İçinde nz olan 9 harfli 10 kelime var. İçerisinde NZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nz olan kelimeler listesine ya da sonu nz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BENZEŞLİK

  1. [isim] İki şey arasında benzerlik; müşabehet
HINZIRLIK

  1. [isim] Hınzır olma durumu
    • "Yüreği başkasına değgin bir kurnazlık ve hınzırlık fiskesiyle bile olsun gölgelenmiyordu." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [mecaz] Bakınız muziplik
    • "Babaevinden kaçan bir kız hınzırlığıyla kat görevlisiyle karşılaşmadan asansöre ulaştım." (Tomris Uyar)
MANZARALI

  1. [sıfat] Manzarası olan
    • "Bunlar köşk biçiminde ve hep güzel manzaralı, iç açıcı yerlerde kurulmuştur." (Salâh Birsel)
  2. Manzarası iyi olan
    • "Manzaralı bir ev."
BENZERLİK

  1. [isim] Benzer olma durumu
    • "Türk işleri ile Roma ve Bizans işleri arasında benzerlik bulunamaz." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [matematik] İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum
PONZALAMA

  1. [isim] Ponzalamak işi
BENZİNLİK

  1. [isim] Bakınız benzin istasyonu
BENZERSİZ

  1. [sıfat] Benzeri olmayan, eşsiz olan
    • "Samimi bir kalabalık, zamanımıza ziynet olan benzersiz şairi görmekten, dinlemekten âdeta sarhoştu." (Ahmet Kabaklı)
ENFLÜANZA

Kelime Kökeni: Fransızca influenza

  1. [isim, tıp] Bakınız grip
BENZEŞMEK

  1. [nesnesiz] Birbirine benzemek
BENZETMEK

  1. [-e, -i] Benzer duruma getirmek
    • "Görevler insanları birbirlerine benzetiyor." (Ayla Kutlu)
  2. Bir şeyde başka şeye benzeyen yönler bulmak
    • "Omuzları çökmüş, kambur bir dilenciye benzetiyorum kendimi." (Ahmet Ümit)
  3. [-i, mecaz] Olduğu biçimden daha kötü bir duruma getirmek
    • "Her zamanki gibi ustaca makyaj sayesinde yüzümü iyice benzetmişti." (Refik Erduran)
  4. [-i, mecaz] Bakınız dövmek
    • "Haldun ikisini de bir güzel benzetti ama bir daha Fazıl’la alay etmeye kalkmadı." (Sulhi Dölek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü