İçinde ne olan 7 harfli 253 kelime var. İçerisinde NE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ne olan kelimeler listesine ya da sonu ne ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ne Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NEFSANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça nefsānī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız nefsî
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız nefsî
- FİTNESS
-
Kelime Kökeni: İngilizce fitness
-
[isim]
Bakınız sağlıklı yaşam
-
[isim]
Bakınız sağlıklı yaşam
- KÖHNEME
-
-
[isim]
Köhnemek işi
-
[isim]
Köhnemek işi
- DÜZENEK
-
-
[isim]
Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi; tertibat, mekanizma, sistem
-
[isim]
Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi; tertibat, mekanizma, sistem
- MEYHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça mey + ḫāne
-
[isim]
İçki satılan ve içilen eğlence yeri; harabat
- "Meyhaneden çıktığında sarhoş kafayla bir esir gemisine binmiş, güvertede sızıp kalmıştı."
-
[isim]
İçki satılan ve içilen eğlence yeri; harabat
- YÖNETME
-
-
[isim]
Yönetmek işi
- "… genel durumu yönetme bakımından Sivas’tan hiçbir ayrılığı olmayan Ankara’ya gelecektik."
-
[isim]
Yönetmek işi
- PERVANE
-
Kelime Kökeni: Farsça pervāne
-
[isim]
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek; kepenek (II)
- "Ötede mum yanıyor bir şeyler dönüyor / Pervaneler art arda ne çabuk ölüyor"
-
Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet; uskur
- "Çok geçmiyor, şaftın dönmesiyle pervane çalışıyor."
-
[tarih]
Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman
-
[tarih]
Bu fermanı hazırlamakla görevli memur
-
[sıfat, mecaz]
Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan
-
Bakınız semahçı
-
[isim]
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek; kepenek (II)
- KESTANE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)
-
[bitki bilimi]
Bu ağacın yenebilen kabuklu meyvesi
-
Bakınız kestane rengi
-
[isim, bitki bilimi]
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)
- BARHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça ber + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız berhane
-
[isim, eskimiş]
Bakınız berhane
- ALİMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿālim + Farsça -āne
-
[sıfat]
Âlime yakışan
- "Kitaplarının çoğu edebiyat tarihine girmiş olan âlimane eserlerdir."
-
[zarf]
Âlime yakışır bir biçimde
- "Efendim, arkadaşımız beyefendi, şüphesiz vâkıfane ve âlimane buyuruyorlar, istifade ediyoruz."
-
[sıfat]
Âlime yakışan
- PEŞİNEN
-
Kelime Kökeni: Farsça pīşīn + Arapça -en
-
[zarf]
Peşin olarak
- "Kâğıt parasını oyuna başlamadan peşinen cepten vereceğiz."
-
Bakınız önceden
-
[zarf]
Peşin olarak
- BÖLÜNEN
-
-
[isim, matematik]
Bir bölme işleminde eşit bölümlere ayrılması gereken miktar veya sayı
-
[isim, matematik]
Bir bölme işleminde eşit bölümlere ayrılması gereken miktar veya sayı
- SÜTANNE
-
-
[isim]
Bir çocuğun, annesi dışında sütünü emmiş olduğu kadın; sütana, sütnine
- "Raşit çocuk, emektar hizmetçimiz ve sütannemin oğluydu."
-
[isim]
Bir çocuğun, annesi dışında sütünü emmiş olduğu kadın; sütana, sütnine
- ANNECİK
-
-
[isim]
Anne sözünün sevgi ve samimiyetle söylenen biçimi
- "Zavallı anneciğin çok şen, güler yüzlü, gamsız bir kadındı."
-
[isim]
Anne sözünün sevgi ve samimiyetle söylenen biçimi
- ASİLANE
-
Kelime Kökeni: Arapça asīl + Farsça -āne
-
[sıfat]
Asile yakışan
- "Nihayet kendisinde uyanan o asilane tevekkül ile Bayezit tekrar parşömen kâğıdın üzerine eğildi."
-
[zarf]
Asile yakışacak biçimde
-
[sıfat]
Asile yakışan
- NEOZOİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca néozoïque
-
[sıfat, jeoloji]
Üçüncü ve Dördüncü zamanla Çağ ile ilgili
-
[sıfat, jeoloji]
Üçüncü ve Dördüncü zamanla Çağ ile ilgili
- ŞENELME
-
-
[isim]
Şenelmek işi
-
[isim]
Şenelmek işi
- İĞNEDAN
-
Kelime Kökeni: Türkçe iğne + Farsça -dān
-
[isim]
Bakınız iğnelik
-
[isim]
Bakınız iğnelik
- ZENNECİ
-
-
[isim]
Kadın eşyası satan kimse
-
[isim]
Kadın eşyası satan kimse
- KENELER
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
-
[isim, hayvan bilimi]
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım