İçinde ok olan 9 harfli 103 kelime var. İçerisinde OK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ok olan kelimeler listesine ya da Sonu ok ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YOKSUZLUK
-
-
[isim]
Yoksulluk
-
Yoksuz olma durumu, bulunmama
- "Bahçenin duvarları yoktu ve biz, bu yoksuzluğun nârına yandık. ... bu bahçeden elma çalmaya gidiyorduk." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[isim]
Yoksulluk
- OKULLAŞMA
-
-
[isim]
Okullaşmak durumu
- "İlimizde okullaşma oranı çok yükseldi."
-
[isim]
Okullaşmak durumu
- FOKGİLLER
-
-
[isim]
Soğuk denizlerin kıyılarında yaşayan, etçiller takımının yüzgeç ayaklılar alt takımından bir familya
-
[isim]
Soğuk denizlerin kıyılarında yaşayan, etçiller takımının yüzgeç ayaklılar alt takımından bir familya
- FİZYOKRAT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
XVIII. yüzyılda ortaya çıkan, tarım emeğinin üretici emek olduğunu ve yalnızca bu emeğin değeri yarattığını ileri süren ekonomi görüşünü savunan
-
[sıfat]
XVIII. yüzyılda ortaya çıkan, tarım emeğinin üretici emek olduğunu ve yalnızca bu emeğin değeri yarattığını ileri süren ekonomi görüşünü savunan
- KOKUCULUK
- ...
- HİDROKSİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir maden üzerine suyun etkisiyle yani bir hidroksil grubu ile bir madenin kaynaşmasından oluşan birleşik
-
[isim]
Bir maden üzerine suyun etkisiyle yani bir hidroksil grubu ile bir madenin kaynaşmasından oluşan birleşik
- YOKSULLUK
-
-
[isim]
Yoksul olma durumu, yoksuzluk, sefillik, sefalet, fakirlik
- "Yoksuldu biliyorum ama boyuna da yoksulluk sözü edilmez ya!" (Orhan Veli Kanık)
- "O hep faydasız üzüntüler duyar, sıradan arzularla, varlıklar içinde, yoksulluklar çekerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Verimsizlik, yetersizlik
-
[isim]
Yoksul olma durumu, yoksuzluk, sefillik, sefalet, fakirlik
- KOKLAŞMAK
-
-
[nsz]
Birbirini koklamak
-
Anlaşmak, birbirini sevmek
-
[nsz]
Birbirini koklamak
- OVERLOKÇU
- ...
- TOKURDAMA
-
-
[isim]
Tokurdamak işi
-
[isim]
Tokurdamak işi
- STOKÇULUK
-
-
[isim]
Stokçu olma durumu, istifçilik
-
[isim]
Stokçu olma durumu, istifçilik
- DOKUNULMA
-
-
[isim]
Dokunulmak işi
-
[isim]
Dokunulmak işi
- OTOKUAFÖR
- ...
- BİYOKÜTLE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Belirli zamanda sınırları belirli bir biyotopta bulunan canlı organizmaların toplam kütlesi
-
[isim]
Belirli zamanda sınırları belirli bir biyotopta bulunan canlı organizmaların toplam kütlesi
- DOKUNCALI
-
-
[sıfat]
Zararlı
- "Birisine yararlı olan, başka birisine dokuncalı olabilir."
-
[sıfat]
Zararlı
- ÇOKTANDIR
- ...
- LOKANTACI
-
-
[isim]
Lokanta işleten kimse
- "Lokantacı parmağını ağzına götürdü." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Lokanta işleten kimse
- OKUNULMAK
-
-
[nsz]
Okuma işi yapılmak
- "Karanlıkta okunulmaz."
-
[nsz]
Okuma işi yapılmak
- DOKUNAKLI
-
-
[sıfat]
Etkili, insanın içine işleyen, müessir
- "Seni anlıyorum kızım dedim. Aklıma daha dokunaklı bir söz gelmedi." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Etkili, insanın içine işleyen, müessir
- HİDROKSİL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir madenle birleştiği zaman hidroksit yapan atom grubu (OH)
-
[isim]
Bir madenle birleştiği zaman hidroksit yapan atom grubu (OH)