İçinde nm olan 7 harfli 209 kelime var. İçerisinde NM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nm olan kelimeler listesine ya da sonu nm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖNENME

  1. [isim] Gönenmek işi
ULANMAK

  1. [nesnesiz] Ulama işi yapılmak
    • "Birbirine ulanan koridorlar boyunca yürüyorum." (İnci Aral)
KILINMA

  1. [isim] Kılınmak işi
UZANMAK

  1. [-e] Boylu boyunca yatmak
    • "Büyük bir karyola ve içinde ben uzanmışım, sen baş ucumda oturup sessiz bekliyorsun beni." (Nâzım Hikmet)
  2. Bakınız gitmek
    • "Öğleden sonra Şişli'den Beyoğlu'na kadar uzandım." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. [nesnesiz] Bir alana yayılmak
    • "Sokağın dibinden gelen bir elektrik lambasının titreye titreye uzanan ışığında, bu iki gölgenin umumi şekilleri görülüyor." (Peyami Safa)
  4. [nesnesiz] Bir şey boyunca sıralanmak
    • "İncecik ırmaklar vardı ki kenarları boyunca uzanan sazlıkları arasından pembe tüylü flamingolar gezinirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. Bir yere yetişmek, ulaşmak
  6. Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak
    • "Cici Bey balkondan ablasının penceresine bir daha uzandı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  7. İleriye doğru devam etmek
  8. [argo] Sarkıntılık etmek
DOLUNMA

  1. [isim] Bakınız doluşulma
KORUNMA

  1. [isim] Korunmak işi
    • "Ekinlerinizin korunması için de gereken tedbirleri alınız." (Necip Fazıl Kısakürek)
ALINMAK

  1. [-e, nesnesiz] Alma işi yapılmak
    • "Mahalle mektebinden alınmış, rüştiyeye verilmiş." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Elde edilmek
    • "Her biri gerçek hayattan alınmış birer gerçek olmak." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  3. [-den] Bakınız uyarlanmak
  4. [-e, -den, mecaz] Bir sözün, bir davranışın kendisine söylendiğini veya yapıldığını sanarak incinmek
    • "Emekli ajan, alınmış gibi maun masanın arkasında oturan kişiyi süzdü." (Osman Aysu)
BAKINMA

  1. [isim] Bakınmak işi
    • "Otele giriş çıkışları, lobide oturup etrafa bakınması artık diğerlerini ilgilendirmiyordu." (Saim Kolhan)
SIVANMA

  1. [isim] Sıvanmak işi
İSLENME

  1. [isim] İslenmek işi
ENENMEK

  1. [nesnesiz] İğdiş edilmek
  2. Hadım edilmek
GİYİNME

  1. [isim] Giyinmek işi
    • "Hemen aynalı dolabını açtı, en iyi çarşafını çıkararak acele giyinmeye başladı." (Peyami Safa)
BÜKÜNME

  1. [isim] Bükünmek işi
OVUNMAK

  1. [nesnesiz] Ovma işi yapılmak
KUŞANMA

  1. [isim] Kuşanmak işi
YAŞANMA

  1. [isim] Yaşanmak işi
YAYINMA

  1. [isim, fizik] Işığın, pürüzleri bulunan bir yüzeyin her noktasında yansıyarak pek çok doğrultuda yayılması olayı; yayınım
ÖVÜNMEK

  1. [-le] Bir niteliği sebebiyle kendini yücelmiş sayarak bundan abartmalı bir biçimde söz etmek; kıvançlanmak, iftihar etmek
    • "Sonra oyuncakları ile övünen bir çocuk gibi gülümseyerek ilave ederdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [nesnesiz] Kendi kendini övmek
    • "Yaptığı fedakârlıktan övünüyor diye kadına kızardık." (Aka Gündüz)
UYANMAK

  1. [nesnesiz] Uyku durumundan çıkmak
    • "Seher vaktine yakın uyanmışım." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bitkiler canlanıp yeşermeye başlamak
    • "Tomurcuklar patlamış, tabiat iyiden iyiye uyanmıştı." (Burhan Felek)
  3. Ortaya çıkmak
    • "Sevda, dedim, gönlümde bir coşkun ateş dalgalandı / Gözüm daldı, hayalimde yine binbir zevk uyandı" (Enis Behiç Koryürek)
  4. [mecaz] Gerçekleri anlar, kavrar duruma gelmek
  5. [mecaz] Bilgisizlikten kurtulmak
  6. [argo] Cinsel yönden hazır duruma gelmek
SAVUNMA

  1. [isim] Saldırıya karşı koyma; müdafaa
    • "Mustafa Kemal'in orada seçtiği savunma hattı, Millî Misak'taki Türkiye sınırı idi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Bir kişiyi, bir düşünceyi doğru, haklı göstermeyi amaçlayan yazı veya konuşma; savunu, müdafaaname
  3. [spor] Bir takımın, kalesini korumak için gösterdiği çaba; defans
  4. [spor] Kalecinin önünde yer alan, kaleyi savunan oyuncular; defans
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü