İçinde ok olan 6 harfli 75 kelime var. İçerisinde OK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ok olan kelimeler listesine ya da Sonu ok ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OKKALI

  1. [sıfat] Kiloca fazla olan, ağır çeken
    • "... ablak yüzlü, okkalı bir adamdı nazır hazretleri." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Çok, fazla
    • "Müfettiş Bey, öncekilerden çok daha okkalı bir yudum içti." (Tarık Buğra)
  3. Ağır
    • "Önce Bekir'in omzuna okkalı bir sille indirdi." (Necati Cumalı)

OKUNTU

  1. [isim] Çağrı kâğıdı, çağrılık, davetiye

BOKSÇU
...
TOKALI

  1. [sıfat] Tokası olan, toka takılmış olan
    • "Başına, altın kaplama tokalı, yana sarkan çuha püsküllü bir şapka giymiş." (Memduh Şevket Esendal)

YOKSUL

  1. [sıfat] Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı
    • "Onu ... zavallı, yoksul çevresinde bırakıp gidebileceğini hiç düşünmüyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz
    • "Yazılarını okudum, sözlerini dinledim, bilgice onu biraz yoksul buldum." (Memduh Şevket Esendal)

ÇOKLUK

  1. [isim] Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı
    • "Anayasa değişikliklerinde iptale karar verebilmesi için üçte iki oy çokluğu şarttır." (Anayasa)
  2. Çoğunluk
    • "O akşam kibarların geleceğini, smokin hatta frakların çoklukta olacağını söyledi." (Halide Edip Adıvar)
  3. Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem
  4. [zarf] Sık sık, çokça, çok kez
    • "Ben çokluk ata binmediğim için birkaç ay içinde at toplandı, semirdi ve güzelleşti." (Falih Rıfkı Atay)

BOKTAN

  1. [sıfat] Temelsiz, derme çatma, yararsız

MONOKL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tek gözde kaş ile yanak arasına sıkıştırılan, çerçevesiz ve tek camlı gözlük

YOKSUN

  1. [sıfat] Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken, mahrum
    • "Ahmet Kerim'i epeyce tatlı bir zevkten yoksun kılan bu söz, Samim'e irade dışı bir âcizlik gibi gelir ve onu gülmeden katıltırdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Kadın konularında sağduyudan hayli yoksun oluşu kalıtımsaldı." (Refik Erduran)

OKTANT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Özellikle denizcilikte 450 C'lik yükseklikteki cisimleri gözlemeye yarayan alet
  2. Dairenin sekizde biri

OKÜLER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Optik aletlerinde objektiften aldığı ışınları göze veren mercek sistemi

OKUNMA

  1. [isim] Okunmak işi
    • "Her şairin içinde bir okunma, bir yayılma, bir beğenilme hırsı vardır." (Orhan Veli Kanık)

OKŞAMA

  1. [isim] Okşamak işi

BLOKLU

  1. [sıfat] Blokları olan, bloklardan oluşan

ROKFOR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Koyun sütünden yapılan, mahzenlerde olgunlaştırılan, içi özel küflü peynir, rokfor peyniri

BROKAR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sırma veya gümüş işlemeli bir tür ipekli kumaş

DOKUMA

  1. [isim] Dokumak işi, mensucat, tekstil
    • "Halı dokuma sanatı. Dokuma sanayisi."
  2. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez
  3. [sıfat] Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen
  4. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş)
  5. Yapı, oluşum
    • "Bunun için bu ad yıllara dayanacak, boyası has, dokuması sağlam bir ad olmalı, dedim." (Memduh Şevket Esendal)

OKTRUA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Şehre giren şeylerden alınan vergi

SİROKO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Akdeniz havzasında görülen çok sıcak bir rüzgâr

SOKUCU

  1. [isim] Sokan, sokma işini yapan kimse

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü