz olgunlaşmamış ekşi üzüm
- "Hüseyin Ağa, aşağıda koruk sıkmış, buğulu bardaklarla geldi." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Henüz olgunlaşmamış ekşi üzüm
- MOTOR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek
- "Taşındıkları kamyon önünde durunca motorun patırtısı kesildi." (Necati Cumalı)
-
Akaryakıtla işleyen deniz aracı
- "Rıhtıma varabildiği zaman vapura gidecek olan son motor kalkmak üzere idi." (Falih Rıfkı Atay)
-
Motosiklet
-
[isim]
Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek
- AKORT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılan ayar, düzen
-
Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi
-
Uyum
-
[isim]
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılan ayar, düzen
- ORCİK
-
-
[isim]
Şekerle kaplanmış ceviz içi
-
[isim]
Şekerle kaplanmış ceviz içi
- HORST
-
Kelime Kökeni : Almanca
-
[isim]
Merdiven biçimli fay serisindeki iki tektonik çukur arasında veya bir tektonik çukurun iki yanında yükselen kısım
-
[isim]
Merdiven biçimli fay serisindeki iki tektonik çukur arasında veya bir tektonik çukurun iki yanında yükselen kısım
- ORADA
-
-
[zarf]
Sözü edilen yerde, bulunduğu yerde
- "Orada okuduğunu belli etmeyi de pek severdi." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Orada burada benim dedikodumu yapmışsın."
-
[zarf]
Sözü edilen yerde, bulunduğu yerde
- BORAK
-
-
[sıfat]
Bor (I)
-
[sıfat]
Bor (I)
- TENOR
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
En tiz erkek sesi
-
Sesi böyle olan şarkıcı, sanatçı
-
[isim]
En tiz erkek sesi