İçinde o olan 5 harfli 789 kelime var. İçerisinde O harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında o harfi olan kelimeler listesine ya da sonu o harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KOYAK

  1. [isim, coğrafya] Bakınız vadi
    • "Bir koyağa girip küçük bir çalılığa saklandılar." (Yaşar Kemal)
  2. [jeoloji] Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk
  3. [ağızlardan] Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur
    • "Yaylasını koyak koyak gezerim" (Halk türküsü)
AFTOS

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, argo] Gönül eğlendirilen kimse
    • "Delikanlının sarı kıvırcık saçlı aftosu bile bu seslere alışık olduğu hâlde ürktü." (Sait Faik Abasıyanık)
ZOMBİ

Kelime Kökeni: İngilizce zombie

  1. [isim] Bakınız hortlak
  2. Uykusuzluktan, yorgunluktan serseme dönmüş kimse
    • "Şehir merkezinde olduğumuzdan her yer zombi kaynıyordu." (Alper Arslan)
SORUM

  1. [isim] Bakınız sorumluluk
    • "Başkalarının okuyacağı bir yazıyı yazarken o yazının bize ne türlü bir sorum yüklediğini hiçbir vakit hatırdan çıkarmamalıyız." (Orhan Veli Kanık)
DOMUR

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kabarcık
  2. Bakınız tomurcuk
BODUÇ

  1. [isim, ağızlardan] Ağaç veya topraktan yapılmış, testi biçiminde küçük su kabı
    • "Tarlaya iki tas yerine üç tas pilav geliyor, yanında da bir boduç ayran oluyordu artık." (Namık Doymuş)
SORUN

  1. [isim] Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum; sıkıntı, mesele, problem
    • "Türkiye'ye gölge oyununun ne zaman ve nasıl girdiği sorunu üzerine çeşitli yorumlar bulunmaktadır." (Metin And)
  2. [mecaz] Kolayca açıklanamayan, çözümü zor olan konu veya durum; dava, müşkül
TOZAN

  1. [isim] İncecik toz tanesi
  2. Tozu çok olan yer
BANKO

Kelime Kökeni: İtalyanca banco

  1. [isim] İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh
    • "Kelepçi kızlar da bankodakiler gibi, fazla iplik kopmasından şikâyetçiydiler." (Orhan Kemal)
  2. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para
  3. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse; bankocu
  4. Otuz iki kâğıtla oynanan bir iskambil oyunu
  5. [zarf] Bakınız kesinlikle
    • "Bu dönem muhtar banko Ali Bey olacak."
  6. [ünlem] Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz
  7. [denizcilik] Su altındaki tepelik
FORSA

Kelime Kökeni: İtalyanca forza

  1. [isim] Gemilerde kürek çeken tutsak veya hükümlü kimse
    • "Genç kadın, forsaların çakılı bulunduğu oturak dairesini görmeyi merak ediyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
ZORUN

  1. [isim] Bakınız zorunluluk
    • "Biz artık ilkel insan anlayışımızı değiştirmek zorununu duyuyoruz." (Melih Cevdet Anday)
KOZLU

  1. [isim] Zonguldak iline bağlı ilçelerden biri
BATON

Kelime Kökeni: Fransızca bâton

  1. [isim] Kayakta dengeyi veya hızı sağlamak, beyzbol, hokey, kriket gibi sporlarda itmek veya vurmak amacıyla kullanılan sopa
GETTO

Kelime Kökeni: Fransızca ghetto

  1. [isim] Bir yerleşim bölgesinin, aynı şehir, ülke veya kültürden gelen insanların yerleştiği bölümü
  2. [eskimiş, toplum bilimi] Avrupa ülkelerinde Yahudilerin gönüllü olarak veya zorlanarak yerleştirildikleri ve her türlü gereksinimini başka yere gitmeden karşılayabildikleri mahalle; Yahudi mahallesi
VİYOL

Kelime Kökeni: Fransızca vieille

  1. [isim] Satış sırasında yumurtayı korumayı amaçlayan, atık malzemeden yapılmış özel kap
OYNAŞ

  1. [isim] Aralarında toplumca hoş karşılanmayan ilişkiler bulunan kadın veya erkekten her biri; aşna fişne
    • "Bu da öğretmen gibi gözü işte, aklı oynaşta!" (Memduh Şevket Esendal)
NOHUT

Kelime Kökeni: Farsça noḫūd

  1. [isim, bitki bilimi] Baklagillerden, ana yurdu Akdeniz kıyıları olan, birleşik telek yapraklı, çiçekleri sarımtırak renkte, tanesi baklamsı bir bitki (Cicer arietinum)
  2. Bu bitkinin bol nişastalı, yuvarlak tanesi; humus (II)
KROŞE

Kelime Kökeni: Fransızca crochet

  1. [isim, spor] Boksta kolun bükülmesiyle, çok yakın mesafeden yapılan bir yumruk vuruş biçimi
EROİN

Kelime Kökeni: Fransızca héroïne

  1. [isim] Morfinden kimyasal yolla elde edilen uyuşturucu bir madde
    • "Ama kısa süre sonra üzerinde eroinle ele geçmiş." (Ahmet Ümit)
SOYUM

  1. [isim] Üst derinin özel işlemlerle soyulması
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü