İçinde nz olan 7 harfli 12 kelime var. İçerisinde NZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nz olan kelimeler listesine ya da sonu nz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İNZİMAM
-
Kelime Kökeni: Arapça inżimām
-
[isim, eskimiş]
Bakınız katılma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız katılma
- BENZETİ
-
-
[isim, edebiyat]
Bakınız benzetme
- "Romantikler mitolojiyi benzeti hâlinde şuraya buraya sıkıştırmak için kullanmadılar, çeşitli konularıyla birlikte yeni bir dünya olarak şiirlerine esas gereç yaptılar."
-
[isim, edebiyat]
Bakınız benzetme
- BENZERİ
-
-
[isim]
Bakınız benzer
-
[isim]
Bakınız benzer
- MÜNZEVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça munzevī
-
[sıfat]
Topluluktan kaçan, yalnız başına kalmayı seven
-
[sıfat]
Topluluktan kaçan, yalnız başına kalmayı seven
- MENZİLE
-
Kelime Kökeni: Arapça menzile
-
[isim, eskimiş]
Aşama, kerte, yükseklik derecesi
-
[isim, eskimiş]
Aşama, kerte, yükseklik derecesi
- ORGANZE
-
Kelime Kökeni: Fransızca organza
-
[isim]
İpek veya keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir tür kolalı kumaş
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış
-
[isim]
İpek veya keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir tür kolalı kumaş
- TENZİHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça tenzįhį
-
[sıfat, eskimiş]
Tenzihle ilgili
-
[sıfat, eskimiş]
Tenzihle ilgili
- MANZARA
-
Kelime Kökeni: Arapça manẓara
-
[isim]
Bakış, görüş alanına giren, dikkati çeken her yer; görüntü, dekor
- "Karışık rüyalarda görülen manzaralar gibi dumanlı bir sahne."
-
Bakınız görünüş
- "Boğaz'ın ucundan Karadeniz'e bir kapı gibi açılan manzara..."
-
Konusu bir doğa veya şehir parçası olan resim, gravür veya desen, tablo
-
Bakınız tablo
-
[mecaz]
Bakınız durum
- "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmişti."
-
[isim]
Bakış, görüş alanına giren, dikkati çeken her yer; görüntü, dekor
- İNZİBAT
-
Kelime Kökeni: Arapça inżibāṭ
-
[isim]
Bakınız disiplin
- "Vali Bey'e söyleseniz böyle millî günlerde başka türlü inzibat ister."
-
Gözaltında tutma
-
[askerlik]
Silahlı kuvvetlerde, ordudaki düzeni sağlamak amacıyla görevlendirilmiş er
-
[isim]
Bakınız disiplin
- MANZUME
-
Kelime Kökeni: Arapça manẓūme
- ANZAROT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿanzerūt
-
[isim, bitki bilimi]
Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç (Sarcocolla)
-
Bu ağacın yara tedavisinde kullanılan reçinesi
-
[argo]
Alkollü içecek
- "Tam eğleneceğimiz sırada anzarot bitti."
-
[isim, bitki bilimi]
Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç (Sarcocolla)
- BENZEME
-
-
[isim]
Benzemek işi
-
[isim]
Benzemek işi