İçinde nl olan 8 harfli 271 kelime var. İçerisinde NL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nl olan kelimeler listesine ya da sonu nl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKRANLIK

  1. [isim] Akran olma durumu; baştaşlık
ENGİNLİK

  1. [isim] Engin olma durumu
  2. Alabildiğine genişlik
    • "Yaylayı inmiş, ovanın enginliğinde hızlıca yol alıyordu." (Nezihe Araz)
VİCDANLI

  1. [sıfat] Vicdanı olan
    • "Vicdanlı politikacının görevi toplumu, asıl gitmeleri gereken yöne sevk etmek için çalışmaktır." (Aydın Boysan)
KINLAMAK

  1. [-i] Bir şeye kın yapmak
  2. Bir şeyi kınına geçirmek
ZEBUNLUK

  1. [isim] Zebun olma durumu
    • "Bana gelince, nefis zebunluğu bakımından onlardan beterdim." (Necip Fazıl Kısakürek)
İMANLICA

  1. [zarf] İmanlı bir biçimde
İLHANLIK

  1. [isim] İlhan olma durumu
  2. Kendi topraklarında oturan çeşitli ulusları egemenliği altında toplayan devlet biçimi; imparatorluk
  3. Böyle bir devletin yönetimi altındaki ülkelerin bütünü
ORMANLIK

  1. [sıfat] Ormanı çok olan, ormanla kaplı veya orman gibi olan (yer)
KARANLIK

  1. [isim] Işık olmama durumu; zulmet
    • "Karanlıkta duyduğumuz çam kokularına artık yakınlaştığımız denizin rutubeti karışıyordu." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  2. [sıfat] Işıksız olan; muzlim
  3. [mecaz] Üzüntü, sıkıntı, perişanlık
    • "Demiştim ya, bütün memleketi bir yas karanlığı kaplamıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. [sıfat, mecaz] Yasalara, töreye uygun olmayan
    • "Bu karanlık işlerin hesabını sorarlar." (Memduh Şevket Esendal)
  5. [sıfat, mecaz] Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum)
    • "Fahri'nin gözlerinde karanlık bir ifade var, umutsuzluk, öfke karışımı bir şey." (Ahmet Ümit)
  6. [sıfat, mecaz] Bakınız karışık
KİMYONLU

  1. [sıfat] İçinde kimyon bulunan
    • "Kimyonlu köfte."
UZMANLIK

  1. [isim] Uzman olma durumu, uzmanın görevi; eksperlik, mütehassıslık, ihtisas (II), kompetanlık
ÜNLETMEK

  1. [-i] Bağırtmak, çağırtmak
    • "Şehirde olsa ünletirsin: Görene beş kuruş, bulana on kuruş." (Yusuf Ziya Ortaç)
ESENLEME

  1. [isim] Esenlemek işi
  2. Bakınız selam
DİKENLİK

  1. [isim] Dikenli bitkileri çok olan yer
    • "Dünyada kurumayan, dikenlik hâline gelmeyen hiçbir yeşil köşe kalmıyor." (Hüseyin Cahit Yalçın)
YOĞUNLUK

  1. [isim] Yoğun olma durumu; sel
  2. Yoğun bir maddenin özelliği; kesafet
    • "Sisin yoğunluğu."
  3. [fizik] Bir cismin birim hacminin kütlesi; gravite
    • "Demirin yoğunluğu 7,8'dir."
  4. [sinema] Bir görüntünün herhangi bir noktasına ışığı durdurma derecesini gösteren sayı
  5. Bakınız kalabalık
KAOLİNLİ

  1. [sıfat] Birleşiminde arı kil bulunan
ALMANLIK

  1. [isim] Alman olma durumu
    • "Bütün Almanya, bütün Almanlık, bütün Almanlığın zenginliği, Alman ordusunun kuvveti Alman kadınının eseridir!" (Ömer Seyfettin)
BENZİNLİ

  1. [sıfat] Benzinle çalışan (motor, makine vb.)
PASİNLER

  1. [isim] Erzurum iline bağlı ilçelerden biri
SÜLÜNLÜK

  1. [isim] Sülünlerin üretildiği ve yetiştirildiği yer
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü