İçinde nma olan 6 harfli 39 kelime var. İçerisinde NMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nma olan kelimeler listesine ya da sonu nma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Nma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M N

3 Harfli Kelimeler

NAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AN, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AVUNMA

  1. [isim] Avunmak işi; teselli
    • "Avunma kültürü gençliği sarsıyor ama bu arada gençlerin yaşı ilerliyor." (M. Bayram Ayaz)
ABANMA

  1. [isim] Abanmak işi
    • "Beşte devre olur, onda biterdi abanmanın yasak olduğu maçlar ve kaleci topu üç kere sektirince açılmak âdettendi." (Sinan Mutver)
AŞINMA

  1. [isim] Aşınmak işi
  2. [jeoloji] Bakınız erozyon
SANMAK

  1. [nesnesiz] Herhangi bir şeyin zihinde kurulduğu gibi gerçekleştiğine inanmak; zannetmek, zanneylemek
    • "Babam, hiç hoşnut olmadığımı, beni yine sevindiremediğini sandı." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Tahmine dayanarak hüküm vermek; farz etmek
    • "Bu hareketimi tamamıyla histen gelen bir şey sandı." (Peyami Safa)
  3. Bir şey veya kimsenin ... olduğunu düşünmek; bellemek (I), bilmek
    • "Doktor Sevim, hastayı ilk gördüğü an kendinde değil sanmıştı." (Attilâ İlhan)
İNANMA

  1. [isim] İnanmak işi
    • "Sizi de inanmaya cebretmek isteyen bunamış bir inat ve ısrar ile söylüyor." (Abdülhak Şinasi Hisar)
BUNMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Azla yetinmemek
AÇINMA

  1. [isim] Açınmak işi
ATANMA

  1. [isim] Atanmak işi; tayin edilme
IKINMA

  1. [isim] Ikınmak işi
KONMAK

  1. [-e] Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek
    • "Bir bülbül gelip konmuştu havuzun kıyısına." (Çetin Altan)
  2. Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak
  3. Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek
  4. [mecaz] Bir şeyi emeksiz edinmek
    • "Ayşe de yarın öbür gün bir lise hocası olacak belki de servete de konacaktı." (Halide Edip Adıvar)
UYANMA

  1. [isim] Uyanmak durumu; intibah
    • "Hayalperest kendi âlemine dalmışken uyanmasına imkân yoktur." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Uyku durumundan çıkma
    • "Homurdanarak derin ve tatlı bir sabah uykusundan uyanmaya çalışıyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
YANMAZ

  1. [sıfat] Isıya karşı dayanıklı olan, yanmayan
ISINMA

  1. [isim] Isınmak işi
    • "Isınmayı umarak başımı yastığa gömüyorum." (Ahmet Ümit)
UYUNMA

  1. [isim] Uyunmak işi
SINMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Kırılmak, parçalanmak, bozulmak
  2. Yenilmek, bozguna uğramak
AĞINMA

  1. [isim] Ağınmak işi
YANMAK

  1. [nesnesiz] Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak
    • "Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz." (Anayasa)
  2. Ateş durumuna geçmek, tutuşmak; harıldamak
    • "Kömür yandı. Ocaktaki odun yandı."
  3. Isı, ışık veren bir konuma geçmek
    • "Gece oldu, ışıklar yandı, yatsı vakti geldi." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek
    • "Yemek yandı. Ekmek yandı."
  5. Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak
    • "Ateşe dokundu, eli yandı. Güneşten kolları yandı."
  6. Vücut veya nesnelerin ısısı artmak
    • "Ateşler içinde, günlerce titreyerek yanar." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Odamız yaz günleri çinko damın altında yanar durur." (Orhan Veli Kanık)
  7. Parlamak, parıldamak
    • "Birkaç batarya top, kızgın güneş altında pırıl pırıl yanıyor." (Falih Rıfkı Atay)
  8. Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek
    • "Kumaş boyadan yanmış. Ekinler dondan yanmış."
  9. Yanık acısına benzer bir acı duymak
    • "Boğazım yanıyor. Biberden ağzım yandı."
  10. Çok istemek, çabalamak
    • "Çocuklar, kendilerini beğendirmek için yanıyorlar." (Reşat Nuri Güntekin)
  11. [mecaz] Çok üzülmek
    • "Bu yaz tatil yapamayacağıma yanıyorum."
  12. [mecaz] Çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek
  13. [mecaz] Hükümsüz kalmak, değerini yitirmek
    • "Vaktinde değiştirilmeyen kâğıt paralar yandı."
  14. [mecaz] Zarara, kötülüğe uğramak
    • "Maazallah! Birimize kitaptan rastgele bir şey soracak olsa yandığımız gündü." (Haldun Taner)
  15. [mecaz] Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak
  16. [mecaz] Bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak
    • "Yazı yazmak, hayatımı anlatmak, kalbimi dökmek ihtiyacıyla yanıyorum." (Sermet Muhtar Alus)
OKUNMA

  1. [isim] Okunmak işi
    • "Her şairin içinde bir okunma, bir yayılma, bir beğenilme hırsı vardır." (Orhan Veli Kanık)
OLUNMA

  1. [isim] Olunmak işi veya durumu
ULANMA

  1. [isim] Ulanmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü