İçinde olt olan 25 kelime var. İçerisinde OLT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında olt olan kelimeler listesine ya da sonu olt ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KOLTUKLANMAK
KOLTUKÇULUK, KOLTUKLAMAK, KOLTUKLANMA
DEKOLTELİK, KOLTUKBAŞI, KOLTUKLAMA, VOLTAMETRE
KOLTUKLUK, OLTACILIK, VOLTAMPER, VOLTMETRE
KİLOVOLT, KOLTUKÇU, KOLTUKLU, VOLTAJLI
DEKOLTE, REKOLTE
KOLTUK, OLTACI, VOLTAJ
VOLTA
OLTA, OLTU, VOLT
Olt Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
LOT, TOL
2 Harfli Kelimeler
OL, OT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KOLTUKLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Övücü sözlerle koltukları kabartılmak; pohpohlanmak
-
[nesnesiz]
Övücü sözlerle koltukları kabartılmak; pohpohlanmak
- KOLTUKLANMA
-
-
[isim]
Koltuklanmak işi; koltuk
-
[isim]
Koltuklanmak işi; koltuk
- KOLTUKÇULUK
-
-
[isim]
Koltukçunun yaptığı iş
-
[mecaz]
Yüze karşı övmeyi huy edinme
-
[isim]
Koltukçunun yaptığı iş
- KOLTUKLAMAK
-
-
[-i]
Koltuğu altına almak
- "Tablolarını koltuklayarak İstanbul'a dönerken Etimesgut köyünün elektriklerini görmüş."
-
Koltuğuna girmek
- "Karşıladılar koltuklayıp içeri aldılar."
-
[mecaz]
Bakınız pohpohlamak
- "Maşallah da maşallah! Kırk bir kere! Tuh tuh! diyerek karşıladılar; koltuklayıp içeriye, camekâna aldılar."
-
[-i]
Koltuğu altına almak
- VOLTAMETRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca voltamètre
-
[isim, fizik]
Bir elektrotta, açığa çıkan madde miktarına göre devreden geçen elektrik miktarını ölçmeye yarayan alet
-
[isim, fizik]
Bir elektrotta, açığa çıkan madde miktarına göre devreden geçen elektrik miktarını ölçmeye yarayan alet
- KOLTUKLAMA
-
-
[isim]
Koltuklamak işi
-
Yaranmak için birine söylenen övücü söz; kompliman
-
[isim]
Koltuklamak işi
- DEKOLTELİK
-
-
[isim]
Dekolte olma durumu
-
[isim]
Dekolte olma durumu
- KOLTUKBAŞI
-
-
[isim]
Otomobillerde koltuğun sırt bölümünün üstüne takılan ve ani darbelerde boynun veya başın zarar görmesini önleyen başlık
-
[isim]
Otomobillerde koltuğun sırt bölümünün üstüne takılan ve ani darbelerde boynun veya başın zarar görmesini önleyen başlık
- VOLTAMPER
-
Kelime Kökeni: Fransızca voltampère
-
[isim, fizik]
Dalgalı akım devrelerinde gerilim ve akımın etkin değerlerinin çarpımına eşit olan güç
-
[isim, fizik]
Dalgalı akım devrelerinde gerilim ve akımın etkin değerlerinin çarpımına eşit olan güç
- OLTACILIK
-
-
[isim]
Olta yapma veya satma işi
-
Olta ile balık avlama işi
-
[isim]
Olta yapma veya satma işi
- KOLTUKLUK
-
-
[sıfat]
Koltuk yapmaya ve kaplamaya elverişli olan (kumaş)
-
[isim]
Giysinin terden lekelenmemesi için koltuk altına içten dikilen parça; subra
-
[sıfat]
Koltuk yapmaya ve kaplamaya elverişli olan (kumaş)
- VOLTMETRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca voltmètre
-
[isim, fizik]
Bir elektrik devresindeki gizil güç farkını volt cinsinden ölçmeye yarayan alet
-
[isim, fizik]
Bir elektrik devresindeki gizil güç farkını volt cinsinden ölçmeye yarayan alet
- KOLTUKLU
-
-
[sıfat]
Kol dayayacak yeri olan
- "Koltuklu sandalye."
-
[sıfat]
Kol dayayacak yeri olan
- VOLTAJLI
-
-
[sıfat]
Voltajı olan
- "Gecenin hummalı sessizliği kulaklarında yüksek voltajlı bir elektrik akımı gibi vınlıyordu."
-
[sıfat]
Voltajı olan
- KOLTUKÇU
-
-
[isim]
Koltuk yapan veya satan kimse
-
Eski ev eşyası alıp satan kimse
-
Koltuk meyhanesi işleten kimse
-
Koltuğunun altına elbise ve halı atıp sokak sokak dolaştırarak satan kimse
-
Düğünlerde ev düzenlenmesine yardım edip gelinle damada destek olan kimse
- "Ertesi cuma günü koltukçular gelip gelin odasını düzeltecekler."
-
[mecaz]
Yüze karşı övmeyi huy edinmiş kimse
-
[isim]
Koltuk yapan veya satan kimse
- KİLOVOLT
-
Kelime Kökeni: Fransızca kilovolt
-
[isim, fizik]
Değeri bin volt olan elektrik gerilimi veya potansiyel farkı birimi
-
[isim, fizik]
Değeri bin volt olan elektrik gerilimi veya potansiyel farkı birimi
- DEKOLTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca décolleté
-
[isim]
Bakınız açık giyim
- "Dekolteler o kadar açık ki insanın bazen hiç zahmet etmeseler diyeceği geliyor."
-
[sıfat]
Bakınız açık giyimli
- "Kadınların çoğu dekolteydi."
-
[isim]
Bakınız açık giyim
- REKOLTE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca raccolta
-
[isim]
Tarımda bir yılda derlenen ürünlerin bütünü
- "Buna rağmen rekolte 40-50 milyon kilo tahmine rağmen 31 milyon kiloyu aşamadı."
-
[isim]
Tarımda bir yılda derlenen ürünlerin bütünü
- OLTACI
-
-
[isim]
Balık avlamada kullanılan gereçleri satan kimse
-
Olta ile balık avlamada usta kimse
-
[isim]
Balık avlamada kullanılan gereçleri satan kimse
- KOLTUK
-
-
[isim]
Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer
- "Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı."
-
Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye
- "Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı."
-
Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni
- "Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, koltuk yapılmıştı."
-
Yapıcılıkta yan destek
-
[denizcilik]
Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip
-
[mecaz]
Bakınız koltuklanma
- "O koltuktan hoşlanmaz."
-
[mecaz]
Bakınız kayırma
- "Dayısının koltuğunda sırtı yere gelmez."
-
[mecaz]
Yüksek mevki, makam
- "Koltuk kavgası."
-
[argo]
Bakınız genelev
- "Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur."
-
[ağızlardan]
Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler
-
[eskimiş]
Kenar, tenha yer
-
[isim]
Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer