İçinde nem olan 8 harfli 16 kelime var. İçerisinde NEM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nem olan kelimeler listesine ya da sonu nem ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Nem Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M N

3 Harfli Kelimeler

MEN, NEM

2 Harfli Kelimeler

EM, EN, ME, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÜRNEMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Hayvanlar sıcağın veya soğuğun etkisiyle birbirine sokulup toplanmak
NEMLİLİK

  1. [isim] Nemli olma durumu; rutubetlilik
KİŞNEMEK

  1. [nesnesiz] At bağırır gibi yüksek ses çıkarmak
    • "Havayı kokladı, sonra bütün gücüyle yeri göğü inleten bir kişnemeyle kişnedi." (Yaşar Kemal)
ÖNEMSEME

  1. [isim] Önemsemek işi; mühimseme
NEMÇEKER

  1. [isim] Havadaki nemin niceliğini ölçüp gösteren alet; higroskop
  2. [sıfat] Havadaki nemi emme özelliği olan; higroskopik
NEMÖLÇER

  1. [isim] Havanın nem derecesini ölçmeye yarayan alet; higrometre
SİNEMACI

  1. [isim] Sinemanın çeşitli kollarından birinde çalışan kimse; filmci
  2. Film yapımcısı veya yönetmeni; filmci
  3. Sinema işleten kimse
KÖHNEMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız eskimek
  2. [mecaz] Geçersiz bir duruma gelmek, çağ dışı kalmak
CEHENNEM

Kelime Kökeni: Arapça cehennem

  1. [isim, din bilimi] Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer; tamu
    • "Cennet, cehennem, ahiret, ebedî hayat hayallerine bir daha dönmesine imkân yoktu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [mecaz] Çok sıkıntılı yer
ÖNEMLİCE

  1. [sıfat] Önemli sayılabilecek kadar
    • "Eğer önemlice bir iş olmuş ise plan kurar, tertip yaparlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bakınız ciddi
    • "İzmir'in B. ilçesine, önemlice bir soruşturma yapmak üzere görevlendirilmiştim." (Erhan Bener)
ÇİĞNEMİK

  1. [isim] Ağızda çiğnenip çıkarılan yemek; çiğnek (II)
    • "Lokmayı çiğnemik edip de yediriyordu." (Metin İlkin)
ÇİĞNEMEK

  1. [-i] Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek
    • "Gözlerine uyku denilen şey girmiyor, çiğnediği lokma boğazından inmiyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek
    • "Bunlara dalgın bakarken öteden gelen bir araba onu çiğneyecekti." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [mecaz] Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak
    • "Bunu yapmamak, insanlığın mukaddes mirasını çiğnemek değil, kendi hayatımı da inkâr etmek olacaktı." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [mecaz] Egemenliği altına almak
    • "On iki milyonluk bir milleti çiğnemek sevdasına kapıldı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
NEMLENİŞ

  1. [isim] Nemlenmek işi
NEMLENME

  1. [isim] Nemlenmek işi; rutubetlenme
DENEMECİ

  1. [isim] Deneme yazarı
    • "Nerede o eski denemeciler, ağızlarından bal damlayan söyleşiciler?" (Tomris Uyar)
NEMLETME

  1. [isim] Nemletmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü