İçinde ni olan 5 harfli 88 kelime var. İçerisinde Nİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ni olan kelimeler listesine ya da sonu ni ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ni Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

N İ

2 Harfli Kelimeler

İN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NİYET

Kelime Kökeni: Arapça niyyet

  1. [isim] Bir şeyi yapmaya önceden karar verme; düşünce, endişe
    • "Ama benim asıl niyetim eski sevgilisinin adını öğrenmek." (Ahmet Ümit)
  2. Fal gibi kullanılmak amacıyla içine mâni yazılıp katlanmış veya şekerlere sarılmış kâğıt parçası
  3. [din bilimi] Namaz kılmaya, oruç tutmaya ve abdest almaya karar verip başlama
  4. Bakınız amaç
  5. Bakınız plan
AZNİF

Kelime Kökeni: Ermenice

  1. [isim] Ortadaki taşın dört tarafına da sayı işlenebilen ve işlenen taşların toplamı beş ve beşin katları olduğu zaman puan alınan bir tür domino oyunu
GENİŞ

  1. [sıfat] Eni çok olan; enli, gen (I), vâsi
    • "Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu." (Peyami Safa)
  2. Alanı büyük olan; makro, dar karşıtı
    • "Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Bol olan (elbise)
  4. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın olan; makro
    • "Geniş anlamlı."
  5. [mecaz] Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat olan
    • "Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu." (Attilâ İlhan)
  6. [mecaz] Çok fazla
    • "Geniş iş alanları sağlandı."
SİNİK

  1. [sıfat] Sinmiş, yılmış, pusmuş
    • "Bundan zevk alan ve bazı kere de bununla kadının sempatisini kazanan sinik erkeklerden biri de Atıf'tır." (Refik Halit Karay)
NİKEL

Kelime Kökeni: Fransızca nickel

  1. [isim, kimya] Atom numarası 28, atom ağırlığı 58,71, yoğunluğu 8,9 olan, gümüş parlaklığında, demir sertliğinde, kolay işlenebilen ve kolayca tel durumuna getirilebilen bir element (simgesi Ni)
PANİK

Kelime Kökeni: Fransızca panique

  1. [isim] Ani dehşet duygusu, büyük korku
  2. Topluluğu saran ortak korku; ürkü
NİFAK

Kelime Kökeni: Arapça nifāḳ

  1. [isim] Geçimsizlik, anlaşmazlık, ara bozuculuk
    • "Nifak unsurları her ikisinin iyi niyetlerinden yavaş yavaş, sinsi sinsi kendi çıkarlarına yararlanmasını bilecekti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SİNİR

  1. [isim, anatomi] Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet; asap
    • "Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan aşırı duyarlılık
    • "Bu kadının bir siniri var, kan görünce bayılır."
  3. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği
    • "Sende hiç sinir yok mu, bu kadar aldırmazlık olur mu?"
    • "Tren kalktıktan biraz sonra sinirlerdeki gerginlik geçer." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [sıfat] Hoşa gitmeyen, can sıkan
    • "Ne sinir şey!"
  5. [ağızlardan] Kas kirişi ve zarı
    • "Etin sinirlerini ayırmak."
DENİZ

  1. [isim] Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi; bahir, derya
  2. Bu su kütlesinin belirli bir parçası; bahir, derya
    • "Marmara Denizi. Karadeniz."
  3. Aydaki düzlükler
  4. [mecaz] Geniş alan
    • "Tarife kalkma bizi / Ne şuyuz ne de buyuz / Adem denen denizi / Arayan birer suyuz" (Enis Behiç Koryürek)
  5. [mecaz] Bol, çok, yoğun olarak bulunan
KONİK

Kelime Kökeni: Fransızca conique

  1. [sıfat] Koni biçiminde olan veya koni ile ilgili olan; mahruti
    • "Konik yüzey."
  2. [isim, matematik] Tabanı daire biçiminde olan bir koninin bir düzlemle ara kesiti
    • "Çember, elips, hiperbol ve parabol birer koniktir."
YEĞNİ

  1. [sıfat] Bakınız hafif
  2. [mecaz] Ciddi olmayan
AFONİ

Kelime Kökeni: Fransızca aphonie

  1. [isim, tıp] Bakınız ses yitimi
RUNİK

Kelime Kökeni: Fransızca runique

  1. [sıfat] Run harfleriyle yazılmış
SİNİŞ

  1. [isim] Sinmek işi
KİNİŞ

  1. [isim] Marangozlukta tahta üzerine boydan boya açılan, kesiti kare veya dikdörtgen biçiminde kanal
KİNİK

Kelime Kökeni: Fransızca cynique

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız sinik (II)
TENİS

Kelime Kökeni: Fransızca tennis

  1. [isim, spor] Ağ ile ortasından ikiye bölünen bir alanda tek veya çift oyuncuların raketle karşılıklı vurdukları, çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları esasına dayanan oyun; alan topu
    • "Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor." (Peyami Safa)
KİNİN

Kelime Kökeni: Fransızca quinine

  1. [isim, kimya] Kınakınadan elde edilen ve sıtmanın tedavisinde kullanılan beyaz alkaloit; kinin sülfatı
    • "İkinci gün sıtmadan şüphelendik, kuvvetli dozda kinin verdik." (Reşat Nuri Güntekin)
ALENİ

Kelime Kökeni: Arapça ʿalenī

  1. [sıfat] Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan
    • "Siz bugüne kadar zevcenizin vicdansızca ve aleni hıyanetine, edepsizliğine tahammül ettiniz." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ÖZENİ

  1. [isim] Özenme işi
    • "Acıyla her şeye, en küçük ayrıntıya özeni gösteriyordu." (Orhan İyiler)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü