İçinde nma olan 8 harfli 211 kelime var. İçerisinde NMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nma olan kelimeler listesine ya da sonu nma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Nma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M N

3 Harfli Kelimeler

NAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AN, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIĞINMAK

  1. [-e] Tehlikelerden kaçarak güvenilir bir yere çekilmek
    • "Artık arkasına sığınacak bir camekânım da yok." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Korunmak amacıyla bir yere veya birine başvurmak, başkalarının yardım ve korunmasına ihtiyaç duymak
    • "Karı koca o evlerden birinde bir odacığa sığınmıştık." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Genellikle siyasi sebeplerle kendi ülkesinden kaçıp başka ülkeye gitmek; iltica etmek
  4. [mecaz] Güvenmek, yardım istemek veya ummak
    • "Kendisini küçük gören bir millet, insaniyet şefkatine sığınarak yaşayamaz." (Orhan Seyfi Orhon)
OKLANMAK

  1. [nesnesiz] Okla vurulmak
TIKLANMA

  1. [isim] Tıklanmak işi
SIKINMAK

  1. [nesnesiz] Kendini sıkmak
SIRLANMA

  1. [isim] Sırlanmak durumu
KARLANMA

  1. [isim] Karlanmak işi
POZLANMA

  1. [isim] Pozlanmak işi
TANINMAK

  1. [nesnesiz] Kim veya ne olduğu bilinmek; tanılmak
    • "İçeride bir süre, tanınan bu sesin verdiği bir korku ile her şey sustu." (Refik Halit Karay)
  2. Herhangi bir özelliği ile bilinmek
    • "Tanınmak daha çok kendini tanıtmakla olabilir." (Metin And)
  3. Hukuki yönden varlığı kabul edilmek
BOŞANMAK

  1. [-den] Karı ve koca mahkeme kararı ile evlilik birliğini bitirmek; ayrılmak
    • "Ne oldu da kocasından boşandı, sen anladın mı?" (Memduh Şevket Esendal)
  2. Hayvan başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak; boşalmak
    • "Cemşir, zincirinden boşanmış ayı hıncıyla merdiveni bir solukta indi…" (Orhan Kemal)
  3. [nesnesiz] Kan, su, ter, gözyaşı, yağmur vb. sıvılar aniden ve şiddetle akmaya, dökülmeye başlamak
    • "Bir zamandır kendimi tutamıyorum, gözyaşlarım birden boşanıyor." (Ercüment Ekrem Talu)
  4. [nesnesiz] Baskı altında gergin duran bir şey birden ve hızla kurtulmak
    • "Vecihe, fazla kurulmuş bir zemberek şiddetiyle boşandı." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. [nesnesiz] Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak
    • "Yoksa tımarhane mi boşanmıştı?" (Ömer Seyfettin)
  6. [ağızlardan] Kıyafet, ruh hâli vb. şeylerden kurtulmak
    • "Sabırsız ellerle acele acele üst başından boşandı ve çıplak olarak denize atladı." (Halikarnas Balıkçısı)
  7. [mecaz] Bir süre kendini tuttuktan sonra aniden ağlamaya başlamak
    • "Kimseciklerin olmadığını anlayınca bir boşandı, bir boşandı ... Çoktandır, belki yirmi yıldır böyle ağlamamıştı." (Yaşar Kemal)
ÇALKANMA

  1. [isim] Çalkanmak işi
    • "Mehtap âlemiyle bütün Boğaziçi'nin çalkanmasına rağmen bu gecenin bir saz gecesi olacağını mutlaka herkes işitmiş olamazdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
AVLANMAK

  1. [nesnesiz] Avlama işine konu olmak
    • "Bizi dağlar kurtarır, yıllardır avlandık, avlandık, avlandık işçi gibi, köylü gibi avlandık!.." (Fakir Baykurt)
  2. Ava gitmek, ava çıkmak, av için dolaşmak
    • "Babam o yaz sonunda avlanmak için Çardak'a gitti." (Ayla Kutlu)
TIRMANMA

  1. [isim] Tırmanmak işi
    • "Radyatörün suyunu tazeledikten sonra virajlı yokuşu tırmanmaya başladı." (Aka Gündüz)
  2. [spor] Özel araçlardan yararlanarak vücudu, kollarla çekerek yukarı doğru çıkma
  3. [askerlik] Atom silahlarının gücünün önüne geçilmez, önlenemez bir biçimde hızlanmasını belirten terim
  4. [mecaz] Bir durumun, bir olgunun giderek güç kazanması, etkisini artırması, güçlenmesi
SAPTANMA

  1. [isim] Saptanmak işi
FISLANMA

  1. [isim] Fıslanmak işi
BULANMAK

  1. [-e] Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak; belenmek
    • "Parfüme bulanmış bir ter, boyalı suratlarından buharlaşıyor." (Attilâ İlhan)
  2. [nesnesiz] Duruluğunu yitirmek
    • "Havuz bulandı."
  3. [nesnesiz] Parlaklığını ve açıklığını yitirmek
    • "Hava bulandı."
  4. [nesnesiz] Mide bulantısı olmak
  5. [nesnesiz, mecaz] Bakınız karışmak
YILLANMA

  1. [isim] Yıllanmak işi
PASLANMA

  1. [isim] Paslanmak işi; oksidasyon
    • "İşe koyulmak tam tersine paslanmamızı önler, bizi diri tutar." (Haldun Taner)
YAMANMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız yamalanmak
  2. [-e, nesnesiz] Kötü bir şey veya kimse birinin üstünde kalmak, birine yük olmak, yükletilmek
    • "Kız o oğlana yamandı. Bu kedi bize yamandı."
ZAMLANMA

  1. [isim] Zamlanmak işi
ASILANMA

  1. [isim] Asılanmak işi; intifa
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü