İçinde nz olan 6 harfli 17 kelime var. İçerisinde NZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nz olan kelimeler listesine ya da sonu nz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GENZEK

  1. [sıfat, ağızlardan] Genizden konuşan
GENZEL

  1. [sıfat, dil bilgisi] Bakınız genizsil
BENZİN

Kelime Kökeni: Fransızca benzine

  1. [isim, kimya] Petrolün damıtılması ile elde edilen, özgül ağırlığı yaklaşık 0,65 olan, renksiz, uçucu, kendine özgü kokusu bulunan, motor yakıtı olarak kullanılan bir sıvı
  2. Bir organik yağ çözücü türü
  3. [eskimiş] Bakınız benzen
İNZİVA

Kelime Kökeni: Arapça inzivāʾ

  1. [isim] Toplum hayatından kaçıp tek başına yaşama
    • "Yalnızlık, huzur ve inziva arayanlar buralara gelmeli." (Etem İzzet Benice)
  2. [din bilimi] Kendini Allah’a adayıp dünya işlerinden el çekme
BENZER

  1. [sıfat] Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan; benzeri, benzeş, emsal, menent, misal, mümasil, müşabih, nazir, analog, model
    • "Kadınların yerlerde sürüklenirken çıkardıkları seslere benzer sesler çıkardı." (Lâtife Tekin)
  2. [isim, matematik] Bakınız benzeşim
  3. [isim, sinema, televizyon] Bakınız dublör
BENZEŞ

  1. [sıfat] Bakınız benzer
    • "İkisinin duyarlığında da benzeş aykırılıklar yok mu?" (Enis Batur)
BENZEN

Kelime Kökeni: Fransızca benzène

  1. [isim, kimya] Maden kömürü katranından çıkarılan C6H6 formülündeki hidrokarbonun bilimsel adı; benzin
MUNZAM

Kelime Kökeni: Arapça munżamm

  1. [sıfat, eskimiş] Katılmış, ulanmış, eklenmiş
  2. [isim] Bakınız ekleme
MENZİL

Kelime Kökeni: Arapça menzil

  1. [isim, eskimiş] Yolculukta dinlenmek amacıyla durulan veya konaklanan yer; çalım
    • "Tanrı yardımcı olsun gayri yolda kalana / Biz menzile vararak atları çektik hana" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. İki konak arasındaki uzaklık
  3. Atla yapılan yolculukta bir günlük yol
  4. [askerlik] Bir merminin ulaşabildiği uzaklık; erim (I)
    • "Top menzili."
  5. [askerlik] Ordunun cephe gerisi işlerinin bütünü
    • "Ne yedi ne içti, bir menzil subayının bütün gayreti ile çalıştı." (Falih Rıfkı Atay)
  6. [tarih] At değiştirmek veya konaklamak için kervanların ve posta tatarlarının indikleri bina veya han
  7. [tarih] Ok atma yarışlarında erişilen mesafe
    • "Sonra yine menzil ölçülmüş, yeni bir rekor kırdığı anlaşılmıştır." (Salâh Birsel)
  8. [tarih] Osmanlı Devleti’nde resmî haberleşmeyi sağlayan posta teşkilatı
PANZER

Kelime Kökeni: Almanca Panzer

  1. [isim] İkinci Dünya Savaşı'nda Alman ordusunun kullandığı, günümüzde polisin kanunsuz sokak gösterileri gibi hareketleri bastırmak için yararlandığı, yüksek tekerlekli, zırhlı, hafif silahlarla donatılmış araç
    • "Panzer tümenlerinin saldırısını akşama sabaha bekliyorduk." (Attilâ İlhan)
BENZOL

Kelime Kökeni: Fransızca benzol

  1. [isim, kimya] Benzin ve tolüen karışımı bir akaryakıt
MANZUM

Kelime Kökeni: Arapça manẓūm

  1. [sıfat, edebiyat] Şiir biçiminde yazılmış
    • "Türk edebiyatında o zamana kadar böyle sembolik şahsiyetleri ele alarak manzum bir mesnevi yazılmamıştı." (Asaf Halet Çelebi)
  2. [eskimiş] Düzenli, muntazam
HINZIR

Kelime Kökeni: Arapça ḫinzīr

  1. [sıfat] Yaramaz, haylaz
  2. [mecaz] Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar
    • "Hortlasın mezarında öyleyse, hınzır herif, dedi." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
  3. [mecaz] Kurnaz, içten pazarlıklı olan
  4. [mecaz] Genellikle hoşa giden bir davranış veya durum için şaka yollu söylenen bir söz
    • "Dilber'de bir kurum, bir eda. Bir de güzelleşti hınzır." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. [isim, eskimiş] Bakınız domuz
TENZİL

Kelime Kökeni: Arapça tenzīl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız indirme
  2. Bakınız aşağılama
TENZİH

Kelime Kökeni: Arapça tenzīh

  1. [isim, eskimiş] Kusur ve günahlardan temiz olduğunu söyleme
  2. [din bilimi] Allah’ın bütün kusurlardan, eksikliklerden uzak bulunduğuna inanma ve bunu dille söyleme
TANZİM

Kelime Kökeni: Arapça tanẓīm

  1. [isim] Sıraya koyma, sıralama
  2. Düzenleme, düzen verme, yoluna koyma
TANZİR

Kelime Kökeni: Arapça tanẓīr

  1. [isim, eskimiş] Bakınız benzetme
  2. [edebiyat] Divan edebiyatında bir şiiri örnek alarak ona benzer bir şiir yazma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü