İçinde nz olan 8 harfli 23 kelime var. İçerisinde NZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nz olan kelimeler listesine ya da sonu nz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PANZEHİR
-
Kelime Kökeni: Farsça pād + zehr
-
[isim]
Zehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde; tiryak, antidot
- "Eniştemiz zehriyle birlikte panzehrini de sunuyor, öyle ki tehlikesiz kalıyor."
-
[isim]
Zehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde; tiryak, antidot
- ŞEMPANZE
-
Kelime Kökeni: Fransızca chimpanzé
-
[isim, hayvan bilimi]
Primatlardan, ayakları beş parmaklı, tek yavru doğuran, iyi tırmanıcı olan, ormanlarda yaşayan bir tür maymun (Pan troglodytes)
-
[isim, hayvan bilimi]
Primatlardan, ayakları beş parmaklı, tek yavru doğuran, iyi tırmanıcı olan, ormanlarda yaşayan bir tür maymun (Pan troglodytes)
- İNZİBATİ
-
Kelime Kökeni: Arapça inżibāṭī
-
[sıfat, eskimiş]
Sıkı düzeni sağlayıcı, düzene bağlayıcı, insan davranışlarını sınırlayıcı, düzenleyici, baskı altına alıcı
- "Yalnız idarenin inzibati yetkilerini de kollamaya mecburuz."
-
[sıfat, eskimiş]
Sıkı düzeni sağlayıcı, düzene bağlayıcı, insan davranışlarını sınırlayıcı, düzenleyici, baskı altına alıcı
- TENZİLAT
-
Kelime Kökeni: Arapça tenzīlāt
-
[isim, ticaret]
Bakınız indirim
-
[isim, ticaret]
Bakınız indirim
- BENZEŞME
-
-
[isim]
Benzeşmek işi; temessül
-
[dil bilgisi]
Kelimede bir sesin boğumlanma noktası bakımından bir başka sesle yakın veya denk duruma gelmesi; asimilasyon: çarşanba > çarşamba, yurt-daş > yurttaş, sadef > sedef vb
-
[isim]
Benzeşmek işi; temessül
- MENZİLCİ
-
-
[isim, tarih]
Uzak yerlere menzil beygirleriyle giden posta tatarı
-
Bakınız menzil emini
-
[isim, tarih]
Uzak yerlere menzil beygirleriyle giden posta tatarı
- TANZANYA
-
-
[isim]
Doğu Afrika'da, Hint Okyanusu kıyısında bir ülke; başkenti Dodoma
-
[isim]
Doğu Afrika'da, Hint Okyanusu kıyısında bir ülke; başkenti Dodoma
- BENZEYİŞ
-
-
[isim]
Benzemek işi
- "Bir büyük teşrifat dairesi güya her kayığa, her sandala böyle bütün devrin mümessili bir hanımefendi oturtulmuş gibi hepsinde bu eda benzeyişi, bu ev sahiplik hâli görülürdü."
-
[isim]
Benzemek işi
- TENZİHEN
-
Kelime Kökeni: Arapça tenzįhen
-
[zarf, eskimiş]
Tenzih ederek, tenzih etmek yoluyla
-
[zarf, eskimiş]
Tenzih ederek, tenzih etmek yoluyla
- BENZEMEK
-
-
[-e]
İki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler bulunmak
- "Ona göre işlemeyen, kurulmuş, bozulmuş bir saat hastalanmış bir insana benzerdi."
-
Sanısını uyandırmak, gibi görünmek
- "Bu zavallı çokça içmişe benziyor, gözleri buğulanmış, biraz da kaymış."
-
[-e]
İki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler bulunmak
- BENZİNLİ
-
-
[sıfat]
Benzinle çalışan (motor, makine vb.)
-
[sıfat]
Benzinle çalışan (motor, makine vb.)
- BENZEMEZ
-
-
[isim]
Bazı özellikleriyle başkasına benzemeyen
-
İskambil, okey oyunlarında farklı kâğıtların veya taşların bir araya gelmesi
-
[isim]
Bazı özellikleriyle başkasına benzemeyen
- TANZİMAT
-
Kelime Kökeni: Arapça tanẓīmāt
-
[isim, tarih]
Sultan Abdülmecit zamanında, 1839'da Gülhane Hattıhümayunu adıyla anılan bir fermanla ilan edilen, yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönem
- "Tanzimat Dönemi'ne göre değerlendirirsek Meşrutiyet'te devlet adamlarının tiyatroya ilgisi pek gevşekti."
-
[isim, tarih]
Sultan Abdülmecit zamanında, 1839'da Gülhane Hattıhümayunu adıyla anılan bir fermanla ilan edilen, yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönem
- HINZIRCA
-
-
[zarf]
Hınzır bir biçimde; hınzırcasına
- "Türkiye’ye gitmek istiyordun ya Toby diye mırıldandı Yıldız hınzırca gülerek, al sana Türkiye."
-
[zarf]
Hınzır bir biçimde; hınzırcasına
- BENZETİM
-
-
[isim]
Taklit etme, benzerini yapma
-
[isim]
Taklit etme, benzerini yapma
- TANZİFAT
-
Kelime Kökeni: Arapça tanẓīfāt
-
[isim, eskimiş]
Belediyece yaptırılan temizlik işleri
-
[isim, eskimiş]
Belediyece yaptırılan temizlik işleri
- BENZEŞİK
-
-
[sıfat, matematik, geometri]
Benzeşme özelliği gösteren
-
[sıfat, matematik, geometri]
Benzeşme özelliği gösteren
- BENZETİŞ
-
-
[isim]
Benzetmek işi
- "Hoşa gidecek benzetişler buluyorlar, gülümsüyorsunuz."
-
[isim]
Benzetmek işi
- BENZEŞİM
-
-
[isim]
Bazı ortak yönleri olan iki şey arasındaki benzeşme; analoji
-
[matematik]
İki şeklin kenarlarının uzunlukları arasındaki oran değişmemekle birlikte, karşılıklı açılarının eşit bulunması durumu; benzer
-
[isim]
Bazı ortak yönleri olan iki şey arasındaki benzeşme; analoji
- BENZETME
-
-
[isim]
Benzetmek işi; benzeti, tanzir
- "Önemli olan adamın benzetmesi değil aşağılayıcı davranışıydı."
-
[edebiyat]
Bir şeyin niteliğini anlatmak için o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işi; benzeti, teşbih
- "Bütün tumturaklı sözleri, bütün az rastlanır benzetmeleri tekrarladı."
-
[isim]
Benzetmek işi; benzeti, tanzir