İçinde nmak olan 10 harfli 133 kelime var. İçerisinde NMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nmak olan kelimeler listesine ya da sonu nmak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Nmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K M N
3 Harfli Kelimeler
KAM, KAN, NAM
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AN, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UYGULANMAK
-
-
[nesnesiz]
Uygulama işine konu olmak
- "Müdür, emrinin tastamam uygulandığını duyarak memnun oldu."
-
[nesnesiz]
Uygulama işine konu olmak
- UĞURLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Uğurlama işi yapılmak
- "Andelip, İstanbul'daki belli başlı hemşirelere yazılmış tavsiye mektuplarıyla kasabadan uğurlanır."
-
[nesnesiz]
Uğurlama işi yapılmak
- HARILANMAK
-
-
[nesnesiz]
Hayvan huysuzlanmak, huysuzluk etmek
-
[nesnesiz]
Hayvan huysuzlanmak, huysuzluk etmek
- BUĞULANMAK
-
-
[nesnesiz]
Üzerinde buğu oluşmak, buğu ile kaplanmak; puslanmak
- "Cigara dumanı, solukların sıcaklığı ile kahvelerin camları iyice buğulanmıştı."
-
Göz nemlenmek
-
[mecaz]
Canlılığını yitirmek
- "Tek tük ampullerden dökülen kırık dökük ışık demetleri adamakıllı buğulanmıştı."
-
[nesnesiz]
Üzerinde buğu oluşmak, buğu ile kaplanmak; puslanmak
- AĞAÇLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Ağaçlı duruma gelmek
- "Şahsen meşhur olacağıma yani koyun sürüsüyle iç içe yaşayacağıma ağaçlanan bir fundalıkta ölmeyi yeğlerim."
-
[nesnesiz]
Ağaçlı duruma gelmek
- ZIRHLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Zırh giymek
- "O Kureyşliler, neleri var, neleri yoksa topladılar, çarşı pazar sattılar, elli bin altın tedariklediler; tepeden tırnağa zırhlandılar, pusatlandılar."
-
Zırh kuşatılmak
-
[nesnesiz]
Zırh giymek
- BABALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Babaları tutmak, çok öfkelenmek
-
[argo]
Diklenerek kabadayıca davranmak
- "Hemen babalanarak ben çekerim küreği, dedi ve bir kayık kiraladık."
-
Babalı olmak, babalı duruma gelmek
- "Af geldi, af geldi de Müslüman evleri şeneldi, babasız evler babalandı, oğulsuz evler oğullandı, yüreğimiz yağlandı, kursağımız ısındı."
-
[nesnesiz]
Babaları tutmak, çok öfkelenmek
- AYAKLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Çocuk yürümeye başlamak
-
Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek
-
Ayağa kalkıp gitmeye davranmak
-
[mecaz]
Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek
-
[mecaz]
Uyanmak, uyanıp kalkmak
- "Sazlı köyü ayaklandığı zaman gökyüzü daha esmerdi ve ayaz insanın yüzünü ısırıyordu."
-
[nesnesiz]
Çocuk yürümeye başlamak
- GAGALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Gagalama işi yapılmak
-
[mecaz]
Azarlanmak, hırpalanmak
-
[nesnesiz]
Gagalama işi yapılmak
- ALIMLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Alımlama işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Alımlama işi yapılmak
- YURTLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir yeri yurt edinmek, yurt sahibi olmak
-
[nesnesiz]
Bir yeri yurt edinmek, yurt sahibi olmak
- SIRTLANMAK
-
-
[-i]
Sırtlamak işi yapılmak
-
[mecaz]
Sorumluluk almak, üstüne almak
- "Eşini pek az görmüş, çocuklarının mesuliyetini tek başına sırtlanmak zorunda kalmış."
-
[-i]
Sırtlamak işi yapılmak
- AYARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Ayar edilmek, birbirine uygun duruma getirilmek
- "Saat ayarlandı. Fiyatlar ayarlandı."
-
[nesnesiz]
Ayar edilmek, birbirine uygun duruma getirilmek
- ÇABALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Çabalama işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Çabalama işi yapılmak
- ADAKLANMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Adına adak adanmak
- "Adak kurbanın eti ise incelediğimiz bölgelerde adaklanmış kimseler tarafından yenmez..."
-
[ağızlardan]
Bakınız nişanlanmak
-
[nesnesiz, -le]
Adına adak adanmak
- EMROLUNMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız emredilmek
-
[nesnesiz]
Bakınız emredilmek
- HAVALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Temiz hava alması sağlanmak, havası değiştirilmek
- "Oda her gün havalanmalı."
-
Yerden ayrılıp göğe yükselmek
- "Top ileri geri her havalandıkça bar bar bağırıyorlardı."
-
Bir şey hava akımıyla yer değiştirmek
-
[mecaz]
Kibirli, gururlu, çalımlı davranışlarda bulunmak
-
[mecaz]
Yerinde oturamaz duruma gelmek
-
[mecaz]
Beğenilmeyen davranışlarda bulunmak
-
[nesnesiz]
Temiz hava alması sağlanmak, havası değiştirilmek
- ARAKLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Araklama işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Araklama işine konu olmak
- YUVALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Ev bark, yuva sahibi olmak, yuva kurmak
-
[askerlik]
Silah, görünmeyecek bir biçimde gizlenmek
-
[mecaz]
Bir yerde birikmek, toplanmak
- "Bu isim bana bir zamanlar İstanbul'un en kirli âlemlerinde yuvalanmış bir simayı hatırlattı."
-
[nesnesiz]
Ev bark, yuva sahibi olmak, yuva kurmak
- SIRALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Sıra oluşturacak biçimde yer almak
- "Rafların üst katlarında düzenli düzenli sıralanmış kitaplar, alt katlara doğru bir karmaşa hâlini almış."
-
Sıraya, düzene konulmak
- "Her lakırtı konuşulmuş, yapılacak şeyler sıralanmış, yalnız onları yapmak, yaptırmak kalmıştı."
-
[nesnesiz]
Sıra oluşturacak biçimde yer almak