İçinde olg olan 26 kelime var. İçerisinde OLG bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında olg olan kelimeler listesine ya da Sonu olg ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

OLGUNLAŞTIRMAK

13 Harfli Kelimeler

OLGUNLAŞTIRMA

12 Harfli Kelimeler

DOLGUNLAŞMAK, SOLGUNLAŞMAK

11 Harfli Kelimeler

DOLGUNLAŞMA, OLGUNLAŞMAK, SOLGUNLAŞMA

10 Harfli Kelimeler

OLGUNLAŞMA, OLGUSALLIK

9 Harfli Kelimeler

DOLGUNLUK, OLGUCULUK, SOLGUNLUK

8 Harfli Kelimeler

DOLGUNCA, OLGUNLUK, TOLGASIZ

7 Harfli Kelimeler

DOLGULU, OLGUNCA, OLGUSAL, TOLGALI

6 Harfli Kelimeler

DOLGUN, OLGUCU, SOLGUN

5 Harfli Kelimeler

DOLGU, OLGUN, TOLGA

4 Harfli Kelimeler

OLGU


Kelime bulma makinesi

G L O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

GOL

2 Harfli Kelimeler

OL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OLGUNLAŞTIRMAK

  1. [-i] Olgun duruma getirmek

OLGUNLAŞTIRMA

  1. [isim] Olgunlaştırmak işi

SOLGUNLAŞMAK

  1. [nsz] Solgun duruma gelmek

DOLGUNLAŞMAK

  1. [nsz] Dolgun duruma gelmek

DOLGUNLAŞMA

  1. [isim] Dolgunlaşmak işi

SOLGUNLAŞMA

  1. [isim] Solgunlaşmak işi
    • "Tepedeki parmaklıklı delikten giren ışık, solgunlaşmaya başlamıştı." (Çetin Altan)

OLGUNLAŞMAK

  1. [nsz] Meyve olgun duruma gelmek
  2. İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak
    • "O zamanlar hepsi de daha gençti, bugün yaşlandılar, elbette daha olgunlaştılar." (Nurullah ataç)

OLGUNLAŞMA

  1. [isim] Olgunlaşmak işi
    • "Çocuğun gelişmesi bir ölçüde olgunlaşma, bir ölçüde öğrenme yoluyla olur."

OLGUSALLIK

  1. [isim] Olgusal olma durumu

DOLGUNLUK

  1. [isim] Dolgun olma durumu

SOLGUNLUK

  1. [isim] Solgun olma durumu

OLGUCULUK

  1. [isim] Araştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizik ötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm
  2. Bu çığırın gerçekçilik akımını doğuran edebî eserlerde uygulanmış biçimi

TOLGASIZ

  1. [sıfat] Tolgası olmayan

OLGUNLUK

  1. [isim] Meyvelerin olgun, yenilebilir olma durumu
  2. İnsanların bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmiş olma durumu, yetkinlik, kemal
    • "Yüzündeki incelik, olgunluk onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor." (Halide Edip Adıvar)

DOLGUNCA

  1. [sıfat] Biraz şişman
  2. Fazlaca, çokça, bol
    • "Sonra daha dolgunca bir maaşla bir tütün şirketine kasadar oldu." (Reşat Nuri Güntekin)

DOLGULU

  1. [sıfat] İçinde dolgu maddesi olan, doldurulmuş

OLGUNCA

  1. [sıfat] Olgun gibi, olguna benzer
  2. [zarf] Olgun gibi, olguna benzer bir biçimde

TOLGALI

  1. [sıfat] Tolgası olan
    • "Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!" (Yahya Kemal Beyatlı)

OLGUSAL

  1. [sıfat] Olguya ilişkin

DOLGUN

  1. [sıfat] Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış
    • "Dolgun yastık."
  2. Şişmana yakın, balıketinde
    • "Dolgun karnını güçlükle taşıyan genç bir kadın gelip oturdu." (Burhan Felek)
  3. Çok, bol, fazla, yüksek (ücret, para vb.)
    • "İlk işi babasını memnun etmek için ona dolgun bir maaşa geçtiğini yazmak olmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu
    • "Müftüye karşı adamakıllı dolgundu." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Birbirine uyan, uyum gösteren
    • "Atasözleri, çoğu zaman dolgun kafiyelere yaslanıyorlar." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü