İçinde nta olan 8 harfli 30 kelime var. İçerisinde NTA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nta olan kelimeler listesine ya da Sonu nta ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A N T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ANT, TAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUNTAZIR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bekleyen, gözleyen
-
[sıfat]
Bekleyen, gözleyen
- MUTANTAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Görkemli, şatafatlı
- "Salih Paşa'ya, uğrayacağı iskelelerde mutantan istikballer yapılması hakkında talimat verilmişti." (Atatürk)
-
[sıfat]
Görkemli, şatafatlı
- FANTASMA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Gerçekte olmadığı hâlde var gibi görünen hayal
-
[isim]
Gerçekte olmadığı hâlde var gibi görünen hayal
- İSTİNTAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sorgu
- "Beni sen istintak edecek değilsin." (Peyami Safa)
-
Sorguya çekme
-
[isim]
Sorgu
- KANTARMA
-
-
[isim]
Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç
- "Gururu okşanılan bir erkek ise ağzına kantarma geçirilmiş bir küheylan kadar âcizdi, elinizde esirdir." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[isim]
Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç
- MUNTAZAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Düzgün
-
Düzenli, derli toplu
- "Hizmetçi muntazam bir içki sofrası hazırlamak için paketleri toplayıp giderken..." (Peyami Safa)
-
[zarf]
Düzenli, sürekli ve düzgün bir biçimde
- "Bizi beslemek için muntazam yumurtlarlar." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Düzgün
- MONTAJCI
-
-
[isim]
Kurgucu
-
[isim]
Kurgucu
- AVANTACI
-
-
[isim]
Çıkarcı, beleşçi, bedavacı
-
[isim]
Çıkarcı, beleşçi, bedavacı
- İSTİNTAÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sonuç çıkarma
-
Bir büyük önermeden küçüğe ve sonurguya, yasalardan olaylara, nedenden sonuca giderek sonuç çıkarma
-
[isim]
Sonuç çıkarma
- KANTARLI
-
-
[sıfat]
"Ağır sövgü" anlamına gelen kantarlı küfür, "ağır bir biçimde sövmek" anlamına gelen kantarlıyı savurmak deyimlerinde geçen bir söz
-
[sıfat]
"Ağır sövgü" anlamına gelen kantarlı küfür, "ağır bir biçimde sövmek" anlamına gelen kantarlıyı savurmak deyimlerinde geçen bir söz
- MANTARCI
-
-
[isim]
Mantar yetiştiren veya satan kimse
-
İnsanları birtakım hilelerle şaşırtıp paralarını çalan (kimse), düzenbaz
-
[isim]
Mantar yetiştiren veya satan kimse
- LANTANİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Birbirine çok yakın kimyasal özellikler gösteren, atom numarası 57-71 arasında olan, seyrek bulunan elementlerin genel adı
-
[isim]
Birbirine çok yakın kimyasal özellikler gösteren, atom numarası 57-71 arasında olan, seyrek bulunan elementlerin genel adı
- KANTARCI
-
-
[isim]
Kantar yapıp satan kimse
-
Kantarda tartan kimse
-
Çarşıya, pazara getirilen şeyleri tartıp vergisini toplayan görevli
-
[isim]
Kantar yapıp satan kimse
- SPONTANE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Anında yapılan
- "Spontane çeviri."
-
Kendiliğinden
-
[sıfat]
Anında yapılan
- MANTARSI
-
-
[sıfat]
Mantarı andıran, mantara benzeyen, mantar gibi
-
[sıfat]
Mantarı andıran, mantara benzeyen, mantar gibi
- PLASENTA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Etene
-
[isim]
Etene
- ORYANTAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Doğu medeniyeti ile ilgili, Doğu medeniyetini hatırlatan
-
[isim]
Genellikle Doğu ülkelerinde, kadınların tek başlarına ve yarı çıplak olarak müzik eşliğinde yaptıkları, vücut ve göbek hareketlerine dayalı dans
-
[isim]
Bu dansı yapan kadın
-
[sıfat]
Doğu medeniyeti ile ilgili, Doğu medeniyetini hatırlatan
- PIRLANTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Birçok façetası olacak biçimde yontulmuş foyasız parlak elmas
- "Onlara hakiki pırlanta diye geçirilmek istenen yalancı elmaslara bir kuyumcunun baktığı gibi bakmıştı." (Halide Edip Adıvar)
- "Bunların arasında umutsuz yaşamayan pırlanta gibi delikanlılar vardı." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Üzerinde bu elmas bulunan (yüzük vb.)
- "Sonra kalan pırlanta salkım küpe, annesinin yadigârı da elinden çıktı." (Peyami Safa)
-
[isim]
Birçok façetası olacak biçimde yontulmuş foyasız parlak elmas
- CONTASIZ
- ...
- FANTAZYA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Arap atlılarının bayramlarda yaptıkları gösteri, atlı gösteri
-
[isim]
Arap atlılarının bayramlarda yaptıkları gösteri, atlı gösteri