İçinde nma olan 6 harfli 39 kelime var. İçerisinde NMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nma olan kelimeler listesine ya da sonu nma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Nma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A M N
3 Harfli Kelimeler
NAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AN, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AVUNMA
-
-
[isim]
Avunmak işi; teselli
- "Avunma kültürü gençliği sarsıyor ama bu arada gençlerin yaşı ilerliyor."
-
[isim]
Avunmak işi; teselli
- ABANMA
-
-
[isim]
Abanmak işi
- "Beşte devre olur, onda biterdi abanmanın yasak olduğu maçlar ve kaleci topu üç kere sektirince açılmak âdettendi."
-
[isim]
Abanmak işi
- AŞINMA
-
-
[isim]
Aşınmak işi
-
[jeoloji]
Bakınız erozyon
-
[isim]
Aşınmak işi
- SANMAK
-
-
[nesnesiz]
Herhangi bir şeyin zihinde kurulduğu gibi gerçekleştiğine inanmak; zannetmek, zanneylemek
- "Babam, hiç hoşnut olmadığımı, beni yine sevindiremediğini sandı."
-
Tahmine dayanarak hüküm vermek; farz etmek
- "Bu hareketimi tamamıyla histen gelen bir şey sandı."
-
Bir şey veya kimsenin ... olduğunu düşünmek; bellemek (I), bilmek
- "Doktor Sevim, hastayı ilk gördüğü an kendinde değil sanmıştı."
-
[nesnesiz]
Herhangi bir şeyin zihinde kurulduğu gibi gerçekleştiğine inanmak; zannetmek, zanneylemek
- İNANMA
-
-
[isim]
İnanmak işi
- "Sizi de inanmaya cebretmek isteyen bunamış bir inat ve ısrar ile söylüyor."
-
[isim]
İnanmak işi
- BUNMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Azla yetinmemek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Azla yetinmemek
- AÇINMA
-
-
[isim]
Açınmak işi
-
[isim]
Açınmak işi
- ATANMA
-
-
[isim]
Atanmak işi; tayin edilme
-
[isim]
Atanmak işi; tayin edilme
- IKINMA
-
-
[isim]
Ikınmak işi
-
[isim]
Ikınmak işi
- KONMAK
-
-
[-e]
Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek
- "Bir bülbül gelip konmuştu havuzun kıyısına."
-
Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak
-
Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek
-
[mecaz]
Bir şeyi emeksiz edinmek
- "Ayşe de yarın öbür gün bir lise hocası olacak belki de servete de konacaktı."
-
[-e]
Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek
- UYANMA
-
-
[isim]
Uyanmak durumu; intibah
- "Hayalperest kendi âlemine dalmışken uyanmasına imkân yoktur."
-
Uyku durumundan çıkma
- "Homurdanarak derin ve tatlı bir sabah uykusundan uyanmaya çalışıyor."
-
[isim]
Uyanmak durumu; intibah
- YANMAZ
-
-
[sıfat]
Isıya karşı dayanıklı olan, yanmayan
-
[sıfat]
Isıya karşı dayanıklı olan, yanmayan
- ISINMA
-
-
[isim]
Isınmak işi
- "Isınmayı umarak başımı yastığa gömüyorum."
-
[isim]
Isınmak işi
- UYUNMA
-
-
[isim]
Uyunmak işi
-
[isim]
Uyunmak işi
- SINMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Kırılmak, parçalanmak, bozulmak
-
Yenilmek, bozguna uğramak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Kırılmak, parçalanmak, bozulmak
- AĞINMA
-
-
[isim]
Ağınmak işi
-
[isim]
Ağınmak işi
- YANMAK
-
-
[nesnesiz]
Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak
- "Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz."
-
Ateş durumuna geçmek, tutuşmak; harıldamak
- "Kömür yandı. Ocaktaki odun yandı."
-
Isı, ışık veren bir konuma geçmek
- "Gece oldu, ışıklar yandı, yatsı vakti geldi."
-
Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek
- "Yemek yandı. Ekmek yandı."
-
Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak
- "Ateşe dokundu, eli yandı. Güneşten kolları yandı."
-
Vücut veya nesnelerin ısısı artmak
- "Ateşler içinde, günlerce titreyerek yanar."
- "Odamız yaz günleri çinko damın altında yanar durur."
-
Parlamak, parıldamak
- "Birkaç batarya top, kızgın güneş altında pırıl pırıl yanıyor."
-
Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek
- "Kumaş boyadan yanmış. Ekinler dondan yanmış."
-
Yanık acısına benzer bir acı duymak
- "Boğazım yanıyor. Biberden ağzım yandı."
-
Çok istemek, çabalamak
- "Çocuklar, kendilerini beğendirmek için yanıyorlar."
-
[mecaz]
Çok üzülmek
- "Bu yaz tatil yapamayacağıma yanıyorum."
-
[mecaz]
Çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek
-
[mecaz]
Hükümsüz kalmak, değerini yitirmek
- "Vaktinde değiştirilmeyen kâğıt paralar yandı."
-
[mecaz]
Zarara, kötülüğe uğramak
- "Maazallah! Birimize kitaptan rastgele bir şey soracak olsa yandığımız gündü."
-
[mecaz]
Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak
-
[mecaz]
Bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak
- "Yazı yazmak, hayatımı anlatmak, kalbimi dökmek ihtiyacıyla yanıyorum."
-
[nesnesiz]
Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak
- OKUNMA
-
-
[isim]
Okunmak işi
- "Her şairin içinde bir okunma, bir yayılma, bir beğenilme hırsı vardır."
-
[isim]
Okunmak işi
- OLUNMA
-
-
[isim]
Olunmak işi veya durumu
-
[isim]
Olunmak işi veya durumu
- ULANMA
-
-
[isim]
Ulanmak işi
-
[isim]
Ulanmak işi