İçinde nm olan 6 harfli 61 kelime var. İçerisinde NM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nm olan kelimeler listesine ya da sonu nm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UYUNMA

  1. [isim] Uyunmak işi
AŞINMA

  1. [isim] Aşınmak işi
  2. [jeoloji] Bakınız erozyon
DENMEK

  1. [nesnesiz] Ad verilmek
    • "Kadının köylü kılığına girmiş bir şehir kızı denecek kadar nazlı çehresi, endamı ve duruşu var." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Söylenmek, sözü edilmek
ABANMA

  1. [isim] Abanmak işi
    • "Beşte devre olur, onda biterdi abanmanın yasak olduğu maçlar ve kaleci topu üç kere sektirince açılmak âdettendi." (Sinan Mutver)
DONMAK

  1. [nesnesiz] Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek; buymak
  2. Yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek
    • "Arabacım neredeyse donmak üzereydi." (Kenan Hulûsi Koray)
  3. Çok üşümek
  4. Bitki soğuktan zarar görmek, yararlanılmaz duruma gelmek
  5. Kimyasal bir etki ile katılaşmak
    • "Çimento ve alçı çabuk donar."
  6. [fizik] Eriyik durumda bulunan bir metal katı duruma geçmek
  7. [mecaz] Beklenmedik bir durum karşısında birden hareketsiz kalmak
    • "Salonun içinde kimse kımıldayamadı. Hepsi olduğu yerde dondu. Taş kesildi." (Ömer Seyfettin)
  8. [mecaz] Gelişmemek, yeniliklere açık olmamak
    • "Bütün kafaların donmuş, taşlaşmış olmasını istiyorlar." (Çetin Altan)
UYANMA

  1. [isim] Uyanmak durumu; intibah
    • "Hayalperest kendi âlemine dalmışken uyanmasına imkân yoktur." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Uyku durumundan çıkma
    • "Homurdanarak derin ve tatlı bir sabah uykusundan uyanmaya çalışıyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
İNMELİ

  1. [sıfat] Bir tarafında inme bulunan; felçli, mefluç, nüzullü
    • "Hastanın sağ tarafı inmeli." (Peyami Safa)
YANMAK

  1. [nesnesiz] Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak
    • "Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz." (Anayasa)
  2. Ateş durumuna geçmek, tutuşmak; harıldamak
    • "Kömür yandı. Ocaktaki odun yandı."
  3. Isı, ışık veren bir konuma geçmek
    • "Gece oldu, ışıklar yandı, yatsı vakti geldi." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek
    • "Yemek yandı. Ekmek yandı."
  5. Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak
    • "Ateşe dokundu, eli yandı. Güneşten kolları yandı."
  6. Vücut veya nesnelerin ısısı artmak
    • "Ateşler içinde, günlerce titreyerek yanar." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Odamız yaz günleri çinko damın altında yanar durur." (Orhan Veli Kanık)
  7. Parlamak, parıldamak
    • "Birkaç batarya top, kızgın güneş altında pırıl pırıl yanıyor." (Falih Rıfkı Atay)
  8. Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek
    • "Kumaş boyadan yanmış. Ekinler dondan yanmış."
  9. Yanık acısına benzer bir acı duymak
    • "Boğazım yanıyor. Biberden ağzım yandı."
  10. Çok istemek, çabalamak
    • "Çocuklar, kendilerini beğendirmek için yanıyorlar." (Reşat Nuri Güntekin)
  11. [mecaz] Çok üzülmek
    • "Bu yaz tatil yapamayacağıma yanıyorum."
  12. [mecaz] Çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek
  13. [mecaz] Hükümsüz kalmak, değerini yitirmek
    • "Vaktinde değiştirilmeyen kâğıt paralar yandı."
  14. [mecaz] Zarara, kötülüğe uğramak
    • "Maazallah! Birimize kitaptan rastgele bir şey soracak olsa yandığımız gündü." (Haldun Taner)
  15. [mecaz] Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak
  16. [mecaz] Bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak
    • "Yazı yazmak, hayatımı anlatmak, kalbimi dökmek ihtiyacıyla yanıyorum." (Sermet Muhtar Alus)
DİNMEK

  1. [nesnesiz] Sona ermek, bitmek, durmak
    • "Gözyaşlarım dindi, ferahladım, eski hayatıma kavuştum." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Kar ve yağmurun yağması, rüzgârın esmesi kesilmek veya durmak
    • "Dinmiş lodosların uğultusu içinde / İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı" (Orhan Veli Kanık)
  3. [mecaz] Yara iyileşmek
    • "Biraz sevinmek için bekledim dinsin yaram / Anladım, bana gülmek değil yaşamak haram" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
ÜŞENME

  1. [isim] Üşenmek işi; erinme
    • "Fakat tam kapıdan çıkacağım zaman, üstüme bir üşenmedir çöküyor." (Falih Rıfkı Atay)
OLUNMA

  1. [isim] Olunmak işi veya durumu
YANMAZ

  1. [sıfat] Isıya karşı dayanıklı olan, yanmayan
ENENME

  1. [isim] Enenmek durumu
ELENME

  1. [isim] Elenmek işi
KONMAK

  1. [-e] Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek
    • "Bir bülbül gelip konmuştu havuzun kıyısına." (Çetin Altan)
  2. Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak
  3. Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek
  4. [mecaz] Bir şeyi emeksiz edinmek
    • "Ayşe de yarın öbür gün bir lise hocası olacak belki de servete de konacaktı." (Halide Edip Adıvar)
UĞUNMA

  1. [isim] Uğunmak işi
    • "Vardığımda evin avlusundaki kalabalık her şeyi anlattı; evdeki ağlaşmaları, uğunmaları işittim." (Sevinç Çokum)
EŞİNME

  1. [isim] Eşinmek işi
IKINMA

  1. [isim] Ikınmak işi
AÇINMA

  1. [isim] Açınmak işi
ADANMA

  1. [isim] Adanmak işi
    • "… efesini, zeybeğini, müftüsünü, öğretmenini, her birine kitaplar adanması gereken, minnetle anılan insanlarını yâd etmede kendinden sonrakilere bir katkı sağlayabilirse emeği geçenler kıvanç duyacaktır." (Ali Sarıkoyuncu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü