İçinde ne olan 8 harfli 275 kelime var. İçerisinde NE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ne olan kelimeler listesine ya da sonu ne ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ne Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N

2 Harfli Kelimeler

EN, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MİHNETLİ

  1. [sıfat] Sıkıntılı, eziyetli olan
  2. Sıkıntı, eziyet çeken (kimse)
GÜNEŞSEL

  1. [sıfat] Güneş'e ilişkin, Güneş'le ilgili
    • "Güneşsel boylam."
  2. Güneş'le birlikte doğan, Güneş'le birlikte batan (gök cismi)
ÖRNEKLİK

  1. [sıfat] Örnek olarak ayrılmış bulunan; numunelik
    • "Dolap arkalarındaki örneklik bulgur kâğıtlarının arasında fareler yavrulamıştı." (Ercüment Ekrem Talu)
MAKİNECİ

  1. [isim] Makine satan veya onaran kimse
  2. İşlerinde makine kullanmayı tercih eden kimse
    • "Biri topraklarına kadar makineci öbürü şehirlerine kadar toprakçı." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Belli bir desen ve şekilde kesimi yapılmış kumaş, deri, kürk vb. parçaların makine ile birleştirilmesi işlemini yapan kimse
PERSONEL

Kelime Kökeni: Fransızca personnel

  1. [isim] Bir hizmet veya kuruluşun görevlileri, bir iş yerinde çalışanların tümü
  2. Devlet ve diğer kamu kuruluşlarında çalışan, etkinliğe çeşitli görevleriyle katılan gerçek kişiler
CAHİLANE

Kelime Kökeni: Arapça cāhil + Farsça -āne

  1. [zarf] Bakınız bilgisizce
    • "İnkılaptan, hürriyetten gayet cahilane bahseder." (Ömer Seyfettin)
HÜNERSİZ

  1. [sıfat] Hüneri olmayan (kimse)
  2. Hünerle yapılmayan, hüner istemeyen
TENEFFÜS

Kelime Kökeni: Arapça teneffus

  1. [isim, biyoloji] Bakınız solunum
  2. Temiz hava almak, dinlenmek için verilen ara
    • "Artık boyuna dua ediyorum, teneffüs zamanı gelse de çocuklar bahçeye çıksa ve cıvıltı başlasa diye." (Necip Fazıl Kısakürek)
MÜNEVVER

Kelime Kökeni: Arapça munevver

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız aydın
  2. Aydınlatılmış
  3. Aydın kimse
    • "Ustanın kendisini küçük burjuva münevveri diye aşağılık görmesinin acısını çıkarıyor." (Nâzım Hikmet)
ÇENEKSİZ

  1. [sıfat] Çeneği olmayan veya çenekleri iyi görülemeyen
ZALİMANE

Kelime Kökeni: Arapça ẓālim + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız acımasızca
    • "Fakat bunların hepsini veya çoğunu yaptırmak için bir ihtiyar kalbine teklif edilen bu fazla azabı çok insafsızca, zalimane buluyordu." (Peyami Safa)
NEFYETME

  1. [isim] Nefyetmek işi
BOZAHANE

Kelime Kökeni: Türkçe boza + Farsça ḫāne

  1. [isim] Boza yapılan yer
  2. Boza içilen yer
KAPİTONE

Kelime Kökeni: Fransızca capitonné

  1. [isim] İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş
  2. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış veya bu biçimde dikilmiş
    • "Eve ekmek ve kıyma götürdüğünü inadına unutturmak istercesine ansiklopedilerin, kapitone fonların önünde bize poz veriyor." (Tomris Uyar)
TAHMİNEN

Kelime Kökeni: Arapça taḫmīnen

  1. [zarf] Yaklaşık olarak; kararlama
İĞNELEME

  1. [isim] İğnelemek işi
MASUMANE

Kelime Kökeni: Arapça maʿṣūm + Farsça -āne

  1. [zarf] Bakınız masumca
    • "Nazır masumane gülüyordu." (Memduh Şevket Esendal)
VİCDANEN

Kelime Kökeni: Arapça vicdānen

  1. [zarf] Vicdan bakımından
    • "Yoksa vazife başında bulunmadığım için vicdanen rahatsız ve hükûmet doktoru olarak da belki mesut olacaktım." (Reşat Nuri Güntekin)
ÖYLESİNE

  1. [zarf] Aşırı bir biçimde, fazla, o kadar çok, o derece; öylemesine, usulden
    • "Yüreğimizdeki uygarlaşma ateşi öylesine harlı yanıyordu ki hatalarımızı görmüyorduk." (Ayşe Kulin)
  2. Bakınız üstünkörü
GÖNENÇLİ

  1. [sıfat] Gönenci, iyi bir hayatı olan; müreffeh, refahlı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü