İçinde nem olan 8 harfli 16 kelime var. İçerisinde NEM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nem olan kelimeler listesine ya da sonu nem ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Nem Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M N
3 Harfli Kelimeler
MEN, NEM
2 Harfli Kelimeler
EM, EN, ME, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÜRNEMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Hayvanlar sıcağın veya soğuğun etkisiyle birbirine sokulup toplanmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Hayvanlar sıcağın veya soğuğun etkisiyle birbirine sokulup toplanmak
- NEMLİLİK
-
-
[isim]
Nemli olma durumu; rutubetlilik
-
[isim]
Nemli olma durumu; rutubetlilik
- KİŞNEMEK
-
-
[nesnesiz]
At bağırır gibi yüksek ses çıkarmak
- "Havayı kokladı, sonra bütün gücüyle yeri göğü inleten bir kişnemeyle kişnedi."
-
[nesnesiz]
At bağırır gibi yüksek ses çıkarmak
- ÖNEMSEME
-
-
[isim]
Önemsemek işi; mühimseme
-
[isim]
Önemsemek işi; mühimseme
- NEMÇEKER
-
-
[isim]
Havadaki nemin niceliğini ölçüp gösteren alet; higroskop
-
[sıfat]
Havadaki nemi emme özelliği olan; higroskopik
-
[isim]
Havadaki nemin niceliğini ölçüp gösteren alet; higroskop
- NEMÖLÇER
-
-
[isim]
Havanın nem derecesini ölçmeye yarayan alet; higrometre
-
[isim]
Havanın nem derecesini ölçmeye yarayan alet; higrometre
- SİNEMACI
-
-
[isim]
Sinemanın çeşitli kollarından birinde çalışan kimse; filmci
-
Film yapımcısı veya yönetmeni; filmci
-
Sinema işleten kimse
-
[isim]
Sinemanın çeşitli kollarından birinde çalışan kimse; filmci
- KÖHNEMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız eskimek
-
[mecaz]
Geçersiz bir duruma gelmek, çağ dışı kalmak
-
[nesnesiz]
Bakınız eskimek
- CEHENNEM
-
Kelime Kökeni: Arapça cehennem
-
[isim, din bilimi]
Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer; tamu
- "Cennet, cehennem, ahiret, ebedî hayat hayallerine bir daha dönmesine imkân yoktu."
-
[mecaz]
Çok sıkıntılı yer
-
[isim, din bilimi]
Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer; tamu
- ÖNEMLİCE
-
-
[sıfat]
Önemli sayılabilecek kadar
- "Eğer önemlice bir iş olmuş ise plan kurar, tertip yaparlar."
-
Bakınız ciddi
- "İzmir'in B. ilçesine, önemlice bir soruşturma yapmak üzere görevlendirilmiştim."
-
[sıfat]
Önemli sayılabilecek kadar
- ÇİĞNEMİK
-
-
[isim]
Ağızda çiğnenip çıkarılan yemek; çiğnek (II)
- "Lokmayı çiğnemik edip de yediriyordu."
-
[isim]
Ağızda çiğnenip çıkarılan yemek; çiğnek (II)
- ÇİĞNEMEK
-
-
[-i]
Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek
- "Gözlerine uyku denilen şey girmiyor, çiğnediği lokma boğazından inmiyor."
-
Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek
- "Bunlara dalgın bakarken öteden gelen bir araba onu çiğneyecekti."
-
[mecaz]
Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak
- "Bunu yapmamak, insanlığın mukaddes mirasını çiğnemek değil, kendi hayatımı da inkâr etmek olacaktı."
-
[mecaz]
Egemenliği altına almak
- "On iki milyonluk bir milleti çiğnemek sevdasına kapıldı."
-
[-i]
Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek
- NEMLENİŞ
-
-
[isim]
Nemlenmek işi
-
[isim]
Nemlenmek işi
- NEMLENME
-
-
[isim]
Nemlenmek işi; rutubetlenme
-
[isim]
Nemlenmek işi; rutubetlenme
- DENEMECİ
-
-
[isim]
Deneme yazarı
- "Nerede o eski denemeciler, ağızlarından bal damlayan söyleşiciler?"
-
[isim]
Deneme yazarı
- NEMLETME
-
-
[isim]
Nemletmek işi
-
[isim]
Nemletmek işi