İçinde ne olan 4 harfli 47 kelime var. İçerisinde NE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ne olan kelimeler listesine ya da sonu ne ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ne Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N

2 Harfli Kelimeler

EN, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NEMA

Kelime Kökeni: Arapça nemā

  1. [isim, eskimiş] Büyüme, gelişme, çoğalma
  2. [ekonomi] Bakınız faiz
NEMF

Kelime Kökeni: Fransızca nymphe

  1. [isim, hayvan bilimi] Böceklerin kurtçuk durumdan yetişkin duruma geçerken aldıkları özel biçim
NEŞE

Kelime Kökeni: Arapça neşʾe

  1. [isim] Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç; şetaret
    • "Zaferin bütün neşesi bu ihtiyarda idi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Hafif sarhoşluk, çakırkeyif olma
NECE

  1. [zarf] Hangi dilde, hangi dilden?
    • "Bu adam nece konuşuyor? Bu yazı necedir?"
SÜNE

  1. [isim, hayvan bilimi] Yarım kanatlılardan, yumurtalarını ekin yapraklarına bırakan, esmer renkli, zararlı bir böcek (Eurigaster integriceps)
İĞNE

  1. [isim] Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç
    • "Nasıl olduğunu bir göster de usta olduğunu biz de görelim, diyerek misafirin eline, iplik geçirdiği iğneyi tutuşturuverirmiş." (Sâmiha Ayverdi)
  2. Vücuda şırıngayla verilen sıvı ilaç
  3. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü
  4. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları altın veya mücevherli süs eşyası
    • "Aç kaldığı günler oldu, fakat şehzadesinin hediyesi olan elmaslı iğneyi satmayı düşünmedi." (Necip Fazıl Kısakürek)
  5. Bazı araçların ucu sivri parçaları
    • "Pusula iğnesi."
  6. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ
    • "Nedir, toprağa yapışık yaşayan bu küçük hayvanın kendine özgü bir görkemi de vardır öte yandan, öleceğini anlayınca, iğnesini kendisine batırır..." (Yıldız İncesi)
  7. Oltanın ucundaki küçük çengel
  8. [mecaz] Dokunaklı söz
  9. [bitki bilimi] Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık
  10. [tıp] Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç
GİNE

  1. [zarf, ağızlardan] Bakınız yine
HANE

Kelime Kökeni: Farsça ḫāne

  1. [isim] Bakınız ev
  2. Ev halkı
    • "Oğlan iyiydi; becerikli, yumuşak huyluydu ama hanesi kalabalıktı." (Necati Cumalı)
  3. Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri; göz
    • "Dama tahtasında altmış dört hane vardır."
  4. [matematik] Bakınız basamak
  5. [müzik] Klasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri
  6. Birleşik kelimelerde "bina, yapı, yer, makam" anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz
    • "Balıkhane, yazıhane."
NEYE

  1. [zarf] Bakınız niçin
    • "Ecdadının dilini neye beğenmiyorsun?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
NEFT

Kelime Kökeni: Farsça neft

  1. [isim, kimya] Organik maddelerin ayrışmasından oluşan tutuşur sıvıların birçoğu
  2. Çoğunlukla boyacılıkta kullanılan, petrol türevlerinden bir tür mineral yağ; neft yağı
    • "Memluk ordusunda mancınıktan daha küçük olan ve uzak mesafelere taş veya neft atmakta kullanılan aletler de kullanılmıştır." (Altan Çetin)
BONE

Kelime Kökeni: Fransızca bonnet

  1. [isim] Düz veya kıvrımlı her çeşit yumuşak kumaş, slikon vb. malzemeden yapılan başlık
NEVA

Kelime Kökeni: Farsça nevā

  1. [isim, eskimiş] Ses, ahenk, nağme
  2. [müzik] Klasik Türk müziğinde bir makam adı ve yegâhtan bir oktav tiz olan "re" perdesi
NEON

Kelime Kökeni: Fransızca néon

  1. [isim, kimya] Atom sayısı 10, atom ağırlığı 20,2, yoğunluğu 0,7 olan, sıvı durumuna getirilmiş havadan elde edilerek ışık araçlarında kullanılan, havada pek az olarak bulunan, asal gazlar sınıfından bir element (simgesi Ne)
  2. Bakınız neon lambası
    • "O koca çınarın altındaki fıskiyeli, kameriyeli, neon ışıklı havuz kaça çıkardı?" (Sait Faik Abasıyanık)
NERE

  1. [isim] Hangi yer?
    • "Buranın nere olduğunu biliyor musunuz? Bu, nerenin resmi?"
  2. Hangi taraf?
  3. Hangi organ?
    • "Nereniz ağrıyor?"
İNEK

  1. [isim] Dişi sığır; sarıkız
  2. [argo] Çok çalışan öğrenci
  3. [kaba konuşmada] Bakınız ibne
  4. [sıfat, mecaz] Aptal, bön olan
DİNE

  1. [isim, ağızlardan] Konaklama yeri
    • "İsmini duyduklarımızın, bildiklerimizin kimi çayımdan, kimi dinemden geçti." (Falih Rıfkı Atay)
NESİ

  1. [zamir] Akrabası mı, yakını mı?
    • "Ali, Ahmet'in nesidir?"
  2. Hangi yönü, hangi tarafı?
    • "Bunun nesi iyi?" (Haldun Taner)
ÇİNE

  1. [isim] Aydın iline bağlı ilçelerden biri
KENE

  1. [isim, hayvan bilimi] Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı; sakırga
SİNE

Kelime Kökeni: Farsça sīne

  1. [isim] Bakınız göğüs
  2. [mecaz] Bir şeyin içi, derinliği, özü; bağır, gönül, yürek
    • "Hangi semtin eczanesi bu kadar değerli insanı sinesinde toplayabilmiştir?" (Haldun Taner)
    • "Elif kaşlarını çatar / Gamzesi sineme batar" (Karacaoğlan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü