İçinde ns olan 5 harfli 26 kelime var. İçerisinde NS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ns olan kelimeler listesine ya da Sonu ns ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AJANS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Haber toplama ve yayma işiyle uğraşan kuruluş
  2. Bir ticari kuruluşu tanıtan, onunla ilgili bilgi aktaran ve bu yolla kazanç sağlayan iş kolu
    • "Reklam ajansı."
  3. Bu iş kollarının çalıştığı büro
  4. Radyoda haber bülteni

CİNSİ
...
İNSAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İki eli olan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı
    • "Yine yeşil yosunlu, insan ayağı değmemiş gibi yokuşlar var ağaçlı..." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı
    • "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar." (Haldun Taner)
  3. [sıfat] Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse)

İNSAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Acımaya, vicdana veya mantığa dayanan adalet
    • "Sende insaf yok mu, adamcağız bu borcu birden verirse işi bozulmaz mı?"
  2. [ünlem] "Acı, düşün" anlamlarında bir seslenme sözü
    • "İnsaf! Oraya yarım saatte gidilir mi?"

UNSUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Öge
    • "Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir." (Atatürk)

ÖNSEL

  1. [sıfat] Hiçbir denemeye dayanmayan ve akıl yordamıyla bulunup ortaya konan, apriori

ESANS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan, kokulu ve uçucu sıvı
    • "İçlerinden biri, galiba esmerleri, bir esans sürmüştü." (Haldun Taner)

OFANS
...
SEANS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir meslek veya sanat adamının yaptığı işle ilgili olarak harcadığı süre
    • "Ressam portresini üç seansta tamamladı."
  2. Gösterim
    • "... film seansları için gruplar bir kapı aralığında kümeleşir." (Haldun Taner)
  3. Aralıksız bir iş için harcanan süre

TRANS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu
    • "O garip bir transa girmişti; beni konuşturmak, nasıl aşağılık duygusu içinde kıvrandığımı işitmek istiyordu." (Ahmet Ümit)
  2. Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme
    • "Mükrimin Hoca trans hâline girer, o gazanın kahramanları ile özdeşleşir." (Haldun Taner)

ENSAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler

ANSIZ

  1. [zarf] Ansızın
  2. [sıfat] Anlayışsız, akılsız

ÜNSÜZ

  1. [sıfat] Ünü olmayan, gösterişsiz, şöhretsiz
  2. [isim] Ses yolunda bir engele çarparak çıkan ses, sessiz, sessiz harf, konson, konsonant

SİNSİ

  1. [sıfat] Gizli ve kurnazca kötülük yapan
    • "Bu kadın ne kadar inatçı, sinsi bir kadın!" (Memduh Şevket Esendal)
  2. Gizlilik ve kurnazlık belirten
    • "Beklenilmeyen, sessiz, sinsi bir giriş." (Refik Halit Karay)
  3. Gizlice başlayan, yavaş gelişen ve ağır sonuçlar doğurabilen (hastalık vb.)
    • "Birtakım aslı faslı olmayan ağrılar yaratan sıtma mikrobu gibi sinsi bir yorgunluk vardı." (Sait Faik Abasıyanık)

HÜNSA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Er dişi

YANSI

  1. [isim] Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs
  2. Tepke

ENSİZ

  1. [sıfat] Eni küçük olan, dar
    • "Bu ensiz tahta köprü altında ince dere." (Enis Behiç Koryürek)

PENSE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çeşitli biçim ve büyüklükte maşa veya kıskaç
  2. Birçok meslek dalında çeşitli nesneleri sıkmak, germek, kıvırmak, tutmak vb. işler için kullanılan değişik biçimlerde el aleti, pens

PRENS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen unvan
  2. Bir prensliğin başında bulunan kimse
  3. Bazı ülkelerde en yüksek soyluluk unvanı

ONSUZ

  1. [zarf] O olmaksızın
    • "Onsuz kalınacak uzun günler ve geceleri nasıl geçirecektik?" (Abdülhak Şinasi Hisar)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü