İçinde net olan 9 harfli 36 kelime var. İçerisinde NET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında net olan kelimeler listesine ya da sonu net ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Net Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N T

3 Harfli Kelimeler

NET, TEN

2 Harfli Kelimeler

EN, ET, NE, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MESNETSİZ

  1. [sıfat] Dayanağı olmayan
    • "Mesnetsiz iddialarla bir sonuç alınmaz."
MÜBAYENET

Kelime Kökeni: Arapça mubāyenet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ayrılık
  2. Bakınız karşıtlık
FONETİKÇİ

  1. [isim] Ses bilgisi ile uğraşan, ses bilgisi uzmanı
KLARNETÇİ

  1. [isim] Klarnet yapan kimse
  2. Klarnet çalan kimse; gırnatacı
BİNNETİCE

Kelime Kökeni: Arapça bi'n-netīce

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız sonuçta
    • "Binnetice hiçbir iş yapamadan dönerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
DENETLEME

  1. [isim] Denetlemek işi
  2. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılan araştırma; denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol
SÜKUNETLİ

  1. [sıfat] Durgun, sakin, hareketsiz olan
    • "Ebediyen devam edecek sükûnetli bir mutluluğa yelken açıyoruz." (Kaan Temizel)
TIYNETSİZ

  1. [sıfat] Kötü huylu
    • "O fırsatta onu yererek göze girmeye çalışan birkaç tıynetsiz dalkavuk da elbet renk verdiler." (Ahmet Kabaklı)
SÜNNETSİZ

  1. [sıfat] Sünnet edilmemiş olan
MİHNETSİZ

  1. [sıfat] Sıkıntısız, eziyetsiz olan
  2. Emek verilmeden elde edilen
İÇDENETİR

  1. [isim] Güvenlik amacıyla bina girişlerinde bulunan, bedendeki veya çantaların içindeki silah, bıçak vb. tehlikeli eşyaların belirlenmesini sağlayan aygıt
YÖNETİŞİM

  1. [isim] Resmî ve özel kuruluşlarda idari, ekonomik, politik otoritenin ortak kullanımı
NETİCETEN

Kelime Kökeni: Arapça netīceten

  1. [zarf, eskimiş] Sonuç olarak
KENETLEME

  1. [isim] Kenetlemek işi
METANETLİ

  1. [sıfat] Bakınız dayanıklı
MUKARENET

Kelime Kökeni: Arapça muḳārenet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yaklaşma
  2. Bakınız yakınlık
  3. Bakınız uygunluk
NETLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Net, açık seçik, iyi bir duruma gelmek
ZANNETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ẓann + Türkçe etmek

  1. [nesnesiz] Bakınız sanmak
    • "Gıptayla bakıp zaman zaman gökyüzüne / Rüzgârları hür, kuşları hür zannederiz" (Arif Nihat Asya)
SÜNNETLİK

  1. [sıfat] Sünnet için hazırlanmış olan
    • "Bahçenin bir köşesine sünnetlik karyola kuruldu." (Aziz Nesin)
TEKNETYUM

Kelime Kökeni: Fransızca technétium

  1. [isim, kimya] Atom numarası 43, atom ağırlığı yaklaşık 98 olan, yapay olarak elde edilen radyoaktif element; mazuryum (simgesi Tc)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü