İçinde nem olan 9 harfli 21 kelime var. İçerisinde NEM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nem olan kelimeler listesine ya da sonu nem ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Nem Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M N

3 Harfli Kelimeler

MEN, NEM

2 Harfli Kelimeler

EM, EN, ME, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NEMLETMEK

  1. [-i] Nemli duruma getirmek
KİNEMATİK

Kelime Kökeni: Fransızca cinématique

  1. [isim, fizik] Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu; sinematik
ÇİĞNEMLİK

  1. [sıfat] Ağızda çiğnenecek miktarda olan; çiğnek (II), çiğnem
    • "Cebinden bir çiğnemlik sakız çıkarıp ağzıma soktu." (Gülten Dayıoğlu)
ÖNEMSENİŞ

  1. [isim] Önemsenme işi
NEMLENMEK

  1. [nesnesiz] Nemli duruma gelmek, buğulanmak; rutubetlenmek
    • "O ev güneş görmüyor. Soba yanmazsa her şey nemleniyor," (Ahmet Ümit)
NEMALANMA

  1. [isim] Nemalanmak işi
PROTONEMA

Kelime Kökeni: Fransızca protonéma

  1. [isim, bitki bilimi] Yosun sporlarının çimlenmesinden oluşan iplik biçimindeki organ
NEŞVÜNEMA

Kelime Kökeni: Arapça neşv + nemā

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gelişme
NANEMOLLA

  1. [sıfat, mecaz] Çok sık hastalanan, sağlıksız (kimse)
    • "Nanemollalar gibi boyuna hastalık derken, derdi nedir diye içine vesvese girecek..." (Sermet Muhtar Alus)
  2. İşten kaçınan, üşengeç
  3. [alay yollu] Güçsüz, dayanıksız (kimse)
ÖNEMSENME

  1. [isim] Önemsenmek işi
    • "Bu hadise para meselelerinin aşırı bir şekilde önemsenmesine sebep oldu." (Tarık Buğra)
BİLİNEMEZ

  1. [isim, felsefe] İnsan aklıyla bilinemeyen şey
ÖNEMSETME

  1. [isim] Önemsetmek işi
SİNEMATEK

Kelime Kökeni: Fransızca cinémathèque

  1. [isim, sinema] Sinema filmlerinin sanat, eğitim ve genellikle kültür amaçları göz önünde tutularak toplandığı, korunduğu yer veya kurum
ÖNEMSEMEK

  1. [-i] Önemli saymak; önem vermek, mühimsemek
    • "On yıl önce bunları çok önemserdim." (Adalet Ağaoğlu)
SİNEMATİK

Kelime Kökeni: Fransızca cinématique

  1. [isim, fizik] Bakınız kinematik
ÖNEMSİZCE

  1. [sıfat] Önemli sayılmayacak kadar
DÖNEMEÇLİ

  1. [sıfat] Dönemeci olan; virajlı
    • "Bu dönemeçli, rampalı saadet beni biraz ürkütmeye başladı." (Aka Gündüz)
ÖNEMSEYİŞ

  1. [isim] Önemsemek işi
CEHENNEMİ

Kelime Kökeni: Arapça cehennemī

  1. [sıfat] Cehennemle ilgili
  2. [mecaz] Yakıcı, kavurucu (sıcak)
    • "Bu cehennemî sıcağın altında, şu tabutta yatan soğuk ceset de bir zamanlar masum bir çocuktu." (Ahmet Ümit)
  3. [mecaz] Üzücü, yakıcı, cehennem gibi, cehenneme layık
    • "İçimi cehennemî bir üzüntü kemiriyordu." (Yahya Kemal Beyatlı)
NEMRUTLUK

  1. [isim] Nemrut olma durumu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü