İçinde ne olan 4 harfli 47 kelime var. İçerisinde NE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ne olan kelimeler listesine ya da sonu ne ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ne Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NEMA
-
Kelime Kökeni: Arapça nemā
-
[isim, eskimiş]
Büyüme, gelişme, çoğalma
-
[ekonomi]
Bakınız faiz
-
[isim, eskimiş]
Büyüme, gelişme, çoğalma
- NEMF
-
Kelime Kökeni: Fransızca nymphe
-
[isim, hayvan bilimi]
Böceklerin kurtçuk durumdan yetişkin duruma geçerken aldıkları özel biçim
-
[isim, hayvan bilimi]
Böceklerin kurtçuk durumdan yetişkin duruma geçerken aldıkları özel biçim
- NEŞE
-
Kelime Kökeni: Arapça neşʾe
-
[isim]
Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç; şetaret
- "Zaferin bütün neşesi bu ihtiyarda idi."
-
Hafif sarhoşluk, çakırkeyif olma
-
[isim]
Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç; şetaret
- NECE
-
-
[zarf]
Hangi dilde, hangi dilden?
- "Bu adam nece konuşuyor? Bu yazı necedir?"
-
[zarf]
Hangi dilde, hangi dilden?
- SÜNE
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Yarım kanatlılardan, yumurtalarını ekin yapraklarına bırakan, esmer renkli, zararlı bir böcek (Eurigaster integriceps)
-
[isim, hayvan bilimi]
Yarım kanatlılardan, yumurtalarını ekin yapraklarına bırakan, esmer renkli, zararlı bir böcek (Eurigaster integriceps)
- İĞNE
-
-
[isim]
Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç
- "Nasıl olduğunu bir göster de usta olduğunu biz de görelim, diyerek misafirin eline, iplik geçirdiği iğneyi tutuşturuverirmiş."
-
Vücuda şırıngayla verilen sıvı ilaç
-
Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü
-
Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları altın veya mücevherli süs eşyası
- "Aç kaldığı günler oldu, fakat şehzadesinin hediyesi olan elmaslı iğneyi satmayı düşünmedi."
-
Bazı araçların ucu sivri parçaları
- "Pusula iğnesi."
-
Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ
- "Nedir, toprağa yapışık yaşayan bu küçük hayvanın kendine özgü bir görkemi de vardır öte yandan, öleceğini anlayınca, iğnesini kendisine batırır..."
-
Oltanın ucundaki küçük çengel
-
[mecaz]
Dokunaklı söz
-
[bitki bilimi]
Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık
-
[tıp]
Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç
-
[isim]
Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç
- GİNE
-
-
[zarf, ağızlardan]
Bakınız yine
-
[zarf, ağızlardan]
Bakınız yine
- HANE
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫāne
-
[isim]
Bakınız ev
-
Ev halkı
- "Oğlan iyiydi; becerikli, yumuşak huyluydu ama hanesi kalabalıktı."
-
Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri; göz
- "Dama tahtasında altmış dört hane vardır."
-
[matematik]
Bakınız basamak
-
[müzik]
Klasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri
-
Birleşik kelimelerde "bina, yapı, yer, makam" anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz
- "Balıkhane, yazıhane."
-
[isim]
Bakınız ev
- NEYE
-
-
[zarf]
Bakınız niçin
- "Ecdadının dilini neye beğenmiyorsun?"
-
[zarf]
Bakınız niçin
- NEFT
-
Kelime Kökeni: Farsça neft
-
[isim, kimya]
Organik maddelerin ayrışmasından oluşan tutuşur sıvıların birçoğu
-
Çoğunlukla boyacılıkta kullanılan, petrol türevlerinden bir tür mineral yağ; neft yağı
- "Memluk ordusunda mancınıktan daha küçük olan ve uzak mesafelere taş veya neft atmakta kullanılan aletler de kullanılmıştır."
-
[isim, kimya]
Organik maddelerin ayrışmasından oluşan tutuşur sıvıların birçoğu
- BONE
-
Kelime Kökeni: Fransızca bonnet
-
[isim]
Düz veya kıvrımlı her çeşit yumuşak kumaş, slikon vb. malzemeden yapılan başlık
-
[isim]
Düz veya kıvrımlı her çeşit yumuşak kumaş, slikon vb. malzemeden yapılan başlık
- NEVA
-
Kelime Kökeni: Farsça nevā
-
[isim, eskimiş]
Ses, ahenk, nağme
-
[müzik]
Klasik Türk müziğinde bir makam adı ve yegâhtan bir oktav tiz olan "re" perdesi
-
[isim, eskimiş]
Ses, ahenk, nağme
- NEON
-
Kelime Kökeni: Fransızca néon
-
[isim, kimya]
Atom sayısı 10, atom ağırlığı 20,2, yoğunluğu 0,7 olan, sıvı durumuna getirilmiş havadan elde edilerek ışık araçlarında kullanılan, havada pek az olarak bulunan, asal gazlar sınıfından bir element (simgesi Ne)
-
Bakınız neon lambası
- "O koca çınarın altındaki fıskiyeli, kameriyeli, neon ışıklı havuz kaça çıkardı?"
-
[isim, kimya]
Atom sayısı 10, atom ağırlığı 20,2, yoğunluğu 0,7 olan, sıvı durumuna getirilmiş havadan elde edilerek ışık araçlarında kullanılan, havada pek az olarak bulunan, asal gazlar sınıfından bir element (simgesi Ne)
- NERE
-
-
[isim]
Hangi yer?
- "Buranın nere olduğunu biliyor musunuz? Bu, nerenin resmi?"
-
Hangi taraf?
-
Hangi organ?
- "Nereniz ağrıyor?"
-
[isim]
Hangi yer?
- İNEK
-
-
[isim]
Dişi sığır; sarıkız
-
[argo]
Çok çalışan öğrenci
-
[kaba konuşmada]
Bakınız ibne
-
[sıfat, mecaz]
Aptal, bön olan
-
[isim]
Dişi sığır; sarıkız
- DİNE
-
-
[isim, ağızlardan]
Konaklama yeri
- "İsmini duyduklarımızın, bildiklerimizin kimi çayımdan, kimi dinemden geçti."
-
[isim, ağızlardan]
Konaklama yeri
- NESİ
-
-
[zamir]
Akrabası mı, yakını mı?
- "Ali, Ahmet'in nesidir?"
-
Hangi yönü, hangi tarafı?
- "Bunun nesi iyi?"
-
[zamir]
Akrabası mı, yakını mı?
- ÇİNE
-
-
[isim]
Aydın iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Aydın iline bağlı ilçelerden biri
- KENE
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı; sakırga
-
[isim, hayvan bilimi]
Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı; sakırga
- SİNE
-
Kelime Kökeni: Farsça sīne
-
[isim]
Bakınız göğüs
-
[mecaz]
Bir şeyin içi, derinliği, özü; bağır, gönül, yürek
- "Hangi semtin eczanesi bu kadar değerli insanı sinesinde toplayabilmiştir?"
- "Elif kaşlarını çatar / Gamzesi sineme batar"
-
[isim]
Bakınız göğüs