İçinde nuş olan 28 kelime var. İçerisinde NUŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nuş olan kelimeler listesine ya da Sonu nuş ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

KONUŞLANDIRMAK

13 Harfli Kelimeler

KONUŞLANDIRMA, MEDYUNUŞÜKRAN

12 Harfli Kelimeler

KONUŞMACILIK

11 Harfli Kelimeler

KONUŞKANLIK, KONUŞLANMAK, KONUŞTURMAK

10 Harfli Kelimeler

KONUŞLANMA, KONUŞTURMA, KONUŞULMAK, KONUŞUMLUK

9 Harfli Kelimeler

KONUŞMACI, KONUŞULMA

8 Harfli Kelimeler

KONUŞKAN, KONUŞMAK, KONUŞUCU, SONUŞMAZ

7 Harfli Kelimeler

BULUNUŞ, DOKUNUŞ, KONUŞMA, KONUŞUŞ, SAVUNUŞ, SOYUNUŞ, TUTUNUŞ

6 Harfli Kelimeler

KONUŞU, OKUNUŞ

5 Harfli Kelimeler

KONUŞ, SUNUŞ


Kelime bulma makinesi

N U Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ŞU, UN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KONUŞLANDIRMAK

  1. [-i] Savaş araç ve gereçlerini stratejik bir bölgede yerleştirmek

KONUŞLANDIRMA

  1. [isim] Konuşlandırmak işi veya durumu

MEDYUNUŞÜKRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Teşekkür borçlu

KONUŞMACILIK

  1. [isim] Konuşmacı olma durumu

KONUŞTURMAK

  1. [-i] Konuşmasını sağlamak, konuşmasına yol açmak
    • "İki kişiyi, iki orta hâlli vatandaşı - hayalî olarak - konuşturuyorum." (Burhan Felek)
  2. Bir müzik aracını çok güzel çalmak
    • "Piyanoyu konuşturuyor."

KONUŞKANLIK

  1. [isim] Konuşkan olma özelliği

KONUŞLANMAK

  1. [nsz] Belli bir yere veya bölgeye mevzilenmek

KONUŞULMAK

  1. [nsz] Konuşma işine konu olmak
    • "Konuşulan Türkçenin hangi yoldan gelerek bu şiveye büründüğünü bulmak güçtür." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Herhangi biri konuşmak
    • "Derste konuşulmaz."

KONUŞLANMA

  1. [isim] Konuşlanmak işi veya durumu

KONUŞUMLUK

  1. [isim] Telefonla bir konuşma süresi miktarı

KONUŞTURMA

  1. [isim] Konuşturmak işi

KONUŞMACI

  1. [isim] Bir toplulukta konuşan kimse, hatip, konferansçı
    • "Dinleyiciler konuşmacıyı dikkatle dinlediler."

KONUŞULMA

  1. [isim] Konuşulmak işi
    • "Bir imkân, bir fırsat baş gösterse kendine ait bu işin konuşulmasından âdeta utanır." (Abdülhak Şinasi Hisar)

SONUŞMAZ

  1. [isim] Sonsuza giden bir eğrinin çeşitli noktalarının gittikçe yaklaştığı başka bir eğri veya doğru, asimptot

KONUŞKAN

  1. [sıfat] Konuşmayı, lakırtıyı seven, çok konuşan

KONUŞUCU

  1. [isim] Konuşmacı
    • "Geleceği günler ev halkınca bir sevinç arifesi yaşanırdı. Çünkü Celal Bey çok iyi bir konuşucuydu." (Haldun Taner)
  2. Kusursuz, düzgün, güzel, tatlı söz söylemesini bilen kimse

KONUŞMAK

  1. [nsz] Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak
    • "Çocuk daha konuşamıyor."
  2. [-i] Belli bir konudan söz etmek
    • "Mehmet yedi yaşındayken anasıyla konuştuklarından fazla bir şey konuşmazdı." (Halide Edip Adıvar)
  3. [nsz] Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek
    • "İşten sonra Nuruosmaniye'deki İkbal kahvesinde arkadaşlarla şiir ve edebiyat konuşuyoruz." (Falih Rıfkı Atay)
  4. Söylev vermek, konuşma yapmak
  5. Konuşma dili olarak kullanmak
    • "Türkçeyi çok iyi konuşuyor."
  6. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak
    • "Dilsizler el işaretleriyle konuşur."
  7. [-le] İlişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek
    • "Üst kattakilerle konuşuyoruz."
  8. Flört etmek
  9. Dargın bulunmamak
  10. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak
  11. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek
  12. Becermek, uzman gibi yapabilmek
    • "Fokstrotta uzun boylu konuşamam." (Mahmut Yesari)
  13. Geçerli olmak, etkin olmak
    • "Yasaların yerine yumruklar konuştu."
  14. Şık ve zarif görünmek
    • "Bluzun konuşuyor."

BULUNUŞ

  1. [isim] Bulunma işi veya biçimi

SOYUNUŞ

  1. [isim] Soyunma işi veya biçimi

KONUŞMA

  1. [isim] Konuşmak işi
    • "Gecenin sessizliğini bozan bu gürültülü konuşmaların uğultusu yukarı katlara genişleyerek, sağırlaşarak çıkmaya başladı." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Gerekli gördüğü takdirde yasama yılının ilk günü, Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak." (Anayasa)
    • "İçerideki bu mühim şahsiyetlerin kendi aralarında bir konuşmaya dalmış olduklarını görünce ..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Görüşme, danışma, müzakere
  3. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılan söyleşi, konferans
    • "Bu konuşmaya nihayet verirken okumak terbiyesinden bahsetmek lazımdır." (Yahya Kemal Beyatlı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü