İçinde nce olan 8 harfli 37 kelime var. İçerisinde NCE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nce olan kelimeler listesine ya da Sonu nce ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
C E N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
CE, EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÖNENCEL
-
-
[sıfat]
Dönence ile ilgili
-
[sıfat]
Dönence ile ilgili
- MİSKİNCE
-
-
[zarf]
Miskin gibi, miskin bir biçimde, miskinane
-
[zarf]
Miskin gibi, miskin bir biçimde, miskinane
- ÖNCELERİ
-
-
[zarf]
Önceki zamanda, başlangıçta
- "Önceleri kapıldığım münasebetsiz düşünce, kafamdan defolup gitmişti." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Önceki zamanda, başlangıçta
- SÖYLENCE
-
-
[isim]
Efsane
-
[isim]
Efsane
- CERMENCE
- ...
- PİŞKİNCE
-
-
[sıfat]
Biraz pişkin
-
[zarf]
Pişkine yakışır biçimde
-
[sıfat]
Biraz pişkin
- İNCELTİŞ
-
-
[isim]
İnceltme işi veya biçimi
-
[isim]
İnceltme işi veya biçimi
- KAVLİNCE
-
-
[zarf]
Kavline göre, sözüne bakarak
- "Ayşe Hanım'ın kavlince paşa pek cömertmiş." (Sermet Muhtar Alus)
-
[zarf]
Kavline göre, sözüne bakarak
- ZENCEFİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Zencefilgillerden, Hindistan ve Malezya'da yetişen, yaklaşık 100 cm yüksekliğinde, kamış görünüşünde, çok yüksek ve otsu bir bitki (Zingiber officinale)
-
Bu bitkiden elde edilen ve baharat olarak kullanılan toz
- "Kocaman duvara sırtını vererek üstüne zencefil ve tarçın serpilmiş salep içerlerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Zencefilgillerden, Hindistan ve Malezya'da yetişen, yaklaşık 100 cm yüksekliğinde, kamış görünüşünde, çok yüksek ve otsu bir bitki (Zingiber officinale)
- BİTKİNCE
-
-
[zarf]
Bitkin bir biçimde
-
[zarf]
Bitkin bir biçimde
- İNCEKARA
- ...
- KENDİNCE
-
-
[zarf]
Kendine göre, kendi bakımından
- "Emin Paşa konağı kendince Topkapı Sarayından bile zengin bir sanat ve irfan hazinesiydi." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[zarf]
Kendine göre, kendi bakımından
- GEÇKİNCE
- ...
- GENCECİK
-
-
[sıfat]
Çok genç
- "Bakanlar Kurulu her işi bırakıp gencecik bir şairin yazısı ile uğraşacak." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Çok genç
- USULÜNCE
- ...
- DİNLENCE
-
-
[isim]
Tatil
-
[isim]
Tatil
- GÖNLÜNCE
-
-
[zarf]
Dileğine uygun olarak
- "Ama, resimli reklam filmleri çizmeye ayrılmış saatlerinden pek azı, ona gönlünce çalışmak için kalıyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[zarf]
Dileğine uygun olarak
- KEYFİNCE
-
-
[zarf]
İsteğine göre, nasıl isterse, dilediğince, keyfine göre, gönlünce
- "Guruba karşı bu son bahçelerde keyfince / Ya şevk içinde harap ol ya aşk içinde gönül." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[zarf]
İsteğine göre, nasıl isterse, dilediğince, keyfine göre, gönlünce
- ENCEMİNE
- ...
- BİLGİNCE
-
-
[zarf]
Bilgine yakışır, bilgin tavrında, bilgin gibi
- "Bilgin değilim. Onun için yazılarımda da bilgince tavır takınmaktan çekinirim." (Orhan Veli Kanık)
-
[zarf]
Bilgine yakışır, bilgin tavrında, bilgin gibi