İçinde o olan 8 harfli 1510 kelime var. İçerisinde O harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında o harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu o harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOYUMLUK
-
-
[sıfat]
Doyulacak miktarda olan
- "Doyumluk değil tadımlık."
-
[isim]
Çapul, yağma
-
[sıfat]
Doyulacak miktarda olan
- FİLOLOJİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dili ve yazılı belgeleri dil ve tarih açısından inceleme
-
Dil bilimi
-
[isim]
Dili ve yazılı belgeleri dil ve tarih açısından inceleme
- FOTOSFER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Işık yuvarı
-
[isim]
Işık yuvarı
- HIRTAPOZ
-
-
[sıfat]
Sersem, aptal, şaşkın
-
[sıfat]
Sersem, aptal, şaşkın
- KAPİTONE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış veya bu biçimde dikilmiş
- "Eve ekmek ve kıyma götürdüğünü inadına unutturmak istercesine ansiklopedilerin, kapitone fonların önünde bize poz veriyor." (Tomris Uyar)
-
[isim]
İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş
- KOPARMAK
-
-
[-i]
Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak
- "O koskoca lenduha gibi gövdenle ipi koparırsın da başımıza iş çıkarırsın!" (Osman Cemal Kaygılı)
-
[nsz]
Daldan, ağaçtan alıp toplamak
- "Yorulunca omzuma çıkar, çiçek koparmak isterse beni çağırır." (Halide Edip Adıvar)
- "Sana karşı içimde iki katlı bir ana yüreği var. İşte onu koparıp atamıyorum." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak
- "Zehra birdenbire iki avucunu da yüzüne kapadı, kısa ve keskin bir çığlık kopardı." (Peyami Safa)
-
Zor kullanarak almak
-
[-den]
Güçlükle elde etmek
- "Bir kızla buluşmuşken bir başkasından söz ya da telefon numarası kopardığı oluyordu." (Necati Cumalı)
-
Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek
-
[-i]
Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak
- MELODRAM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yunan trajedilerinde koro başı ile bir oyuncu arasında geçen şarkılı diyalog
-
Oyuncuların müzik eşliğinde sahneye girip çıktıkları bir oyun türü
-
Çağdaş tiyatroda, duygusal ve acıklı olaylara dayalı bir oyun türü
-
[isim]
Yunan trajedilerinde koro başı ile bir oyuncu arasında geçen şarkılı diyalog
- ZORUNLUK
-
-
[isim]
Zorunluluk
-
Olayların iç ve özlerindeki düzenlilik, yasaya bağlılık ve yapı gereği, belli şartlar altında ortaya çıkması kaçınılmaz olan şey
-
İnsanın, doğanın ve toplumun nesnel yasalarına bağımlı olması durumu
-
[isim]
Zorunluluk
- KAHROLUŞ
-
-
[isim]
Kahrolma işi veya biçimi
-
[isim]
Kahrolma işi veya biçimi
- KANDİDOZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Pamukçuk
-
[isim]
Pamukçuk
- KOZMETİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Cildi ve saçları güzelleştirmeye, canlı tutmaya yarayan her türlü madde
-
[isim]
Cildi ve saçları güzelleştirmeye, canlı tutmaya yarayan her türlü madde
- MOLDOVAN
- ...
- OYDAŞMAK
-
-
[nsz]
Düşünce birliği içerisinde olmak
-
[nsz]
Düşünce birliği içerisinde olmak
- YELKOVAN
-
-
[isim]
Saatin, dakikaları gösteren ve akrepten daha uzun olan ibresi
- "Rengi kararmış bir saat; ne yelkovanı var, ne akrebi." (Sermet Muhtar Alus)
-
Yelin yönünü göstermek için dik bir eksene geçirilen türlü biçimlerde, hafif levha
-
Yelkovangillerden, kanatları sivri, siyahımsı veya kül rengi gövdeli bir deniz kuşu (Puffinus)
- "Şu ada senin bu ada benim / Yelkovan kuşlarının peşi sıra." (Orhan Veli Kanık)
-
[isim]
Saatin, dakikaları gösteren ve akrepten daha uzun olan ibresi
- YORULMAK
-
-
[nsz]
Yorgun duruma gelmek
- "Artık ciddiyetten yorulmuş gibi silkinerek kısa ve gevrek kahkahasını attı." (Peyami Safa)
-
[nsz]
Yorgun duruma gelmek
- ABANDONE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Dövüşemeyecek duruma gelen (boksör)
-
[sıfat]
Dövüşemeyecek duruma gelen (boksör)
- COŞKUSUZ
-
-
[sıfat]
Coşkusu olmayan
-
[sıfat]
Coşkusu olmayan
- DOKSANLI
- ...
- KOYULTMA
-
-
[isim]
Koyultmak işi
-
[isim]
Koyultmak işi
- LİTOLOJİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Taş bilimi
-
[isim]
Taş bilimi