İçinde ncı olan 7 harfli 36 kelime var. İçerisinde NCI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ncı olan kelimeler listesine ya da Sonu ncı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALTINCI
-
-
[sıfat]
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen
-
[sıfat]
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen
- ORMANCI
-
-
[isim]
Ormanı korumakla görevli kimse, orman koruma memuru
-
Kaba, görgüsüz kimse
-
[isim]
Ormanı korumakla görevli kimse, orman koruma memuru
- MAYINCI
-
-
[isim]
Mayın dökmeye yardım eden veya mayın döşeyen kimse
-
[isim]
Mayın dökmeye yardım eden veya mayın döşeyen kimse
- AYANCIK
- ...
- TALANCI
-
-
[isim]
Talan eden kimse
-
[isim]
Talan eden kimse
- İDMANCI
-
-
[isim]
İdman yapan sporcu
-
[isim]
İdman yapan sporcu
- YILANCI
-
-
[isim]
Yılan besleyen veya yılan oynatan kimse
-
[isim]
Yılan besleyen veya yılan oynatan kimse
- NALINCI
-
-
[isim]
Takunyacı
-
[isim]
Takunyacı
- SANCILI
-
-
[sıfat]
Sancıya tutulan, sancısı olan
- "Yatağının içinde, sancılı bir adam gibi dönüp durdu." (Peyami Safa)
-
Sancı veren
-
Sıkıntılı
-
[sıfat]
Sancıya tutulan, sancısı olan
- NİŞANCI
-
-
[sıfat]
Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan
-
[isim]
Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli, tevkici, tuğrakeş
-
[sıfat]
Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan
- SANCIMA
-
-
[isim]
Sancımak işi
-
[isim]
Sancımak işi
- DALANCI
-
-
[isim]
Lobici
-
[isim]
Lobici
- YABANCI
-
-
[sıfat]
Başka bir milletten olan, başka bir milletle ilgili olan (kimse), bigâne, ecnebi
- "Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok." (Ruşen Eşref Ünaydın)
- "Çocukluğumdan beri aşina olduğum ses bana yabancı geldi." (Halide Edip Adıvar)
- "Yabancısı olmadığımız ikinci kattaki küçük odaya yerleştik." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge
- "Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi çıkarmadım." (Memduh Şevket Esendal)
-
Tanınmayan, bilinmeyen, yad
- "Yabancı müşteri giremezdi kapısından. Gelenler hep edebiyat adamlarıydı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Aynı türden, aynı çeşitten olmayan
- "Yağın içinde yabancı maddeler var."
-
Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan
- "Bu uygulamanın yabancısıyım."
-
Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan
- "Yabancı arabalar buraya park edemez."
-
[sıfat]
Başka bir milletten olan, başka bir milletle ilgili olan (kimse), bigâne, ecnebi
- YAZINCI
-
-
[isim]
Yazın ile uğraşan, ilgilenen kimse, edebiyatçı
-
[isim]
Yazın ile uğraşan, ilgilenen kimse, edebiyatçı
- ROMANCI
-
-
[isim]
Roman yazarı
- "Birçok kadınlar, ruh tahlillerini seven romancılar gibi ömürlerin kuruluşunu ve bozuluşunu takip eder." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Roman yazarı
- DOĞANCI
-
-
[isim]
Avcı doğan yetiştiren veya doğanla avlanan kimse
-
[isim]
Avcı doğan yetiştiren veya doğanla avlanan kimse
- İNSANCI
-
-
[sıfat]
İnsancıl
-
[sıfat]
İnsancıl
- SOĞANCI
-
-
[isim]
Soğan yetiştiren veya satan kimse
-
[isim]
Soğan yetiştiren veya satan kimse
- KEMANCI
-
-
[isim]
Keman yapan veya çalan kimse
- "Kemancı uzun saçlı, papyon kravatlı, zayıf yüzlü bir adamdı." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Keman yapan veya çalan kimse
- ALMANCI
- ...