İçinde ni olan 7 harfli 230 kelime var. İçerisinde Nİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ni olan kelimeler listesine ya da Sonu ni ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
N İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GEÇİNİŞ
- ...
- MECCANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Parasız, bedava
-
[sıfat]
Parasız, bedava
- TAMANİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Doğal kalsiyum ve demir fosfat
-
[isim]
Doğal kalsiyum ve demir fosfat
- OROJENİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dağ oluşu
-
[isim]
Dağ oluşu
- KOHENİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür
-
[isim]
Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür
- NİZASIZ
- ...
- ORGANİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Organlarla ilgili, uzvi
-
Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan
- "Ne ki organik bütünlüğü ve büyüklüğü kalmamıştı." (Samiha Ayverdi)
-
Canlı, güçlü (ilişki)
- "Yaşadığı dünyada gerçekliklerle olan organik bağlantısını tümüyle yitirmiştir." (Selim İleri)
-
[sıfat]
Organlarla ilgili, uzvi
- RAHMANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Tanrı ile ilgili, tanrısal
- "O, meyvelerin tadında, yarınki Cennet'in rahmani kokularını duymasını bilirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Tanrı ile ilgili, tanrısal
- BİLİNİŞ
- ...
- ZEYTUNİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kahverengiye yakın yeşil renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Kahverengiye yakın yeşil renk
- NİHAYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Son
- "Ben nihayete doğru yanımdaki çocuğu dürterek kalktım." (Ömer Seyfettin)
- "Tekaüt olduktan sonra doktorlara inat, oburluğa, nargileye bir nihayet vermemişti." (Ömer Seyfettin)
-
[zarf]
(ni'ha:yet) Sonunda
- "Uzun bir münakaşadan sonra nihayet işi şakaya dökmek zorunda kaldı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "Bu komediye nihayet vermek, buraya bir daha gelmemek üzere çıkıp gitmek isterdim." (Halide Edip Adıvar)
-
[zarf]
-den başka bir şey değil
- "Ama bu, nihayet bir nüktedir." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Son
- NİÇİNLİ
- ...
- HIRPANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Perişan kılıklı, derbeder
- "Yanımıza elleri saygı ile göbeğinin altına bağlı, hırpani bir delikanlı yanaştı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Perişan kılıklı, derbeder
- MÜMTENİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir şeyi yapmaktan çekinen, kaçınan
-
Olamaz, olmayacak
-
[sıfat]
Bir şeyi yapmaktan çekinen, kaçınan
- NEFSANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Canlılığın zorunlu kıldığı gereksinim ve isteklerle ilgili, beden arzularıyla ilgili
-
[sıfat]
Canlılığın zorunlu kıldığı gereksinim ve isteklerle ilgili, beden arzularıyla ilgili
- AYNİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kullanılmaya veya harcamaya elverişli, taşınması kolay eşya
-
[isim]
Kullanılmaya veya harcamaya elverişli, taşınması kolay eşya
- ÇEŞNİLİ
-
-
[sıfat]
Çeşnisi olan
- "Melodram çeşnili hikâyeyi aklından çıkarmaya bak!" (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Çeşnisi olan
- EMNİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Güvenlik
- "Kendi vatandaşlarının ırz, mal, can emniyeti hakkında teminat istiyorlar." (Ercüment Ekrem Talu)
- "Hele emniyet ettiğim birkaç uyanık arkadaşla bulunduğum zaman bülbül gibi ötüyordum." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Arkadaşının emniyet vermesine rağmen içi rahat değildi." (Mahmut Yesari)
-
Güven, inanma, itimat
- "Paris'teki hemşehriler bana büyük bir sevgi ve emniyetle kucaklarını açmışlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Polis işleri
-
Güvenlik işlerinin yürütüldüğü yer
- "Emniyet müdürlüğü."
-
Bir araçta güven sağlayıcı parça
-
[isim]
Güvenlik
- GENİTAL
- ...
- HAYVANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Hayvanla ilgili, hayvansal
- "Hayvani yağlar."
-
Hayvanca
- "Hele birlikte öleceği kimseleri düşündükçe bu hayvani isyanı büsbütün şiddetleniyor, âdeta azgın bir hâl alıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Hayvanla ilgili, hayvansal