İçinde nd olan 12 harfli 237 kelime var. İçerisinde ND bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nd olan kelimeler listesine ya da Sonu nd ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BULANDIRILMA
-
-
[isim]
Bulandırılmak işi
-
[isim]
Bulandırılmak işi
- NAZLANDIRMAK
- ...
- YILLANDIRMAK
- ...
- MUTLANDIRMAK
-
-
[-i]
Mutlanmasına yol açmak, mutlanmasını sağlamak
- "Seninle bir dakika mutlandırıyor beni." (Hikmet Münir Ebcioğlu)
-
[-i]
Mutlanmasına yol açmak, mutlanmasını sağlamak
- AYAKLANDIRMA
-
-
[isim]
Ayaklandırmak işi
-
[isim]
Ayaklandırmak işi
- MANALANDIRMA
-
-
[isim]
Manalandırmak işi
-
[isim]
Manalandırmak işi
- MANDALLANMAK
-
-
[nsz]
Mandallama işi yapılmak, mandalla tutturulmak
-
[nsz]
Mandallama işi yapılmak, mandalla tutturulmak
- SENDİKACILIK
-
-
[isim]
Aynı meslekte çalışan kimselerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak için birlik olmalarını amaçlayan akım, sendikalizm
-
Sendikaların etkinliği, sendikalizm
-
Toplum yaşamında sendikalara önemli bir görev yüklemek amacını güden öğreti, sendikalizm
-
[isim]
Aynı meslekte çalışan kimselerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak için birlik olmalarını amaçlayan akım, sendikalizm
- KISKANDIRMAK
-
-
[-i]
Kıskanmasına yol açmak
- "Onların masum sevinçleri öteki miniminileri de hazin hazin kıskandırmıştı." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[-i]
Kıskanmasına yol açmak
- SUÇLANDIRMAK
-
-
[-i]
Suçlu olduğuna karar vermek, suçlu olduğunu ileri sürmek
- "Ama onu hiç kimse suçlandıramaz." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[-i]
Suçlu olduğuna karar vermek, suçlu olduğunu ileri sürmek
- CANLANDIRMAK
-
-
[-i]
Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak
-
Yaşatmak, birinin kılığına girmek
-
Canlılık, tazelik, dirilik getirmek
- "Güller tazelikleri, renkleri, biçimleriyle salonu canlandırmışlardı birden." (Cahit Uçuk)
-
Yoğunluk, etkinlik kazandırmak
- "Şu ocağı canlandır, sonra yanıma gel." (Refik Halit Karay)
-
Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek
-
[-i]
Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak
- SULANDIRILMA
-
-
[isim]
Sulandırılmak işi
-
[isim]
Sulandırılmak işi
- SÜSLENDİRMEK
-
-
[-i]
Süslenmesini sağlamak
-
[-i]
Süslenmesini sağlamak
- AKILLANDIRMA
-
-
[isim]
Akıllandırmak işi, durumu
-
[isim]
Akıllandırmak işi, durumu
- DAVRANDIRMAK
-
-
[-i]
Birinin davranmasını sağlamak
-
[-i]
Birinin davranmasını sağlamak
- DEMLENDİRMEK
-
-
[-i]
Demlemek
- "Kendi eliyle semaverde demlendirdiği çayı karşılıklı içtiğimiz günleri bir daha bulamam." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[-i]
Demlemek
- ENDİŞESİZLİK
-
-
[isim]
Endişesiz olma durumu
-
[isim]
Endişesiz olma durumu
- SÜTLENDİRMEK
-
-
[-i]
Sütün artmasını sağlamak
-
[-i]
Sütün artmasını sağlamak
- ÜMİTLENDİRME
-
-
[isim]
Ümitlendirmek işi, umutlandırma
-
[isim]
Ümitlendirmek işi, umutlandırma
- ÖFKELENDİRME
-
-
[isim]
Öfkelendirmek işi
-
[isim]
Öfkelendirmek işi