İçinde ns olan 9 harfli 112 kelime var. İçerisinde NS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ns olan kelimeler listesine ya da Sonu ns ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SANSASYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Pek çok kimsede yaratılan güçlü heyecan
-
Birçok kimseyi ilgilendiren, etkileyen heyecan verici olay
-
[isim]
Pek çok kimsede yaratılan güçlü heyecan
- İZANSIZCA
-
-
[sıfat]
İzansıza yakışan
- "Pek çocukça hareketlerde bulunuyor, izansızca sözler sarfediyordu." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Anlayışsız bir biçimde
-
[sıfat]
İzansıza yakışan
- ÖDÜNSÜZCE
- ...
- DİZAYNSIZ
- ...
- SANSÜRSÜZ
-
-
[sıfat]
Sansürü olmayan
-
[sıfat]
Sansürü olmayan
- APANSIZIN
-
-
[zarf]
Ansızın
-
[zarf]
Ansızın
- ENSTRÜMAN
-
-
[isim]
Çalgı
-
Mali belge
-
[isim]
Çalgı
- YANSIZLIK
-
-
[isim]
Yansız olma durumu, bitaraflık, tarafsızlık
- "Hiç kimseye karşı hiçbir suç işlemedi, bir dürüstlük, bir yansızlık örneği olarak kaldı her zaman." (Tahsin Yücel)
-
[isim]
Yansız olma durumu, bitaraflık, tarafsızlık
- TATMİNSİZ
-
-
[sıfat]
Tatmin olmayan
- "Meydan tatminsizlerin tatmin arayışlarına mı kalırdı?" (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Tatmin olmayan
- BASTONSUZ
-
-
[sıfat]
Bastonu olmayan
- "İri yarı, bastonsuz, bir talebe reisi gibi yirmisinde görünen tasasızlığıyla bağırıyordu." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[sıfat]
Bastonu olmayan
- İNSANİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İnsanlık
- "Kalbim büyük ve güzel şeylerin aşkıyla genişliyor, bütün insaniyeti kucaklıyordu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
- "Hakkında bilgisi olanların aşağıdaki adrese bildirmelerini insaniyet namına rica ederim." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
İnsanlık
- ENSELEMEK
-
-
[-i]
Kaçan veya saklanan birini yakalamak
- "... polisim de hırsızı enselemek istiyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Kaçan veya saklanan birini yakalamak
- FİSTANSIZ
-
-
[sıfat]
Fistan giymemiş
- "Şu yukarıki ağaçlığın içine bir daldırdım mı fenerimi, ne fistanlıların fistansız hâllerini görürdün." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Fistan giymemiş
- ENSELETME
-
-
[isim]
Enseletmek işi
-
[isim]
Enseletmek işi
- ANASONSUZ
-
-
[sıfat]
Anasonu olmayan
-
[sıfat]
Anasonu olmayan
- YANSILAMA
-
-
[isim]
Yansılamak işi
-
Türün öteki üyelerinin davranışlarını, öğrenme söz konusu olmadan yapma eğilimi
-
[isim]
Yansılamak işi
- KORKONSÜL
- ...
- KONFERANS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Topluluğa bir konuda bilgi vermek amacıyla yapılan konuşma
- "Hiçbir konferansa zevkle gittiğimi hatırlamam." (Orhan Veli Kanık)
- "Türk Ocağında bir de konferans vermiş olduğunu hatırlatırım." (Falih Rıfkı Atay)
-
Uluslararası bir sorunun çözülmesi için yapılan toplantı
- "Hatta milletlerarası konferanslara gazetelerde adı geçebilecek, yüksek seviyeli bir konuşucu mu yollarız." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Topluluğa bir konuda bilgi vermek amacıyla yapılan konuşma
- KURŞUNSUZ
-
-
[sıfat]
Kurşunu olmayan
-
Kurşun elementi içermeyen
- "Kurşunsuz benzin."
-
[sıfat]
Kurşunu olmayan
- ZEYTİNSİZ
-
-
[sıfat]
Zeytini olmayan
-
[sıfat]
Zeytini olmayan