İçinde nt olan 8 harfli 173 kelime var. İçerisinde NT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nt olan kelimeler listesine ya da Sonu nt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MENTOLLÜ
-
-
[sıfat]
İçinde mentol bulunan
- "Mentollü kâğıt mendil."
-
[sıfat]
İçinde mentol bulunan
- PARANTEZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ayraç
- "Şimdi burada yeni bir uzun parantez açmak ve bu dağ gezintisi hikâyesinden çok gerilere dönmek ihtiyacını duyuyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "Şair bu kaba imalı latife parantezini çoktan kapatmış, şarkısına devam etmişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Konunun dışında kalan söz ve yazı
- "Bu zorunlu parantezden sonra konumuza dönelim." (Haldun Taner)
-
[isim]
Ayraç
- ALTINTOP
-
-
[isim]
Greyfurt (Citrus decumana)
-
[isim]
Greyfurt (Citrus decumana)
- ANTİNOMİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çatışkı
-
[isim]
Çatışkı
- KANTARLI
-
-
[sıfat]
"Ağır sövgü" anlamına gelen kantarlı küfür, "ağır bir biçimde sövmek" anlamına gelen kantarlıyı savurmak deyimlerinde geçen bir söz
-
[sıfat]
"Ağır sövgü" anlamına gelen kantarlı küfür, "ağır bir biçimde sövmek" anlamına gelen kantarlıyı savurmak deyimlerinde geçen bir söz
- LAMİNANT
- ...
- ARJANTİN
-
-
[isim]
Büyük bira bardağı
-
[isim]
Büyük bira bardağı
- ALTINTAŞ
- ...
- İNTANİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mikropla bulaşan hastalıklar
-
[isim]
Mikropla bulaşan hastalıklar
- SARKINTI
-
-
[isim]
Aşağı doğru uzanan, sarkan şey
- "... kayışı siyaha yakın koyu lacivertti. Gümüşten üç büyük sarkıntısı vardı." (Ömer Seyfettin)
-
Sataşma, takılma
-
[isim]
Aşağı doğru uzanan, sarkan şey
- ÇANTASIZ
-
-
[sıfat]
Çantası olmayan
-
[sıfat]
Çantası olmayan
- AKINTILI
-
-
[sıfat]
Akıntısı olan
-
Eğik, eğimli, meyilli
-
[sıfat]
Akıntısı olan
- LEVANTEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yakın Doğu ülkelerinden olduğu hâlde Avrupalı gibi görünen Hristiyan, tatlı su Frengi
-
[sıfat]
Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı
- "Orada levanten yaşamasından izlenimler edinerek öykülerine özgün bir atmosfer sağlar." (Selim İleri)
-
[sıfat]
Bu tavra özgü olan
- "Beyoğlu'nun dar, soğuk ve levanten bir salonu..." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Yakın Doğu ülkelerinden olduğu hâlde Avrupalı gibi görünen Hristiyan, tatlı su Frengi
- ÇİNTİYAN
-
-
[isim]
İçi astarlı, uzun kadın donu, kadın şalvarı
-
[isim]
İçi astarlı, uzun kadın donu, kadın şalvarı
- ANTİKACI
-
-
[isim]
Antika eşya, eser satan veya toplayan kimse
- "Açık artırmalardan, antikacılardan her çeşit saat toplamaya başladım." (Haldun Taner)
-
[isim]
Antika eşya, eser satan veya toplayan kimse
- MANTIKEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Mantıkça
-
[zarf]
Mantıkça
- DOMİNANT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Baskın
-
[sıfat]
Baskın
- İNTEGRAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Parçalardan oluşmuş bütün
-
Türevi bilinen fonksiyon
-
[isim]
Parçalardan oluşmuş bütün
- KONTRBAS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Keman türünden, en kalın sesli yaylı saz
- "Kontrbas öğretmeni Rıza'nın daha bir oturmuşluğu vardır rolüne." (Haldun Taner)
-
Kontrbasçı
-
[isim]
Keman türünden, en kalın sesli yaylı saz
- TENTESİZ
-
-
[sıfat]
Tentesi olmayan
-
[sıfat]
Tentesi olmayan