İçinde nda olan 6 harfli 27 kelime var. İçerisinde NDA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nda olan kelimeler listesine ya da Sonu nda ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A D N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AD, AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZİNDAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Tutuklu veya hükümlülerin içine konulduğu kapalı yer
- "Ah evladım, sorma, onu bir zalim herif aldı, zavallı tazeye dünyayı zindan etti." (Ömer Seyfettin)
- "Evi ona zindan oldu."
-
Çok karanlık ve sıkıntılı yer
- "Lakin bir gün öyle bir şey olmuştu ki Özbekiye Bahçesi gözümde âdeta zindan kesildiydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Tutuklu veya hükümlülerin içine konulduğu kapalı yer
- MUNDAR
-
-
[sıfat]
Murdar
-
[sıfat]
Murdar
- ŞUNDAN
-
-
şu nedenle
- "Masanın üstünde şu mektubu buldu" (Memduh Şevket Esendal)
- "Bir incir çekirdeğini doldurmayan sebeplerle şunun şurasında ne var ki ağzımızın tadını kaçırıyorsunuz." (Osman Cemal Kaygılı)
-
şu nedenle
- FONDAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İçinde likör, tatlı veya hoş kokulu maddeler bulunan, ağızda kolayca eriyen bir tür şekerleme
- "Çilek, muz, menekşe kokulu fondanlar..." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
İçinde likör, tatlı veya hoş kokulu maddeler bulunan, ağızda kolayca eriyen bir tür şekerleme
- HANDAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Şen, neşeli
-
[sıfat]
Şen, neşeli
- CANDAN
-
-
[sıfat]
İçten, yürekten, gönülden, samimi
-
[zarf]
İçtenlikle, istekle, ilgiyle
- "Onlar da ilk defa candan alkışlamanın o güzel tadını tadıyorlardı." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
İçten, yürekten, gönülden, samimi
- ENDAZE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
65 cm boyunda bir uzunluk ölçüsü
- "Birader, bir ağızlık kullanıyor, nah, asgari bir endaze boyunda..." (Atilla İlhan)
- "Endazeyi kaçırmışsındır çancı ustası, dedi, olmayacak bahse sürersin emmi oğlumu." (Kemal Bilbaşar)
- "Biri bu konuda damarına basınca endazeyi şaşırıyor, kendine hükmedemiyordu." (Nezihe Araz)
-
Ölçü
-
[isim]
65 cm boyunda bir uzunluk ölçüsü
- DİNDAŞ
-
-
[isim]
Aynı dinden olan kimse
-
[isim]
Aynı dinden olan kimse
- DİNDAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Din inancı güçlü, din kurallarına bağlı (kimse), mütedeyyin
-
[sıfat]
Din inancı güçlü, din kurallarına bağlı (kimse), mütedeyyin
- ANINDA
-
-
[zarf]
Çabucak
-
[zarf]
Çabucak
- VANDAL
- ...
- SONDAJ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sonda ile yoklama, sondalama
-
Bir durum, bir düşünce ile ilgili olarak yapılan yoklama, araştırma
- "Bu konudaki sondajları iyi oldu."
-
[isim]
Sonda ile yoklama, sondalama
- YANDAŞ
-
-
[isim]
Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse, yanlı, taraflı, taraftar
- "En hararetli İngiliz yandaşları, üzgün ve umutsuz." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse, yanlı, taraflı, taraftar
- RUANDA
- ...
- KANDAŞ
-
-
[sıfat]
Aynı kanı taşıyan, aynı soydan olan
- "Asırlarca birbirlerinden ayrı yaşayan kandaşlar..." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Aynı kanı taşıyan, aynı soydan olan
- AJANDA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç
-
[isim]
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç
- LUANDA
- ...
- SANDAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sandalgillerden, kerestesi sert ve kokulu bir ağaç (Santalum album)
-
[isim]
Sandalgillerden, kerestesi sert ve kokulu bir ağaç (Santalum album)
- KUNDAK
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb
- "Ben şamdanımla evveli kapının önüne yığılan şeyleri, sonra cibinliği, perdeleri, bütün duvarları çeviren kundakları tutuşturacağım." (Halit Ziya Uşaklıgil)
-
Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm
- "Amcası Mustafa geldi eve, ona bir kundağı sedefli tüfek getirdi." (Yahya Kemal)
-
Arabalarda dingil yatağı
-
Ara bozma, fitne, fesat
-
[isim]
Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb
- BRANDA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak
-
[isim]
Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak