İçinde ne olan 10 harfli 254 kelime var. İçerisinde NE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ne olan kelimeler listesine ya da sonu ne ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ne Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N

2 Harfli Kelimeler

EN, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İĞNEDANLIK

  1. [isim] Bakınız iğnelik
MAYONEZSİZ

  1. [sıfat] Mayonezi olmayan, mayonez katılmamış
KIRAATHANE

Kelime Kökeni: Arapça ḳirāʾat + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kahvehane
    • "Burasını otel mi zannettin, kıraathane mi?" (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Müşterilerinin okumaları için gazete, dergi ve kitap bulunduran geniş, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane
MİNERALSİZ

  1. [sıfat] İçinde mineral bulunmayan
GENELLEMEK

  1. [-i] Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak; tamim etmek, belirlemek karşıtı
SAHNELEYİŞ

  1. [isim] Sahnelemek işi
MORMENEKŞE

  1. [isim, bitki bilimi] Rengi mora çalan bir tür menekşe
    • "Bence mormenekşe çiçeklerin en hüzünlüsüdür. Belki de kısacık ömürlü olduğunu bildiğindendir bu." (Hıfzı Veldet Velidedeoğlu)
CAMBAZHANE

Kelime Kökeni: Farsça cānbāz + ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Cambazların oyunlarını gösterdikleri yer
    • "Minimini bir cambaz kızını görmek için at cambazhanesine daldı." (Osman Cemal Kaygılı)
İĞNELENMEK

  1. [-e] İğneleme işi yapılmak veya iğneleme işine konu olmak
  2. [nesnesiz] Vücudun herhangi bir yerinde iğne batar gibi acı duymak
TENTENESİZ

  1. [sıfat] Bakınız dantelsiz
KENETLEMEK

  1. [-i] Kenetle tutturmak veya kenetle birbirine bağlamak
  2. [mecaz] Birbirine geçirerek bağlamak
    • "Ellerini dizine kenetleyerek başını önüne eğdi, kaldı." (Peyami Safa)
  3. [mecaz] Sıkıca birbirinin üzerine kapamak
    • "Baygınlığım sırasında bütün sözleri işitir, doktorun nabzımı tuttuğunu bilir ama dudaklarımı kenetler, ısırır, köpükler saçardım." (Sait Faik Abasıyanık)
ÇİĞNETİLME

  1. [isim] Çiğnetilmek işi
YİNELENMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız tekrarlanmak
    • "İçindeki kıpırtı da yinelendi." (Bilge Karasu)
BİNEBİLMEK

  1. [-e] Binme ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Dört beş kişi birleşip bir taksiye binebilirler, buna kim karışır?" (Nâzım Hikmet)
  2. Binme gücü bulunmak
NEŞESİZLİK

  1. [isim] Neşesiz olma durumu
    • "Odada derin bir neşesizlik yüzleri buruşturmuştu." (Peyami Safa)
GÖNENDİRME

  1. [isim] Gönendirmek işi
ŞENELTİLME

  1. [isim] Şeneltilmek işi
PİNEKLEMEK

  1. [nesnesiz] Uyuklamak, uyuklar gibi hareketsiz kalmak
    • "İki gün hemşehrilerinin kahvesinde pinekledi." (Ömer Seyfettin)
  2. [mecaz] Boşa zaman harcamak
  3. [mecaz] Bir yerde hiçbir iş yapmadan oturmak
    • "Senin gibi babaevinde ... pinekleyen taze dul çok!" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
MİNEROLOJİ

Kelime Kökeni: Fransızca minéralogie

  1. [isim] Bakınız mineral bilimi
SİNEKLENME

  1. [isim] Sineklenmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü