İçinde ni olan 4 harfli 36 kelime var. İçerisinde Nİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ni olan kelimeler listesine ya da sonu ni ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ni Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

N İ

2 Harfli Kelimeler

İN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FANİ

Kelime Kökeni: Arapça fānī

  1. [sıfat] Bakınız ölümlü
    • "Her fâni güneşten, çimden nasibini alıyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. [isim, mecaz] Bakınız insan
MANİ

Kelime Kökeni: Fransızca manie

  1. [isim, ruh bilimi] Kişinin sevinç, güven ve her türlü etkinliğinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı
YENİ

  1. [sıfat] Kullanılmamış veya az kullanılmış olan; cedit, eski karşıtı
    • "Yeni giysi. Yeni ayakkabı."
  2. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan; cedit
    • "Yeni haber. Yeni moda."
  3. En son edinilen; gıcır
    • "Yeni eve taşındık."
  4. İşe henüz başlamış
    • "Yeni öğrenci. Yeni asker."
  5. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan
    • "Yeni bir buluş. Yeni bir düşünce."
  6. Tanınmayan, bilinmeyen
    • "Yeni imzalara rastlıyoruz."
  7. Daha öncekilerden farklı olan
    • "Yeni ihtiyaçlarımız var."
  8. Eskisinin yerine gelen
    • "Yeni vali çok çalışkanmış."
  9. [zarf] Biraz önce, çok zaman geçmeden
    • "Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı." (Çetin Altan)
GANİ

Kelime Kökeni: Arapça ġanī

  1. [sıfat] Bol, çok olan
  2. [eskimiş] Zengin, varlıklı olan
    • "Sen bir gani sultansın / Canlar içinde cansın" (Yunus Emre)
NİYE

  1. [zarf] Bakınız niçin
    • "Böyle hiddetlenecektin, niye razı oldun?" (Ahmet Kabaklı)
NİSA

Kelime Kökeni: Arapça nisā

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kadın
NİTE

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız nasıl
NİNE

  1. [isim] Torunu olan kadın; büyükana, büyükanne, kadınnine, nene
    • "Altmışlık bir ninenin evinde oda tutmuştum." (Aka Gündüz)
  2. Yaşlı kadın
    • "Deminki ihtiyar nine, bu sağlam yapılı Türk evlerini, yerlilerin nasıl yaktıklarını, kendilerini şehirden nasıl kovduklarını bize anlattı." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  3. [ünlem] Yaşlı kadınlar için kullanılan bir seslenme sözü
MENİ

Kelime Kökeni: Arapça menī

  1. [isim, fizyoloji] Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde; er suyu, bel (III), atmık, dikel, sperm, sperma
YANİ

Kelime Kökeni: Arapça yaʿnī

  1. [bağlaç] "Demek oluyor ki" anlamında kullanılan bir söz
    • "Rıza Efendi de belki bu yüzden yani perde niçin açılmıyor diye sinirleniyor." (Tarık Buğra)
  2. [zarf] "Sözün kısası, doğrusu" anlamlarında bir söz
    • "Tesadüf ama bu kadar olur yani." (Haldun Taner)
SUNİ

Kelime Kökeni: Arapça ṣunʿī

  1. [sıfat] Bakınız yapay
  2. [mecaz] Bakınız yapmacık
BİNİ

  1. [isim, ağızlardan] Binmek işi
    • "Bu hayvan biniye gelmez."
  2. Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta
    • "Çift kanattan meydana gelen yüzeyin, tek bir kanat gibi düşünülerek ortadaki biniye göre simetrik bir kompozisyonla süslendiğini gösteren örnekler oldukça mahduttur." (Yılmaz Önge)
HANİ

  1. [zarf] "Nerede, ne oldu, nerede kaldı" anlamlarında kullanılan bir söz
    • "Çoban kaval çaldı sordu bülbüle / Sürülerim hani, ovam nerede?" (Ziya Gökalp)
  2. Karşıdakinin daha önceden bildiği bir şey kendisine hatırlatılmak istenildiğinde kullanılan bir söz
    • "Kitap doğrusu görülecek nesneydi hani." (Nâzım Hikmet)
  3. Verilen sözü hatırlatan sözün başına getirildiğinde sitem anlatan bir söz
    • "Hani uykun vardı?" (Orhan Kemal)
  4. Bazen "bari" anlamında kullanılan bir söz
    • "Hani benim kim olduğumu bilmese."
  5. "Doğrusunu söylemek gerekirse, kaldı ki, üstelik" anlamlarında kullanılan bir söz
    • "Benim sormam hani yârenlik olsun, anlarsınız ya!" (Memduh Şevket Esendal)
NİCE

  1. [sıfat] Kaç, ne kadar
  2. Bakınız birçok
    • "Yalılarda nice yük odaları, oda gibi büyük kilerler vardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. [zarf] Bakınız nasıl
  4. [zarf] Uzun süreden beri
NİDA

Kelime Kökeni: Arapça nidāʾ

  1. [isim, eskimiş] Çağırma, bağırma, seslenme
    • "Baba, 'ya Allah' nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı." (Refik Halit Karay)
  2. [dil bilgisi] Bakınız ünlem
ENİR

  1. [isim, bitki bilimi] Bir tür yaban mersini
ENİN

Kelime Kökeni: Arapça enįn

  1. [isim] Bakınız inilti
    • "Uzun boylu bir şahsın sokak ortasında ahlar, eninler çıkararak çırpındığını gördü." (Ömer Seyfettin)
KANİ

Kelime Kökeni: Arapça ḳāniʿ

  1. [sıfat] Kanaat getirmiş, inanmış
    • "İyi ama Ali, Göksel'in kaybolduğuna kani değildi ki." (Nâzım Hikmet)
ENİK

  1. [isim] Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu
    • "Köyün mezbelesinde, köpek enikleriyle insan yavruları birbirine karışmış, oynaşıyorlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
BANİ

Kelime Kökeni: Arapça bānī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız kurucu
  2. Yapan (kimse)
    • "Her eserin banisi son sözünü şaire bırakmıştı." (Asaf Halet Çelebi)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü