İçinde ok olan 5 harfli 54 kelime var. İçerisinde OK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ok olan kelimeler listesine ya da Sonu ok ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BLOKE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Kullanılması önlenmiş, el konulmuş
    • "Lübnan hükûmeti Türk emlakini usulen bloke ettiğinden satış muamelesi durdurulmuş." (Refik Halit Karay)

BAROK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] M.S. 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu
    • "Barok üslubu dağınık, yüklü, şişkin biçimlerin aşırı ölçüde yığılmasıyla kendini gösterir."
  2. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı

SOKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kısa çorap

YOKÇU

  1. [isim] Nihilist

HOKEY

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Bir ucu kıvrık sopalarla çayır veya buz üzerinde iki takım arasında oynanılan top oyunu

OKUME

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Afrika'da yetişen, kerestesi parlak, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)

LOKUM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şekerli nişasta eriyiğini pişirip hafif ağdalaştırarak yapılan, küçük küp veya dikdörtgen biçiminde kesilen şekerleme, kesme, latilokum
    • "Üsküdar'a gider iken bir mendil buldum / Mendilimin içine lokum doldurdum." (Halk türküsü)
  2. Dinamit lokumu

KOKAK

  1. [sıfat] Kötü, pis kokan
    • "Üstleri yosunlu, içleri böcekli bu durgun, kokak sular insandaki içmek isteğini kesiyor." (Refik Halit Karay)

OKSİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Oksijenin bir element veya kökle birleşmesiyle oluşan madde

NOKRA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Büveleğin sebep olduğu, genellikle davar ve sığırlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık

KOKUŞ

  1. [isim] Kokma işi veya biçimi

OKTAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Formülü C8H18 olan doymuş hidrokarbonlara verilen ad

TOKUZ

  1. [sıfat] Sık ve kalınca, tok (kumaş)

LOKMA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ağza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası, sokum
    • "Öbür yemeklerden bile ağzına bir lokma koyamadı." (Ömer Seyfettin)
    • "Sonra arkasından lokma filan dökmek değil a, bir Yasin, bir Fatihacık bile okuyan bulunmaz." (Ömer Seyfettin)
    • "Ağzımızda lokmalar büyürdü, muşambanın buz gibi teması âdeta ellerimizi yakardı." (Refik Halit Karay)
  2. Lokma tatlısı
    • "Ben de uskumru aldım. Kendim kızartacağım. Ne olur kalın, beraber lokma edelim." (Halide Edip Adıvar)
  3. Türlü kalınlıktaki cıvataları, boşluğuna geçirip sökmeye veya sıkıştırmaya yarayan metalden alet
  4. Yemek
    • "Bu akşam lokmayı beraber yeriz, tanışmış olursunuz." (Tarık Buğra)
  5. Genellikle haksız olarak ele geçirilen mal veya para
    • "Bu lokma sizin için çok büyüktür; boğazınızdan geçmez, yutamayacaksınız ve boğulacaksınız." (Peyami Safa)

NOKTA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çok küçük boyutlarda işaret, benek
  2. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret
  3. Yer
    • "Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık." (Ahmet Haşim)
  4. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm
    • "Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. Nöbetçi bulunan yer
    • "Orada polis noktası var."
  6. Nöbetçi, gözcü, bekçi
    • "O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz." (Ömer Seyfettin)
  7. Sınır, derece, radde
    • "Savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada..."
  8. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.)
  9. Hiçbir boyutu olmayan işaret
  10. Orta nokta

KOKOZ

  1. [sıfat] Parası olmayan, züğürt

ÇOKÇU

  1. Çokçuluk öğretisini benimseyen (kimse), plüralist

KOKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. Yosma
    • "Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

SOKAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol
    • "Biraz sonra şehrin bütün sokaklarında süvariler dörtnala koşmaya başladılar." (Ömer Seyfettin)
    • "İnsanı kolundan tutup sokağa atmazlar." (Halikarnas Balıkçısı)
    • "Her zaman, saat on bir buçuk dedi mi kadın erkek, kol kola sokağa dökülürlerdi." (Peyami Safa)
    • "Ben böyle şeye gelemem efendim... Ben canımı sokakta bulmadım efendim." (Reşat Nuri Güntekin)

ÇOKLU

  1. [sıfat] İçinde birden çok işlev barındıran

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü