İçinde old olan 29 kelime var. İçerisinde OLD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında old olan kelimeler listesine ya da Sonu old ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

HOLDİNGLEŞMEK

12 Harfli Kelimeler

HOLDİNGLEŞME

11 Harfli Kelimeler

DOLDURULMAK

10 Harfli Kelimeler

DOLDURTMAK, DOLDURULMA, YOLDURTMAK

9 Harfli Kelimeler

DOLDURMAK, DOLDURTMA, KOLDAŞLIK, MOLDOVALI, OLDUBİTTİ, SOLDURMAK, YOLDAŞLIK, YOLDURMAK, YOLDURTMA, YOLDÜZLER

8 Harfli Kelimeler

DOLDURMA, DOLDURUŞ, OLDURGAN, OLDURMAK, SOLDURMA, YOLDURMA

7 Harfli Kelimeler

HOLDİNG, OLDUKÇA, OLDURMA

6 Harfli Kelimeler

KOLDAŞ, YOLDAŞ

4 Harfli Kelimeler

BOLD, OLDU


Kelime bulma makinesi

D L O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

DO, OD, OL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HOLDİNGLEŞMEK

  1. [nsz] Holding durumuna gelmek

HOLDİNGLEŞME

  1. [isim] Holding durumuna gelme

DOLDURULMAK

  1. [nsz] Dolu bir duruma getirilmek
  2. Biri, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirilmek

DOLDURTMAK

  1. [-i] Doldurma işini yaptırmak

YOLDURTMAK

  1. [-i] Yoldurma işini yaptırmak

DOLDURULMA

  1. [isim] Doldurulmak işi

SOLDURMAK

  1. [-i] Solmasına sebep olmak
    • "Güneş, boyaları soldurdu."

MOLDOVALI
...
YOLDURTMA

  1. [isim] Yoldurtmak işi

YOLDAŞLIK

  1. [isim] Yoldaş olma durumu
    • "Babamın tatlı yoldaşlığı sayesinde ben ne yorgunluğunu duymuş ne azabını çekmiştim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

YOLDURMAK

  1. [-i] Yolma işini yaptırmak

YOLDÜZLER

  1. [isim] Buldozer

OLDUBİTTİ

  1. [isim] Başkasına karışma fırsatı vermeden bir işi aceleye ve kargaşalığa getirip sonuca bağlama, olupbitti, emrivaki

DOLDURMAK

  1. [-i] Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek
    • "Fazla eşyasını acele acele valize doldurdu." (Refik Halit Karay)
  2. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek
  3. [nsz] Ateşli silahların içine mermi sürmek
    • "İki tabanca getirdiler, takır takır doldurdular." (Falih Rıfkı Atay)
  4. [nsz] Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak
    • "Osmanlı tabiiyetini haiz Müslim diye, yol tezkeresi doldururlardı." (Ömer Seyfettin)
  5. Yaşını, yılını bitirmek
    • "Yirmi yaşını dolduralı bir iki seneden fazla olmamıştı." (Orhan Veli Kanık)
  6. Ses, koku yayılıp kaplamak
    • "Odanın içini kızarmış bir ekmek kokusu doldurmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
  7. Belirli bir süreyi kaplamak, almak
    • "Balıkçılara yardım etmek bütün zamanını doldurmayınca kentin içerilerine, gecekondu mahallelerine gitti." (Ayla Kutlu)
  8. [-le] Canlılık kazandırmak
    • "Evi sade sesiyle değil, vücudu ile de doldurdu." (Haldun Taner)
  9. Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek
    • "Ah, biliyorum, biliyorum seni o gece doldurdular." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

KOLDAŞLIK

  1. [isim] İş arkadaşlığı

DOLDURTMA

  1. [isim] Doldurtmak işi

YOLDURMA

  1. [isim] Yoldurmak işi

OLDURMAK

  1. [-i] Olmasını sağlamak
  2. Olgunlaştırmak

OLDURGAN

  1. [sıfat] Geçişli değilken bir ek katılarak geçişli duruma getirilen (fiil)

DOLDURMA

  1. [isim] Doldurmak işi
    • "İstasyon çeşmesinden sularını doldurmaya giden babalar, kardeşler..." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Gereksiz söz ve benzetmelerle dolu anlatım
  3. Yükleme

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü