İçinde nl olan 5 harfli 36 kelime var. İçerisinde NL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nl olan kelimeler listesine ya da sonu nl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UNLUK
-
-
[isim]
Değirmende unun biriktiği yer
- "Tekrar değirmenin başına geldiğimde bir de ne göreyim; fareler unlukta cirit atıyordu."
-
Ekmek fırınlarında unların bulunduğu bölüm
-
[sıfat]
Un yapılmaya elverişli, temizlenmiş (buğday)
- "Onlar bize balık, balık yumurtası, çiroz, salamura, lakerda verirlerdi, biz de onlara tereyağı, yoğurt süt, kuru fasulye, nohut mercimek, unluk buğday, kavun karpuz verirdik."
-
[isim]
Değirmende unun biriktiği yer
- ŞANLI
-
-
[sıfat]
Bakınız ünlü
- "O gün bu şanlı fırka kumandanını görebilmek hepimiz için bir emeldi."
-
Yüce, ulu, büyük olan
- "Milletimin büyük ve şanlı mazisi hatıramda uyanıyordu."
-
[sıfat]
Bakınız ünlü
- DİNLİ
-
-
[sıfat]
Dinî inancı olan
-
[sıfat]
Dinî inancı olan
- ÖNLEM
-
-
[isim]
Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol; tedbir
- "Fakat anladığına göre, bu önlemlerin hepsi de yetersiz kalmıştı."
-
[isim]
Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol; tedbir
- CANLI
-
-
[sıfat]
Yaşamakta olan, yaşayan; diri
- "Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı."
-
Yerinde duramayan, hayat dolu olan; hareketli, zihayat, dinamik
- "Yeni ufuklar arıyor, insanlarla daha geniş, canlı ilişkiler kurmak istiyordum."
-
Güçlü, etkili olan
-
Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk); ateş parçası
-
[isim]
Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan
-
[isim]
Bakınız canlı yayın
-
[zarf]
Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde
- "Umut iyidir. İnsanı canlı ve güçlü tutar."
-
[sıfat]
Yaşamakta olan, yaşayan; diri
- YÖNLÜ
-
-
[sıfat]
Yönü olan
- "Çok yönlü bir sorun."
-
[sıfat]
Yönü olan
- DONLU
-
-
[sıfat]
Donu olan
- "Beyaz donlu çocukların yol kenarında selama duruşları beni içlendiriyordu."
-
[sıfat]
Donu olan
- BUNLU
-
-
[sıfat]
Bakınız sıkıntılı
- "Erkenden yattığı biraz bunlu, gamlı gecelerde geniş kanepelerin üstünde uykusunu çekiyordu."
-
[sıfat]
Bakınız sıkıntılı
- KİNLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız kindar
-
[sıfat]
Bakınız kindar
- TONLA
-
-
[sıfat]
Bakınız tonlarca
-
[sıfat]
Bakınız tonlarca
- ONLAR
-
-
[isim, matematik]
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak
-
[isim, matematik]
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak
- YENLİ
-
-
[sıfat]
Yenleri olan
- "Geniş yenli gömlek."
-
[sıfat]
Yenleri olan
- SİNLE
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız mezarlık
-
[isim, eskimiş]
Bakınız mezarlık
- ÖNLÜK
-
-
[isim]
Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü; iş önlüğü, prostela
- "Önünde önlük bağlı, kırk yaşlarında kadar bir kadın geldi."
-
Laboratuvar, tezgâh vb. yerlerde çalışırken giysinin kirlenmemesi için giyilen, gömlek tarzında olup etek boyu uzun olan, genellikle beyaz renkte giysi
-
İlköğretim öğrencilerinin giydiği bir örnek giysi
-
Küçük çocuklara yemek yedirirken üstlerini korumak için boyunlarına bağlanan örtü
-
[isim]
Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü; iş önlüğü, prostela
- YÜNLÜ
-
-
[sıfat]
Yünü olan
-
Yünden yapılmış
- "Yünlü battaniye."
-
[isim]
Yün kumaş
-
[sıfat]
Yünü olan
- ONLUK
-
-
[sıfat]
On tanesi bir arada olan veya içinde aynı şeyden on tane bulunan
-
[mecaz]
On üzerinden tam not alan
- "Onluk bir öğrenci."
-
[isim, eskimiş]
On para, on kuruş, on lira değerinde olan para
- "Bir iki mecidiyenin arasına sıkışmış bir onluğu ararken arkadan bir araba geliyordu."
-
[sıfat]
On tanesi bir arada olan veya içinde aynı şeyden on tane bulunan
- TONLU
-
-
[sıfat, dil bilgisi]
Akciğerlerden gelen havanın ses tellerini titreştirmesiyle boğumlanan (ses); yumuşak, sedalı, ötümlü, titreşimli
-
[sıfat, dil bilgisi]
Akciğerlerden gelen havanın ses tellerini titreştirmesiyle boğumlanan (ses); yumuşak, sedalı, ötümlü, titreşimli
- YANLI
-
-
[isim]
Bakınız yandaş
-
[isim]
Bakınız yandaş
- BENLİ
-
-
[sıfat]
Ben (I) bulunan
- "Tılsımı çözmek için kadının sırtı benli olmalı imiş."
-
[sıfat]
Ben (I) bulunan
- ÇANLI
-
-
[sıfat]
Çanı olan
-
[sıfat]
Çanı olan