İçinde nc olan 7 harfli 175 kelime var. İçerisinde NC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nc olan kelimeler listesine ya da sonu nc ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖNCEDEN

  1. [zarf] Başlarken, başlangıçta, daha önce; evvelce, evvelden, peşinen
    • "Bunlar çok önceden suç işlemişler, hapse girmemek için dağa çıkmışlardı." (Necip Fazıl Kısakürek)
SANCIMA

  1. [isim] Sancımak işi
DÜĞÜNCÜ

  1. [isim] Düğün sahibi; toycu
  2. Düğün çağrıcısı
  3. Düğüne katılan kimse
    • "Düğüncüler akşama kadar güneş altında pişmiş, bıkmış, yanmış oldukları için rakı sofrasına pekçe sokuldular." (Memduh Şevket Esendal)
ÖĞLENCİ

  1. [isim] İkili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı
  2. İş yerlerinde öğle vakti başlayan vardiyada çalışan kimse
    • "Öğlenciler sabah postasından işi tam saat birde teslim alırlar, akşamın sekizine kadar götürürler." (Tarık Dursun K)
JETONCU

  1. [isim] Jeton satan kimse
TÜTÜNCÜ

  1. [isim] Tütün yetiştiren veya satan kimse
    • "Bir tütüncüye girip bir yaprak sigarası daha aldı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Tütün satılan dükkân
    • "Kumral delikanlı, tütüncüye yürüdü; bir gazete aldı geldi." (Samim Kocagöz)
BUNCASI

  1. [zamir] Bu kadarı
    • "Bizde bilim sevgisinin, bilim inancının buncası kolay kolay bulunur mu demeyin, vardır o sevgi bizde de." (Melih Cevdet Anday)
LİMONCU

  1. [isim] Limon yetiştiren veya satan kimse
    • "Limoncu deyince zihninizde büyütmeyin. Bütün sermayesi ufak bir sepet içindeki kırk elli limondan ibaret." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
UNCULUK

  1. [isim] Un alıp satma işi
ERKENCE

  1. [zarf] Oldukça erken
    • "Başkanı, şehri güzelleştirmek için istimlaklerini yapmaya başlamakta erkence davranmaya teşvik etmeye başladı." (Memduh Şevket Esendal)
ELLİNCİ

  1. [sıfat] Ellinin sıra sıfatı, sırada kırk dokuzuncudan sonra gelen
TENCERE

Kelime Kökeni: Arapça tancara

  1. [isim] İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap
    • "Bir çocuğa tencere getirmesini tembihliyordu." (Ayla Kutlu)
PATENCİ

  1. [isim] Buz pateni yapan veya patenle kayan kimse
İNCELİŞ

  1. [isim] İncelmek işi
INCALIZ

  1. [isim, ağızlardan] Turşusu yapılan bir tür küçük yaban soğanı
İNCELİK

  1. [isim] İnce olma durumu
  2. İnce davranış gösterme; kibarlık, letafet
    • "Yüzündeki incelik, olgunluk onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor." (Halide Edip Adıvar)
  3. Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri
    • "Bir sihirbaz inceliği ile başlayan iş, bir hamal kabalığı ile bitirilmeli ki neticeye aklı ersin." (Necip Fazıl Kısakürek)
  4. Bakınız ayrıntı
    • "Necati'ye vaziyeti bütün inceliğiyle anlattım." (Orhan Kemal)
KOLANCI

  1. [isim] Bakınız yedekçi
AYANCIK

  1. [isim] Sinop iline bağlı ilçelerden biri
DÜMENCİ

  1. [isim, denizcilik] Gemilerde dümeni kullanan kimse
  2. [sıfat, argo] Dalavereci olan
  3. [sıfat, argo] En tembel
    • "Bahriye Mektebinden dümenci yani sonuncu olarak çıktım." (Abdülhak Şinasi Hisar)
AYRANCI

  1. [isim] Ayran yapan veya satan kimse
    • "Ayrancı satamadığı ayranından ikram ederdi bize, nasıl olsa ertesi sabaha kadar ekşiyecekti ayranı." (Murat Gülsoy)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü