İçinde ne olan 7 harfli 253 kelime var. İçerisinde NE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ne olan kelimeler listesine ya da Sonu ne ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NEZETME
-
-
[isim]
Nezetmek işi veya durumu
-
[isim]
Nezetmek işi veya durumu
- SÜRMENE
- ...
- İBNELİK
-
-
[isim]
İbne olma durumu
-
İbne gibi davranma durumu
-
[isim]
İbne olma durumu
- TERSİNE
-
-
[zarf]
Beklenilenin, umulanın aksine, karşıt olarak, bilakis, aksine
- "Tersine ... Hasan araya girer de olmaz diye korkuyorum." (Halide Edip Adıvar)
- "Ya hesapları tersine dönüverirse, o vakit başımıza gelecek belada ortağız kardeşim!." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[zarf]
Beklenilenin, umulanın aksine, karşıt olarak, bilakis, aksine
- NANELİK
- ...
- TÜNEMEK
-
-
[nsz]
Kuşlar, kanatlı evcil hayvanlar, uyumak için bir dala veya sırığa konmak
- "Bir sene evvel kargaların tünediği çınara, şimdi bir bülbül konmuş ötüyordu." (Ömer Seyfettin)
-
Tabure, yüksekçe iskemle vb. üzerine oturmak
- "Athena, gidip taburelerden birine tünedi." (Atilla İlhan)
-
[nsz]
Kuşlar, kanatlı evcil hayvanlar, uyumak için bir dala veya sırığa konmak
- FEMİNEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Kadınsı
-
[sıfat]
Kadınsı
- ÇALÇENE
-
-
Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze
- "İhsan Hanım, altmış beş yaşlarında çalçene, dedikoducu bir kocakarıydı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze
- DİYANET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Din kurallarına tam bağlı olma durumu
-
Din
-
[isim]
Din kurallarına tam bağlı olma durumu
- HIYANET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kutsal sayılan şeylere el uzatma, kötülük etme veya karşı davranma, hainlik, ihanet
-
Güveni kötüye kullanma, aldatma, vefasızlık
- "Hıyanetini görmediğin bir kadın hakkında fena tabirler kullanmaya hakkın yok." (Peyami Safa)
-
[isim]
Kutsal sayılan şeylere el uzatma, kötülük etme veya karşı davranma, hainlik, ihanet
- ESNEMEK
-
-
[nsz]
Uykulu, sıkıntılı veya yorgunluk duyulan bir anda ağzı genişçe açarak soluk alıp vermek
- "Birden çenelerim gerildi. Uzun uzun esnedim." (Ahmet Haşim)
-
Bir cisim bir etki ile biçim değiştirmek
- "Kapılar esnemiş, eğrilmiş; topuzları kaybolmuş." (Refik Halit Karay)
-
Bollaşıp genişlemek
-
[nsz]
Uykulu, sıkıntılı veya yorgunluk duyulan bir anda ağzı genişçe açarak soluk alıp vermek
- NEZARET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bakma, gözetme, gözetim
- "Sevincimi belli etmemek için tekerleklerin çıkarılmasına hâlâ nezaret ediyorum." (Aka Gündüz)
-
Gözaltı
-
Nezarethane
- "Zaptiye nezaretinde temiz bir dayaktan sonra hepimizi bir yere sürdüler." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bakanlık
-
Görü
-
[isim]
Bakma, gözetme, gözetim
- FENERCİ
-
-
[isim]
Fener yapan veya satan kimse
-
Deniz feneri bekçisi
-
Sokak fenerlerini yakan kimse
-
[isim]
Fener yapan veya satan kimse
- KEPENEK
-
-
[isim]
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba (II)
-
[isim]
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba (II)
- KORDONE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sim, gümüş veya ipek ipliklerin bükülmesiyle hazırlanan ve el işlemelerinde kullanılan ince kordon
-
Üç katlı bükülmüş ipek ipliği
-
[isim]
Sim, gümüş veya ipek ipliklerin bükülmesiyle hazırlanan ve el işlemelerinde kullanılan ince kordon
- KENELER
-
-
[isim]
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
-
[isim]
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
- KUŞHANE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
İçinde süs kuşları beslenilen ve üretilen küçük oda veya büyük kafes
-
[isim]
İçinde süs kuşları beslenilen ve üretilen küçük oda veya büyük kafes
- SALHANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kesimevi
-
[isim]
Kesimevi
- MAYONEZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yumurta sarısı, zeytinyağı ve limonla yapılan bir çeşit koyu, soğuk yiyecek
-
[isim]
Yumurta sarısı, zeytinyağı ve limonla yapılan bir çeşit koyu, soğuk yiyecek
- BERHANE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Büyük, harap, kullanışsız ev
- "Pek büyük, pek berhane bir şeydir." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Büyük, harap, kullanışsız ev