İçinde nli olan 8 harfli 61 kelime var. İçerisinde NLİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nli olan kelimeler listesine ya da Sonu nli ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
L N İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NİL
2 Harfli Kelimeler
İL, İN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İÇKİNLİK
-
-
[isim]
İçkin olma durumu
-
[isim]
İçkin olma durumu
- EZGİNLİK
-
-
[isim]
Ezgin olma durumu
-
Açlık duygusunu andıran bir tedirginlik
- "İçine ezginlik veren heyecanla, balkon kapısının yanındaki koltuğa oturdu." (Cahit Uçuk)
-
Üzüntü, sıkıntı
- "Alacaklı değil, borçlu ezginliği vardı içimde." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Ezgin olma durumu
- İÇTENLİK
-
-
[isim]
İçten olma durumu, içten davranış, samimilik, samimiyet
- "Heyecana varan bir içtenliğin titrettiği sesiyle alınan kararın hayırlı olması için dua ediyordu." (Tarık Buğra)
-
[isim]
İçten olma durumu, içten davranış, samimilik, samimiyet
- YEĞİNLİK
-
-
[isim]
Yeğin olma durumu
-
Bir ses çıkarılırken algılanan ve titreşimlerin genliğinden kaynaklanan özellik
-
Bir etkinliğin veya bir gücün derecesi
- "Bir akımın yeğinliği. Manyetik alanın yeğinliği. Bir ışık kaynağının yeğinliği."
-
[isim]
Yeğin olma durumu
- GÜVENLİK
-
-
[isim]
Toplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumu, emniyet
-
[isim]
Toplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumu, emniyet
- İNGİNLİK
-
-
[isim]
İngin olma durumu
-
Güçten düşme, yaşlanma, inhitat
-
[isim]
İngin olma durumu
- ÖZDENLİK
-
-
[isim]
Özden olma durumu
-
Varlığı kendinden olma, kendi özüyle var olma durumu
- "Tanrı'nın özdenliği."
-
[isim]
Özden olma durumu
- GELİNLİK
-
-
[isim]
Gelin olma durumu
- "Düğünümde bulunmazsan gelinliğim içime sinmeyecek, diyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Gelin giysisi
- "Çalgısı, köçeği, rakısı, yemeği, gelinliği ile otomobil paralarını hep oğlanevi ödeyecekti." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Gelin giysisi yapmaya uygun (kumaş)
-
[sıfat]
Gelin olma çağına gelmiş (kız)
-
[sıfat]
Gelin için hazırlanmış
-
[isim]
Gelin olma durumu
- DENLİLİK
-
-
[isim]
Denli olma durumu
-
[isim]
Denli olma durumu
- BENLİKÇİ
-
-
Her konuda hep kendini ileri süren, hep kendinden söz eden kimse
-
Benlikçilik yanlısı olan kimse
-
Her konuda hep kendini ileri süren, hep kendinden söz eden kimse
- ZEMİNLİK
-
-
[isim]
Yer altı barınağı
-
[isim]
Yer altı barınağı
- SAKİNLİK
-
-
[isim]
Sakin olma durumu, durgunluk, sessizlik, dinginlik, sükûnet
- "Ağaçlar, çimler, çiçekler, ikindi güneşinin sakinliği içindeydiler." (Çetin Altan)
-
[isim]
Sakin olma durumu, durgunluk, sessizlik, dinginlik, sükûnet
- ŞEMDİNLİ
- ...
- KAHİNLİK
- ...
- DİNLİLİK
- ...
- ŞENLİKLİ
-
-
[sıfat]
Birçok kimsenin oturduğu, kalabalık, bayındır, şerefli
- "Doğancılar'da altı kahve bulunduğunu ama hiçbirinin bunun kadar şenlikli olmadığını söyler." (Salâh Birsel)
-
Eğlenceli
-
[sıfat]
Birçok kimsenin oturduğu, kalabalık, bayındır, şerefli
- ETKİNLİK
-
-
[isim]
Etkin olma durumu, müessiriyet
-
Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite
-
Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği
-
Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu
-
İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi
-
[isim]
Etkin olma durumu, müessiriyet
- ZEYTİNLİ
-
-
[sıfat]
Üzerinde veya içinde zeytin olan
- "Zeytinli kek."
-
[sıfat]
Üzerinde veya içinde zeytin olan
- DERİNLİK
-
-
[isim]
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı
-
Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu
-
Bulunulan yere göre uzakta olan yer
- "Ormanın derinliklerinden bir ses geldi."
-
Özüne inerek ayrıntılı bir biçimde kavrama
- "Ben şiir yazmayı, resim yapmayı, derinliklerde söyleşmeyi seven Sadri Alışık'ı da tanıdım." (Selim İleri)
-
Varlığın içi, özü
- "Ta yüreğinin derinliklerinden gelen ağlama sesi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Varlığı ortaya çıkarılamamış, kanıtlanamamış şey
- "Tarihin derinliklerine saklanmış olan gerçekler..."
-
Yanaşık veya dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık
- "Beş, altı yüz metre derinliği olan bir topçu müfrezesini yanlayıp geçmek epeyce zormuş." (Aka Gündüz)
-
Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi
-
[isim]
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı
- KEFENLİK
-
-
Kefen olarak kullanılmaya elverişli (bez)
- "Kefenlik kumaş."
-
Kefen olarak kullanılmaya elverişli (bez)