İçinde ni olan 4 harfli 36 kelime var. İçerisinde Nİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ni olan kelimeler listesine ya da sonu ni ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ni Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça fānī
- MANİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca manie
-
[isim, ruh bilimi]
Kişinin sevinç, güven ve her türlü etkinliğinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı
-
[isim, ruh bilimi]
Kişinin sevinç, güven ve her türlü etkinliğinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı
- YENİ
-
-
[sıfat]
Kullanılmamış veya az kullanılmış olan; cedit, eski karşıtı
- "Yeni giysi. Yeni ayakkabı."
-
Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan; cedit
- "Yeni haber. Yeni moda."
-
En son edinilen; gıcır
- "Yeni eve taşındık."
-
İşe henüz başlamış
- "Yeni öğrenci. Yeni asker."
-
O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan
- "Yeni bir buluş. Yeni bir düşünce."
-
Tanınmayan, bilinmeyen
- "Yeni imzalara rastlıyoruz."
-
Daha öncekilerden farklı olan
- "Yeni ihtiyaçlarımız var."
-
Eskisinin yerine gelen
- "Yeni vali çok çalışkanmış."
-
[zarf]
Biraz önce, çok zaman geçmeden
- "Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı."
-
[sıfat]
Kullanılmamış veya az kullanılmış olan; cedit, eski karşıtı
- GANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ġanī
-
[sıfat]
Bol, çok olan
-
[eskimiş]
Zengin, varlıklı olan
- "Sen bir gani sultansın / Canlar içinde cansın"
-
[sıfat]
Bol, çok olan
- NİYE
-
-
[zarf]
Bakınız niçin
- "Böyle hiddetlenecektin, niye razı oldun?"
-
[zarf]
Bakınız niçin
- NİSA
-
Kelime Kökeni: Arapça nisā
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kadın
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kadın
- NİTE
-
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız nasıl
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız nasıl
- NİNE
-
-
[isim]
Torunu olan kadın; büyükana, büyükanne, kadınnine, nene
- "Altmışlık bir ninenin evinde oda tutmuştum."
-
Yaşlı kadın
- "Deminki ihtiyar nine, bu sağlam yapılı Türk evlerini, yerlilerin nasıl yaktıklarını, kendilerini şehirden nasıl kovduklarını bize anlattı."
-
[ünlem]
Yaşlı kadınlar için kullanılan bir seslenme sözü
-
[isim]
Torunu olan kadın; büyükana, büyükanne, kadınnine, nene
- MENİ
-
Kelime Kökeni: Arapça menī
-
[isim, fizyoloji]
Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde; er suyu, bel (III), atmık, dikel, sperm, sperma
-
[isim, fizyoloji]
Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde; er suyu, bel (III), atmık, dikel, sperm, sperma
- YANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça yaʿnī
-
[bağlaç]
"Demek oluyor ki" anlamında kullanılan bir söz
- "Rıza Efendi de belki bu yüzden yani perde niçin açılmıyor diye sinirleniyor."
-
[zarf]
"Sözün kısası, doğrusu" anlamlarında bir söz
- "Tesadüf ama bu kadar olur yani."
-
[bağlaç]
"Demek oluyor ki" anlamında kullanılan bir söz
- SUNİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣunʿī
- BİNİ
-
-
[isim, ağızlardan]
Binmek işi
- "Bu hayvan biniye gelmez."
-
Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta
- "Çift kanattan meydana gelen yüzeyin, tek bir kanat gibi düşünülerek ortadaki biniye göre simetrik bir kompozisyonla süslendiğini gösteren örnekler oldukça mahduttur."
-
[isim, ağızlardan]
Binmek işi
- HANİ
-
-
[zarf]
"Nerede, ne oldu, nerede kaldı" anlamlarında kullanılan bir söz
- "Çoban kaval çaldı sordu bülbüle / Sürülerim hani, ovam nerede?"
-
Karşıdakinin daha önceden bildiği bir şey kendisine hatırlatılmak istenildiğinde kullanılan bir söz
- "Kitap doğrusu görülecek nesneydi hani."
-
Verilen sözü hatırlatan sözün başına getirildiğinde sitem anlatan bir söz
- "Hani uykun vardı?"
-
Bazen "bari" anlamında kullanılan bir söz
- "Hani benim kim olduğumu bilmese."
-
"Doğrusunu söylemek gerekirse, kaldı ki, üstelik" anlamlarında kullanılan bir söz
- "Benim sormam hani yârenlik olsun, anlarsınız ya!"
-
[zarf]
"Nerede, ne oldu, nerede kaldı" anlamlarında kullanılan bir söz
- NİCE
-
- NİDA
-
Kelime Kökeni: Arapça nidāʾ
-
[isim, eskimiş]
Çağırma, bağırma, seslenme
- "Baba, 'ya Allah' nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı."
-
[dil bilgisi]
Bakınız ünlem
-
[isim, eskimiş]
Çağırma, bağırma, seslenme
- ENİR
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bir tür yaban mersini
-
[isim, bitki bilimi]
Bir tür yaban mersini
- ENİN
-
Kelime Kökeni: Arapça enįn
-
[isim]
Bakınız inilti
- "Uzun boylu bir şahsın sokak ortasında ahlar, eninler çıkararak çırpındığını gördü."
-
[isim]
Bakınız inilti
- KANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳāniʿ
-
[sıfat]
Kanaat getirmiş, inanmış
- "İyi ama Ali, Göksel'in kaybolduğuna kani değildi ki."
-
[sıfat]
Kanaat getirmiş, inanmış
- ENİK
-
-
[isim]
Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu
- "Köyün mezbelesinde, köpek enikleriyle insan yavruları birbirine karışmış, oynaşıyorlar."
-
[isim]
Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu
- BANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça bānī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kurucu
-
Yapan (kimse)
- "Her eserin banisi son sözünü şaire bırakmıştı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kurucu