İçinde nem olan 9 harfli 21 kelime var. İçerisinde NEM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nem olan kelimeler listesine ya da sonu nem ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Nem Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
MEN, NEM
2 Harfli Kelimeler
EM, EN, ME, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NEMLETMEK
-
-
[-i]
Nemli duruma getirmek
-
[-i]
Nemli duruma getirmek
- KİNEMATİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca cinématique
-
[isim, fizik]
Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu; sinematik
-
[isim, fizik]
Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu; sinematik
- ÇİĞNEMLİK
-
-
[sıfat]
Ağızda çiğnenecek miktarda olan; çiğnek (II), çiğnem
- "Cebinden bir çiğnemlik sakız çıkarıp ağzıma soktu."
-
[sıfat]
Ağızda çiğnenecek miktarda olan; çiğnek (II), çiğnem
- ÖNEMSENİŞ
-
-
[isim]
Önemsenme işi
-
[isim]
Önemsenme işi
- NEMLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Nemli duruma gelmek, buğulanmak; rutubetlenmek
- "O ev güneş görmüyor. Soba yanmazsa her şey nemleniyor,"
-
[nesnesiz]
Nemli duruma gelmek, buğulanmak; rutubetlenmek
- NEMALANMA
-
-
[isim]
Nemalanmak işi
-
[isim]
Nemalanmak işi
- PROTONEMA
-
Kelime Kökeni: Fransızca protonéma
-
[isim, bitki bilimi]
Yosun sporlarının çimlenmesinden oluşan iplik biçimindeki organ
-
[isim, bitki bilimi]
Yosun sporlarının çimlenmesinden oluşan iplik biçimindeki organ
- NEŞVÜNEMA
-
Kelime Kökeni: Arapça neşv + nemā
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gelişme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gelişme
- NANEMOLLA
-
-
[sıfat, mecaz]
Çok sık hastalanan, sağlıksız (kimse)
- "Nanemollalar gibi boyuna hastalık derken, derdi nedir diye içine vesvese girecek..."
-
İşten kaçınan, üşengeç
-
[alay yollu]
Güçsüz, dayanıksız (kimse)
-
[sıfat, mecaz]
Çok sık hastalanan, sağlıksız (kimse)
- ÖNEMSENME
-
-
[isim]
Önemsenmek işi
- "Bu hadise para meselelerinin aşırı bir şekilde önemsenmesine sebep oldu."
-
[isim]
Önemsenmek işi
- BİLİNEMEZ
-
-
[isim, felsefe]
İnsan aklıyla bilinemeyen şey
-
[isim, felsefe]
İnsan aklıyla bilinemeyen şey
- ÖNEMSETME
-
-
[isim]
Önemsetmek işi
-
[isim]
Önemsetmek işi
- SİNEMATEK
-
Kelime Kökeni: Fransızca cinémathèque
-
[isim, sinema]
Sinema filmlerinin sanat, eğitim ve genellikle kültür amaçları göz önünde tutularak toplandığı, korunduğu yer veya kurum
-
[isim, sinema]
Sinema filmlerinin sanat, eğitim ve genellikle kültür amaçları göz önünde tutularak toplandığı, korunduğu yer veya kurum
- ÖNEMSEMEK
-
-
[-i]
Önemli saymak; önem vermek, mühimsemek
- "On yıl önce bunları çok önemserdim."
-
[-i]
Önemli saymak; önem vermek, mühimsemek
- SİNEMATİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca cinématique
-
[isim, fizik]
Bakınız kinematik
-
[isim, fizik]
Bakınız kinematik
- ÖNEMSİZCE
-
-
[sıfat]
Önemli sayılmayacak kadar
-
[sıfat]
Önemli sayılmayacak kadar
- DÖNEMEÇLİ
-
-
[sıfat]
Dönemeci olan; virajlı
- "Bu dönemeçli, rampalı saadet beni biraz ürkütmeye başladı."
-
[sıfat]
Dönemeci olan; virajlı
- ÖNEMSEYİŞ
-
-
[isim]
Önemsemek işi
-
[isim]
Önemsemek işi
- CEHENNEMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça cehennemī
-
[sıfat]
Cehennemle ilgili
-
[mecaz]
Yakıcı, kavurucu (sıcak)
- "Bu cehennemî sıcağın altında, şu tabutta yatan soğuk ceset de bir zamanlar masum bir çocuktu."
-
[mecaz]
Üzücü, yakıcı, cehennem gibi, cehenneme layık
- "İçimi cehennemî bir üzüntü kemiriyordu."
-
[sıfat]
Cehennemle ilgili
- NEMRUTLUK
-
-
[isim]
Nemrut olma durumu
-
[isim]
Nemrut olma durumu