İçinde nl olan 7 harfli 143 kelime var. İçerisinde NL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nl olan kelimeler listesine ya da sonu nl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ANTENLİ
-
-
[sıfat]
Anteni olan
-
[sıfat]
Anteni olan
- ÇINLAMA
-
-
[isim]
Çınlamak işi
- "Derhâl asabi, ince, deli sesi çınlamaya başlar, etrafı kasıp kavurur ve kıyametleri koparırdı."
-
[isim]
Çınlamak işi
- MAYINLI
-
-
[sıfat]
Mayını olan, mayınlanmış yer
- "Sınırlarda mayınlı bölgeler vardır."
-
[sıfat]
Mayını olan, mayınlanmış yer
- YEMENLİ
-
-
[isim]
Yemen’de yaşayan halk veya halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Yemen’de yaşayan halk veya halkın soyundan olan kimse
- DİKENLİ
-
-
[sıfat]
Dikenli olan
- "Dikenli bir çitle çevrili küçük bir bahçe içinde tek katlı ve iki odalı bir ev."
-
Dikeni olan bitkilerin bulunduğu (yer)
- "Bu bakış yosunlu, isli kahve pencerelerinden dikenli tarlalara bakmak değildir."
-
[mecaz]
Zor, çetin, sıkıntı veya üzüntü veren
- "Yüzü bulutlandı. Gene gömülüyor o dikenli sessizliğine."
-
[sıfat]
Dikenli olan
- İNLEYİŞ
-
-
[isim]
İnlemek işi
-
[isim]
İnlemek işi
- BESİNLİ
-
-
[sıfat]
Besini olan; gıdalı
-
[sıfat]
Besini olan; gıdalı
- ÖNLENİŞ
-
-
[isim]
Önlenmek işi
-
[isim]
Önlenmek işi
- VOLANLI
-
-
[sıfat]
Volanı olan
- "Piyanonun kadife taburesinde, volanlı etekleri, düğmeli botlarıyla, on yaşında bir kız çocuğu oturuyordu."
-
[sıfat]
Volanı olan
- KARINLI
-
-
[sıfat]
Karnı olan
-
Karnı büyük ve çıkıntılı olan
-
[sıfat]
Karnı olan
- NEDENLİ
-
- ENLİLİK
-
-
[isim]
Enli olma durumu
- "İstediğin enlilikte kurdele bulamadım."
-
[isim]
Enli olma durumu
- SORUNLU
-
-
[sıfat]
Sorunu olan; meseleli, problemli
-
[sıfat]
Sorunu olan; meseleli, problemli
- ANLAŞIK
-
-
[isim]
Aralarında anlaşma bulunan taraflardan, kimselerden biri
- "Yoksa anlaşık mısın onlarla? Anlaşık olmadığını nereden bileyim? Nasıl güveneyim zatına?"
-
[isim]
Aralarında anlaşma bulunan taraflardan, kimselerden biri
- AZINLIK
-
-
[isim]
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar; azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı
- "Çünkü buralarda bugün azınlıkta olanlar yarın çoğunluk hâline gelebilmekte ve iktidar el değiştirebilmektedir."
-
Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu
-
[toplum bilimi]
Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk; ekalliyet
-
[isim]
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar; azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı
- ONLARCA
-
-
[sıfat]
Bakınız pek çok
- "Yüzlerce ilaç, onlarca yöntem hep bunu amaçlamıştı."
-
[sıfat]
Bakınız pek çok
- YANLAMA
-
-
[isim]
Yanlamak işi
-
[isim]
Yanlamak işi
- SAMANLI
-
-
[sıfat]
Samanı olan
-
[sıfat]
Samanı olan
- İDMANLI
-
-
[sıfat]
Düzenli idman yaparak çeviklik kazanmış olan (kimse); antrenmanlı
-
[mecaz]
Herhangi bir şeye alışmış ve onu yadırgamaz duruma gelmiş olan (kimse)
- "İkimiz de yaş farkına rağmen idmanlı, eli yatkın adamlardık."
-
[sıfat]
Düzenli idman yaparak çeviklik kazanmış olan (kimse); antrenmanlı
- DUMANLI
-
-
[sıfat]
Dumanı olan, duman çıkaran
- "Dumanlı barut."
-
Sisli, sisle örtülü
- "Her türlü çiçekle kırlar süslenmiş / Yeşil yaprak giyer dumanlı dağlar"
-
[mecaz]
Sıkıntılı, bulanık
- "Karışık rüyalarda görülen manzaralar gibi dumanlı bir sahne."
-
[mecaz]
Bakınız sarhoş
-
[sıfat]
Dumanı olan, duman çıkaran