İçinde nü olan 7 harfli 41 kelime var. İçerisinde NÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nü olan kelimeler listesine ya da Sonu nü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
N Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
NÜ, ÜN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÜŞÜNÜŞ
-
-
[isim]
Düşünme işi, mütalaa
- "Bütün bu düşünüşler, Nihat'ı Muazzez'e olan kininden kurtaramıyordu." (Peyami Safa)
-
İnsanın, özellikle davranışlarına yön veren ahlak tutumu ve düşünme biçimi
-
[isim]
Düşünme işi, mütalaa
- NÜKLEON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom çekirdeğini oluşturan proton ve nötronun ortak adı
-
[isim]
Atom çekirdeğini oluşturan proton ve nötronun ortak adı
- DÖNÜŞÜM
-
-
[isim]
Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, tahavvül, inkılap, transformasyon
- "Alfabe dönüşümü halkın okumayı kolay sökmesi içindi." (Necati Cumalı)
-
Görevinin değişikliğe uğraması yüzünden bir organda ortaya çıkan değişme
-
Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi, transformasyon
-
[isim]
Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, tahavvül, inkılap, transformasyon
- NÜFUSLU
- ...
- YÖNÜYLE
- ...
- TAANNÜT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Direnme, ayak direme, inat etme, direnim
-
[isim]
Direnme, ayak direme, inat etme, direnim
- NÜKTECİ
-
-
[sıfat]
Nüktedan
- "Bu hazırcevap, nükteci ve biraz da tok sözlü Barba ile hemen ahbap olduk." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Nüktedan
- DÖNÜŞME
-
-
[isim]
Dönüşmek işi, tahavvül
-
Benzeşme
-
[isim]
Dönüşmek işi, tahavvül
- NÜKTELİ
-
-
[sıfat]
Nükte ile süslenmiş, nüktesi olan, esprili
- "Hazırcevap ve nükteli sözler söylemek şöhretini kazanmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Nükte ile süslenmiş, nüktesi olan, esprili
- DÜNÜRCÜ
-
-
[isim]
Kız görmeye giden kimse, görücü
-
[isim]
Kız görmeye giden kimse, görücü
- DÖVÜNÜŞ
-
-
[isim]
Dövünme işi veya biçimi
-
[isim]
Dövünme işi veya biçimi
- GÖRÜNÜM
-
-
[isim]
Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara
-
[isim]
Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara
- BÖLÜNÜŞ
-
-
[isim]
Bölünme işi veya biçimi
- "Roma'nın ikiye bölünüş tarihi 395'tir." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Bölünme işi veya biçimi
- DÜŞÜNÜR
-
-
[isim]
Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir
- "Bu ülkenin düşünürleri az değil."
-
[isim]
Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir
- GÖYNÜME
-
-
[isim]
Göynümek durumu
-
[isim]
Göynümek durumu
- EMİNÖNÜ
- ...
- GÖNÜLLÜ
-
-
[sıfat]
Bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen
- "Yabancı dil bildiği için de Kore'ye gönüllü olarak göndermeye kalkmışlardı." (Çetin Altan)
-
Çok istekli
- "Henüz nizamiye ve gönüllü taburların neferleri dağılmamıştı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Seven kimse veya sevgili
-
[sıfat]
Bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen
- NÜVAZİŞ
- ...
- ÖYKÜNÜŞ
- ...
- DÖNÜŞLÜ
-
-
[sıfat]
Dönüşü olan
-
Öznesi ile nesnesi bir olan, mutavaat
-
[sıfat]
Dönüşü olan