İçinde nm olan 13 harfli 85 kelime var. İçerisinde NM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nm olan kelimeler listesine ya da sonu nm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KİREÇSİZLENME
-
-
[isim, jeoloji]
Kayaçların içinde bulunan kalsiyum karbon tuzunun sularla eritilerek alınması
-
[isim, jeoloji]
Kayaçların içinde bulunan kalsiyum karbon tuzunun sularla eritilerek alınması
- ÜMİTSİZLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız umutsuzlanmak
- "Kıymetli oğlum, yokluk günlerine düştüğünde ümitsizlenme, bizim anlayışımızda ümitsizliğe yer bulunmaz."
-
[nesnesiz]
Bakınız umutsuzlanmak
- UTANMAZCASINA
-
-
[zarf]
Bakınız utanmazca
- "Bunda o denli çirkin ve o denli utanmazcasına söz ve deyimler kullanılmıştı ki, bir kez okunduktan sonra, bir daha okunmasına ve dinlenilmesine katlanılamamıştı."
-
[zarf]
Bakınız utanmazca
- KARINCALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir yere, bir şey üzerine karınca üşüşmek
-
Vücudun bir yerindeki uyuşukluktan sonra, kan dolaşımının başlamasıyla o yerde karıncalar dolaşır gibi bir izlenim uyanmak
- "Adamcağızın ara sıra ayakları karıncalandıkça dolaşacak bir yeri bile yok."
-
Metal yüzeylerde pas yüzünden yer yer ufak delikler oluşmak
-
Verici veya alıcıdaki bozukluk sebebiyle televizyonda görüntü bozulmak
-
[mecaz]
Aşırı zihin yorgunluğundan dolayı bir şeyi, bir durumu kavramada zorluk çekmek
- "Satırlar gözünün önünden silinir, gelecekle ilgili düşüncelerim karıncalanırdı."
-
[nesnesiz]
Bir yere, bir şey üzerine karınca üşüşmek
- TÜKÜRÜKLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Tükürükleme işine konu olmak
- "Ellerinin tersiyle, avuçları ile, zifirlenen, tükürüklenen dudaklarını sildiler ve ıslanan ellerini de satacakları gazetelerde temizlediler; bağıra bağıra kapıdan çıkıp gittiler."
-
[nesnesiz]
Tükürükleme işine konu olmak
- CERAHATLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Yara irin toplamak
- "Doğayı coşturan baharda, çiçeklerin en güzel koktukları mevsimde, bütün bu güzelliklerin ortasında cerahatlenmiş bir ur gibiydi havuz!"
-
[nesnesiz]
Yara irin toplamak
- DİNAMİTLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Dinamitle havaya uçurulmak
-
[mecaz]
Bir biçimde engellenmek
-
[nesnesiz]
Dinamitle havaya uçurulmak
- NAFTALİNLENME
-
-
[isim]
Naftalinlenmek işi
-
[isim]
Naftalinlenmek işi
- KAHRAMANMARAŞ
-
-
[isim]
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri; Maraş
-
[isim]
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri; Maraş
- ÇERÇEVELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Çerçeve içine alınmak
- "Duvarlarda Avrupa mecmualarından kesilip çerçevelenmiş birkaç renkli resim vardı."
-
[nesnesiz]
Çerçeve içine alınmak
- KOLONYALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kolonya sürmek veya sürünmek
- "Sık sık kolonyalandığını görürüm."
-
[nesnesiz]
Kolonya sürmek veya sürünmek
- BÖLÜNMEMEZLİK
-
-
[isim]
Bakınız bölünmezlik
-
[isim]
Bakınız bölünmezlik
- BEREKETLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız çoğalmak
- "Doksan yaşına kadar yaşamış, yokluk yüzü görmemiş oğul uşak toplansa koca bir mahalle olacak kadar bereketlenmiş."
-
[nesnesiz]
Bakınız çoğalmak
- ELEKTRİKLENME
-
-
[isim]
Elektriklenmek işi
-
[isim]
Elektriklenmek işi
- BELİRLENMEZCİ
-
-
[sıfat, felsefe]
Belirlenmezcilik yanlısı olan; yad gerekirci, indeterminist
-
[sıfat, felsefe]
Belirlenmezcilik yanlısı olan; yad gerekirci, indeterminist
- BİLİNMEMEZLİK
-
-
[isim]
Bakınız bilinmezlik
-
[isim]
Bakınız bilinmezlik
- YÜKSELTGENMEK
-
-
[nesnesiz, kimya]
Bakınız oksitlenmek
-
[nesnesiz, kimya]
Bakınız oksitlenmek
- PARAZİTLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Radyo, telsiz vb. aygıtların yayınlarına yabancı ses karışmak
-
[nesnesiz]
Radyo, telsiz vb. aygıtların yayınlarına yabancı ses karışmak
- AĞIRŞAKLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak
-
[nesnesiz]
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak
- DÜŞÜNCELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Düşünceye dalmak, dalıp gitmek
- "Gözlerinizi yana dikip düşüncelenmeyiniz."
-
[nesnesiz]
Düşünceye dalmak, dalıp gitmek