İçinde nz olan 8 harfli 23 kelime var. İçerisinde NZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nz olan kelimeler listesine ya da sonu nz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PANZEHİR

Kelime Kökeni: Farsça pād + zehr

  1. [isim] Zehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde; tiryak, antidot
    • "Eniştemiz zehriyle birlikte panzehrini de sunuyor, öyle ki tehlikesiz kalıyor." (Abdülhak Şinasi Hisar)
ŞEMPANZE

Kelime Kökeni: Fransızca chimpanzé

  1. [isim, hayvan bilimi] Primatlardan, ayakları beş parmaklı, tek yavru doğuran, iyi tırmanıcı olan, ormanlarda yaşayan bir tür maymun (Pan troglodytes)
İNZİBATİ

Kelime Kökeni: Arapça inżibāṭī

  1. [sıfat, eskimiş] Sıkı düzeni sağlayıcı, düzene bağlayıcı, insan davranışlarını sınırlayıcı, düzenleyici, baskı altına alıcı
    • "Yalnız idarenin inzibati yetkilerini de kollamaya mecburuz." (Kerim Korcan)
TENZİLAT

Kelime Kökeni: Arapça tenzīlāt

  1. [isim, ticaret] Bakınız indirim
BENZEŞME

  1. [isim] Benzeşmek işi; temessül
  2. [dil bilgisi] Kelimede bir sesin boğumlanma noktası bakımından bir başka sesle yakın veya denk duruma gelmesi; asimilasyon: çarşanba > çarşamba, yurt-daş > yurttaş, sadef > sedef vb
MENZİLCİ

  1. [isim, tarih] Uzak yerlere menzil beygirleriyle giden posta tatarı
  2. Bakınız menzil emini
TANZANYA

  1. [isim] Doğu Afrika'da, Hint Okyanusu kıyısında bir ülke; başkenti Dodoma
BENZEYİŞ

  1. [isim] Benzemek işi
    • "Bir büyük teşrifat dairesi güya her kayığa, her sandala böyle bütün devrin mümessili bir hanımefendi oturtulmuş gibi hepsinde bu eda benzeyişi, bu ev sahiplik hâli görülürdü." (Abdülhak Şinasi Hisar)
TENZİHEN

Kelime Kökeni: Arapça tenzįhen

  1. [zarf, eskimiş] Tenzih ederek, tenzih etmek yoluyla
BENZEMEK

  1. [-e] İki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler bulunmak
    • "Ona göre işlemeyen, kurulmuş, bozulmuş bir saat hastalanmış bir insana benzerdi." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  2. Sanısını uyandırmak, gibi görünmek
    • "Bu zavallı çokça içmişe benziyor, gözleri buğulanmış, biraz da kaymış." (Memduh Şevket Esendal)
BENZİNLİ

  1. [sıfat] Benzinle çalışan (motor, makine vb.)
BENZEMEZ

  1. [isim] Bazı özellikleriyle başkasına benzemeyen
  2. İskambil, okey oyunlarında farklı kâğıtların veya taşların bir araya gelmesi
TANZİMAT

Kelime Kökeni: Arapça tanẓīmāt

  1. [isim, tarih] Sultan Abdülmecit zamanında, 1839'da Gülhane Hattıhümayunu adıyla anılan bir fermanla ilan edilen, yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönem
    • "Tanzimat Dönemi'ne göre değerlendirirsek Meşrutiyet'te devlet adamlarının tiyatroya ilgisi pek gevşekti." (Metin And)
HINZIRCA

  1. [zarf] Hınzır bir biçimde; hınzırcasına
    • "Türkiye’ye gitmek istiyordun ya Toby diye mırıldandı Yıldız hınzırca gülerek, al sana Türkiye." (Ahmet Ümit)
BENZETİM

  1. [isim] Taklit etme, benzerini yapma
TANZİFAT

Kelime Kökeni: Arapça tanẓīfāt

  1. [isim, eskimiş] Belediyece yaptırılan temizlik işleri
BENZEŞİK

  1. [sıfat, matematik, geometri] Benzeşme özelliği gösteren
BENZETİŞ

  1. [isim] Benzetmek işi
    • "Hoşa gidecek benzetişler buluyorlar, gülümsüyorsunuz." (Nurullah Ataç)
BENZEŞİM

  1. [isim] Bazı ortak yönleri olan iki şey arasındaki benzeşme; analoji
  2. [matematik] İki şeklin kenarlarının uzunlukları arasındaki oran değişmemekle birlikte, karşılıklı açılarının eşit bulunması durumu; benzer
BENZETME

  1. [isim] Benzetmek işi; benzeti, tanzir
    • "Önemli olan adamın benzetmesi değil aşağılayıcı davranışıydı." (Yusuf Atılgan)
  2. [edebiyat] Bir şeyin niteliğini anlatmak için o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işi; benzeti, teşbih
    • "Bütün tumturaklı sözleri, bütün az rastlanır benzetmeleri tekrarladı." (Attilâ İlhan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü