İçinde oğ olan 10 harfli 74 kelime var. İçerisinde OĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oğ olan kelimeler listesine ya da sonu oğ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SOĞUKLAMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Üşüterek hastalanmak, soğuk almak
- "Yetmişi geçmiş, o hâline bakmadan geçende kahveye gitmiş, soğuklamış mı?"
-
Donmak, soğuk vurmak
- "Topal bacağıyla uzun uzun dolaşır, bedavaya yakın düşürdüğü soğuklamış patates, çürümeğe yüz tutmuş lahana, pırasaları omuzlar, tutardı ahırın yolunu."
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Üşüterek hastalanmak, soğuk almak
- DOĞUŞTANCI
-
-
[isim]
Doğuştancılık yanlısı
-
[isim]
Doğuştancılık yanlısı
- DOĞAYAZMAK
-
-
[nesnesiz]
Ansızın doğmak
-
[nesnesiz]
Ansızın doğmak
- SOĞRUMSAMA
-
-
[isim, kimya, fizik]
Bakınız yüze soğurma
-
[isim, kimya, fizik]
Bakınız yüze soğurma
- OĞLAKLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Keçi, yavrulamak
-
[nesnesiz]
Keçi, yavrulamak
- BOĞAZLATMA
-
-
[isim]
Boğazlatmak işi
-
[isim]
Boğazlatmak işi
- COĞRAFYACI
-
-
[isim]
Coğrafya araştırmaları yapan kimse
- "Kâtip Çelebi ünlü Türk coğrafyacılarındandır."
-
Coğrafya öğretmeni
- "Öğretmenler arasında meşhur coğrafyacı Faik Sabri Duran, Şair Behçet Yazar, Muvaffak Benderli, Cemil Sena, Eflâtun Cem Güney, biyoloji öğretmeni Âdem Nezihi, fizikçi Sarı Kenan ve Demokrat Sabri, kimyacı Abdülkadir ve başkaları vardı."
-
[isim]
Coğrafya araştırmaları yapan kimse
- BOĞDURTMAK
-
-
[-e]
Boğdurma işini birine yaptırmak
-
[-e]
Boğdurma işini birine yaptırmak
- ÇAKALBOĞAN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Kırlarda rastlanan bir bitki
- "Bağın içini de ayrık otları, çakalboğanlar sarmıştı."
-
[isim, bitki bilimi]
Kırlarda rastlanan bir bitki
- HİNOĞLUHİN
-
-
[sıfat, teklifsiz konuşmada]
Çok kurnaz, her dönemin şartlarına uyabilen (kimse)
- "Siz onun böyle sakin ve masum göründüğüne bakmayın, o ne hinoğluhindir, o ne içinden pazarlıklı aşüftedir o ..."
-
[sıfat, teklifsiz konuşmada]
Çok kurnaz, her dönemin şartlarına uyabilen (kimse)
- DOĞALCILIK
-
-
[isim]
Gerçeğin doğaya uygun biçimde yansıtılmasını amaçlayan sanat akımı; natüralizm
-
[felsefe]
Gerçeğin yalnız doğa ile açıklanması; tabiiye, natüralizm
-
[isim]
Gerçeğin doğaya uygun biçimde yansıtılmasını amaçlayan sanat akımı; natüralizm
- YOĞUŞTURMA
-
-
[isim]
Yoğuşturmak işi
-
[isim]
Yoğuşturmak işi
- BOĞAZLIYAN
-
-
[isim]
Yozgat iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Yozgat iline bağlı ilçelerden biri
- DOĞAÜSTÜCÜ
-
-
[sıfat, felsefe]
Doğaüstücülük yanlısı; tabiatüstücü, sürnatüralist
-
[sıfat, felsefe]
Doğaüstücülük yanlısı; tabiatüstücü, sürnatüralist
- DOĞUVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Ansızın doğmak
- "Kısa bir müddet sonra o ücra bayırlarda yepyeni modern bir sayfiye doğuverdi."
-
[nesnesiz]
Ansızın doğmak
- ÇAKIRDOĞAN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Yırtıcı kuşlardan bir tür doğan; çakır (I), tuğrul (Accipiter gentilis)
-
[isim, hayvan bilimi]
Yırtıcı kuşlardan bir tür doğan; çakır (I), tuğrul (Accipiter gentilis)
- DOĞALLAŞMA
-
-
[isim]
Doğallaşmak işi; tabiileşme
-
[isim]
Doğallaşmak işi; tabiileşme
- DOĞRULAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek; gerçeklemek, teyit etmek, tasdik etmek
- "Ağzı kilitli halktan ve senden başka beni doğrulayan yok."
-
[felsefe]
Bir önermenin doğruluğunu veya yanlışlığını belirlemek amacıyla olayları inceleyip araştırmak
-
[-i]
Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek; gerçeklemek, teyit etmek, tasdik etmek
- DOĞRULATMA
-
-
[isim]
Doğrulatmak işi
-
[isim]
Doğrulatmak işi
- SULTANOĞLU
-
-
[isim, tarih]
Padişah kızlarının, padişah soyundan olmayan kocalarından doğan erkek çocuğu
-
[isim, tarih]
Padişah kızlarının, padişah soyundan olmayan kocalarından doğan erkek çocuğu