İçinde ok olan 6 harfli 71 kelime var. İçerisinde OK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ok olan kelimeler listesine ya da Sonu ok ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OKKALI

  1. [sıfat] Kiloca fazla olan, ağır çeken
    • "... ablak yüzlü, okkalı bir adamdı nazır hazretleri." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Çok, fazla
    • "Müfettiş Bey, öncekilerden çok daha okkalı bir yudum içti." (Tarık Buğra)
  3. Ağır
    • "Önce Bekir'in omzuna okkalı bir sille indirdi." (Necati Cumalı)

BROKER

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Bakınız borsa simsarı

GLOKOM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Karasu

KOKAİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Koka yapraklarından çıkarılan ve bağımlılık yapan uyuşturucu bir alkaloit
    • "Kocası kokain alır, zati hep bu yüzden satıp savdılar." (Falih Rıfkı Atay)

SOKUCU

  1. [isim] Sokan, sokma işini yapan kimse

TOKLUK

  1. [isim] Tok olma durumu

OKUTMA

  1. [isim] Okutmak işi
    • "Ertesi gün, onu okutmaya başlayacağını, adam edeceğini müjdeledi." (Halide Edip Adıvar)

YOKSUZ

  1. [sıfat] Yoksul
  2. Yok olmuş, yok olan, bulunmayan

SMOKİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Özel günlerde erkeklerin giydiği önü açık, ceketi genellikle ipek yakalı takım giysi
    • "Köylerinde akşamları smokin giyen İngiliz Yahudisi muhtarlık eder." (Falih Rıfkı Atay)

SOKMAK

  1. [-i] İçine veya arasına girmesini sağlamak
  2. [-e] Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak
    • "Bizi içeriye aldı ve küçük bir odaya soktu." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak
  4. Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek
    • "Otların arasında bacaklarını yılan sokar." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. [-e] Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek
    • "Ülkeye kaçak eşya sokmak."
  6. Belli etmeden kötü bir malı vermek
    • "Satıcı, elmaların çürüklerini sokmuş."
  7. [-e] Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek
    • "Asım, fikrini birçok sözlerle sağlamlamaya uğraşırken, araya -Olmaz mı dersiniz, ne dersiniz?- gibi sualler sokuyor, cevap istiyordu." (Refik Halit Karay)
  8. Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek

ROKFOR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Koyun sütünden yapılan, mahzenlerde olgunlaştırılan, içi özel küflü peynir, rokfor peyniri

REDOKS

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Bir atom veya molekülden ötekine bir veya daha çok elektronun geçişi olayı

OKTANT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Özellikle denizcilikte 450 C'lik yükseklikteki cisimleri gözlemeye yarayan alet
  2. Dairenin sekizde biri

DOKUMA

  1. [isim] Dokumak işi, mensucat, tekstil
    • "Halı dokuma sanatı. Dokuma sanayisi."
  2. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez
  3. [sıfat] Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen
  4. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş)
  5. Yapı, oluşum
    • "Bunun için bu ad yıllara dayanacak, boyası has, dokuması sağlam bir ad olmalı, dedim." (Memduh Şevket Esendal)

OKULLU

  1. [isim] Bir okula devam eden kimse, öğrenci

SOKMAN

  1. [isim] Bir çeşit uzun konçlu çizme

YOKSUL

  1. [sıfat] Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı
    • "Onu ... zavallı, yoksul çevresinde bırakıp gidebileceğini hiç düşünmüyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz
    • "Yazılarını okudum, sözlerini dinledim, bilgice onu biraz yoksul buldum." (Memduh Şevket Esendal)

SİROKO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Akdeniz havzasında görülen çok sıcak bir rüzgâr

BOKTAN

  1. [sıfat] Temelsiz, derme çatma, yararsız

DOKSAN

  1. [isim] Seksen dokuzdan sonra gelen sayının adı
  2. Bu sayıyı gösteren 90, XC rakamlarının adı
  3. [sıfat] Dokuz kere on, seksen dokuzdan bir artık

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü