İçinde or olan 5 harfli 108 kelime var. İçerisinde OR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında or olan kelimeler listesine ya da sonu or ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇORBA
-
Kelime Kökeni: Farsça şūrbā
-
[isim]
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sulu bir yemek türü
- "Hele soğuk günlerde sıcak bir çorba ne kadar makbule geçer."
-
[mecaz]
İçinden çıkılmaz durum
-
[isim]
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sulu bir yemek türü
- TORAK
-
-
[isim]
Kömürleştirilecek ağaç veya pişirilecek tuğlalarla dolu olan ve dışı çamur ile sıvanan kümbet
-
[ağızlardan]
Bakınız çökelek
-
[isim]
Kömürleştirilecek ağaç veya pişirilecek tuğlalarla dolu olan ve dışı çamur ile sıvanan kümbet
- SORTİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca sortie
-
[isim, teknik]
Elektrik tesisatında lamba veya fiş konacak kolların her biri
- "Bu evde yirmi sorti vardır."
-
[askerlik]
Bakınız çıkış
-
[isim, teknik]
Elektrik tesisatında lamba veya fiş konacak kolların her biri
- TORBA
-
-
[isim]
Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç
- "Cüzdanı bir meşin torbaya sarmış, torbayı gömleğimin içine bağlamıştım."
-
Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci; poşet
-
Vücutta meydana gelen şişlik
-
Bakınız taşak
-
[isim]
Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç
- LORTA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca lorta
-
[isim]
Ayakkabı kalıbının çapı
-
[isim]
Ayakkabı kalıbının çapı
- AGORA
-
Kelime Kökeni: Yunanca
-
[isim]
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan; halk meydanı
- "Elbette her iki yolun da tartışılacak yönleri var. Ama ikisinde de kentin özeği, insanların toplanma yeri agora, agoralar…"
-
[isim]
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan; halk meydanı
- BORİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca borique
-
[isim, kimya]
Bordan türeyen asit ve anhidrit
-
[isim, kimya]
Bordan türeyen asit ve anhidrit
- HORST
-
Kelime Kökeni: Almanca Horst
-
[isim, coğrafya]
Çöküntü sonucu oluşmuş ova ve havzaların çevresinde yükselen dağlık alan
-
[isim, coğrafya]
Çöküntü sonucu oluşmuş ova ve havzaların çevresinde yükselen dağlık alan
- SORGU
-
-
[isim]
Sormak işi
- "Soracakları varmış yıllardır sorarlar / Anlaşılan bu sorgu daha yıllarca sürecek"
-
[hukuk]
Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'na göre, sanığın araştırma konusu olayla ilgili olarak yargıç karşısındaki beyanı; istintak
-
[isim]
Sormak işi
- RAKOR
-
Kelime Kökeni: Fransızca raccord
-
[isim]
Sıhhi tesisatta iki boruyu döndürmeden birbirine bağlanmasını sağlayan bağlantı parçası
-
[isim]
Sıhhi tesisatta iki boruyu döndürmeden birbirine bağlanmasını sağlayan bağlantı parçası
- SORİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca sorite
-
[isim, mantık]
Öncül sayısı ikiden çok olan tasımsal çıkarım
- "A=B, B=C, C=D ise A=D'dir."
-
[isim, mantık]
Öncül sayısı ikiden çok olan tasımsal çıkarım
- SORUŞ
-
-
[isim]
Sormak işi
- "Soruşum, soruşlarım kendim için değil, vallah kendim için değil."
-
[isim]
Sormak işi
- YORUM
-
-
[isim]
Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma; tefsir
-
Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme
- "Böyle bir yorum hiçbir şey öğretmez."
-
Gizli veya hayalî olan bir şeyden anlam çıkarma; tabir
-
Bir ürünün, bir modelin, bir sanat eserinin farklı bir açıdan ele alınarak yeniden oluşturulmuş biçimi; versiyon
- "Amatörler çoğu kez yeniliklerde, yeni yorumlarda, denemede daha başarılıdırlar."
-
[müzik, tiyatro]
Bir müzik parçasını veya bir tiyatro oyununu kendine özgü bir duyarlık ve teknikle çalma, söyleme veya oynama
-
[isim]
Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma; tefsir
- ORTAM
-
-
[isim]
Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü; âlem
- "Şu dehşet ortamının altında koskoca bir yalnızlar dünyası yatıyor."
-
Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı; zemin, platform
-
[mecaz]
Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü; âlem
- "Sanat ortamı. Çalışma ortamı."
-
[ruh bilimi]
Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre; düzlem
-
[isim]
Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü; âlem
- FORMA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca forma
-
[isim]
Bakınız biçim (II)
-
Öğrencilerin, sporcuların, bazı mesleklerde çalışanların giydikleri, bağlı bulundukları okul, spor kulübü veya meslekleri belirten tek tip giysi
-
Tek kâğıt tabaka üzerine basılan on altı sayfalık kırılmış kitap parçası
- "Forma başında olduğu için sık sık aynı yerinden açılan kitabın o cümlesine tesadüf etti."
-
[isim]
Bakınız biçim (II)
- ORTAK
-
-
[isim]
Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri; şerik, partner
- "Bırakın, ortağıma bir telefon edeyim."
-
[sıfat]
Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan; müşterek
- "Edebiyata şiirle başlamak, büyük küçük bütün yazarlarda görülen ortak bir yöndür."
-
Bakınız kuma
- "Kendi üstüne bir ortağın getirilmesi Emeti'nin pek ziyade gücüne gitmişti."
-
[isim]
Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri; şerik, partner
- YORMA
-
-
[isim]
Yormak işi
-
[isim]
Yormak işi
- KORKU
-
-
[isim]
Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü
- "Yarı çocuk kalbimde korku, kapıya yaklaştıkça büyüyor."
-
Kötülük gelme ihtimali
- "Yollarda korku kalmadı."
-
[ruh bilimi]
Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, solunum ve kalp atışı hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu
-
[isim]
Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü
- SORMA
-
-
[isim]
Sormak işi
-
[isim]
Sormak işi
- YORTU
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Hz. İsa'nın yaşamını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler
-
[isim]
Hz. İsa'nın yaşamını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler