İçinde o olan 6 harfli 983 kelime var. İçerisinde O harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında o harfi olan kelimeler listesine ya da sonu o harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KOŞMAK

  1. [nesnesiz] Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek; seyirtmek
    • "Ben kaçıyorum, abim de arkamdan koşuyor." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Bir yere ivedilikle gitmek
    • "Pencerede dolaşan gölgelerden bir şeyler sezmeye çalışarak koşuyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak
    • "Yok, yok, dedi, akşamdan beri ben koştum, biraz da onlar yorulsunlar." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Koşuya çıkmak
    • "Doru at bugün koşmayacak."
  5. [mecaz] Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek
    • "İki yıldır bu işin peşinden koşuyorum."
ŞABLON

Kelime Kökeni: Almanca Schablone

  1. [isim] Üzerindeki harf ve şekillerin çevre çizgileri kalem ucu girecek biçimde oyuk olan, bu çizgilerden kalemle istenilen biçim elde edilen, metal veya plastikten cetvel
  2. Değişik alanlarda düzeltme, belirleme, ölçme, denetleme işlerinde kullanılan ve yaptığı işe göre yapısı değişen araç
  3. [mecaz] Çok kez tekrarlandığından kanıksanmış basmakalıp örnek
FOSFOR

Kelime Kökeni: Fransızca phosphore

  1. [isim, kimya] Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P)
    • "Fosfor, hafif bir sürtüşme ile alev alev yanmaya başlar."
MONBEY

Kelime Kökeni: Fransızca monşer + bey

  1. [isim] Avrupa’da eğitim almış, giyim kuşamıyla Avrupalılara benzemeye çalışan Türk aydınları için alay yollu kullanılan monşer anlamında bir söz
    • "Avrupai monbeyler kendi toplumlarına karşı duydukları azınlık kompleksini levanten Beyoğlu’nun çoğunluğuna karışarak gidermektedirler..." (Erol Toy)
LEOPAR

Kelime Kökeni: Fransızca léopard

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız pars
KARTON

Kelime Kökeni: Fransızca carton

  1. [isim] Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt
    • "Bundan sonra on beş karton kâğıdın hesapları yapılır." (Niyazi Altunya)
  2. On paket sigarayı bir araya getiren ambalaj
  3. Tombala oyununda çekilen numaraların işaretlendiği kart
    • "Benim karton bir türlü dolmuyor, yanımdakinin üçü kaldı, karşımdaki bir tane bekliyor." (Refik Halit Karay)
  4. Kamu kurum veya kuruluşlarında imzaya sunulan evrakın yerleştirildiği ciltli büyük defter; imza kartonu
  5. Seri hâlinde canlandırılan, karakterleri hayvan olan çizgi film veya çizgi roman.
DONAMA

  1. [isim] Bakınız süsleme
OTTAVA

  1. [isim] Kanada'nın başkenti
KOLSUZ

  1. [sıfat] Kolu olmayan
    • "Etrafımda hastalar, topallar, kolsuzlar görmüştüm." (Ahmet Haşim)
  2. Kol geçirilmemiş olan (giysi)
KRETON

Kelime Kökeni: Fransızca crétonne

  1. [isim] Bir tür keten, patiska veya basma
TORNET

Kelime Kökeni: Fransızca tournette

  1. [isim] Bilyeli tekerlekler takılmış küçük bir sandıktan oluşan basit taşıma aracı
ŞOKOLA

Kelime Kökeni: Fransızca chocolat

  1. [isim] Çikolata, şeker, su veya sütle yapılan sıcak içecek
    • "Haşim cebinden biraz şokola uzattı, yine başını salladı, sesinde büyük bir hüzün vardı." (Halide Edip Adıvar)
ATOMAL

  1. [sıfat, fizik] Atomlarla ilgili olan; atomik
OSURUK

  1. [isim, kaba konuşmada] Bakınız yellenme
BORİNA

Kelime Kökeni: İtalyanca borina

  1. [isim, denizcilik] Dört köşe yelkenlerin yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat
DOLAMA

  1. [isim] Dolamak işi
  2. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük
  3. Bakınız poşu
    • "Başıma bir dolama sarıp vardım hocanın durağına." (Turan Oflazoğlu)
  4. [mimarlık] Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi
  5. [tıp] Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş
KORLUK

  1. [isim] Kor olma durumu
  2. [ağızlardan] Bakınız mangal
MONTÜR

Kelime Kökeni: Fransızca monture

  1. [isim] Çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve
  2. Vazo, duvar saati, ayna vb. eşyayı korumak veya kullanışını kolaylaştırmak için yapılan metal, bronz, gümüş çerçeve veya örgü
TOMRUK

  1. [isim] Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi
    • "Oradaki bir tomruğa çöküp yıldızları seyre daldım." (Sevinç Çokum)
  2. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi
    • "Mermer tomruğu."
  3. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti
  4. [ağızlardan] Bakınız tomurcuk
  5. [eskimiş] Bakınız tutukevi
BROKER

Kelime Kökeni: İngilizce broker

  1. [isim, ekonomi] Bakınız borsa simsarı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü