İçinde nc olan 7 harfli 175 kelime var. İçerisinde NC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nc olan kelimeler listesine ya da sonu nc ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖNCEDEN
-
-
[zarf]
Başlarken, başlangıçta, daha önce; evvelce, evvelden, peşinen
- "Bunlar çok önceden suç işlemişler, hapse girmemek için dağa çıkmışlardı."
-
[zarf]
Başlarken, başlangıçta, daha önce; evvelce, evvelden, peşinen
- SANCIMA
-
-
[isim]
Sancımak işi
-
[isim]
Sancımak işi
- DÜĞÜNCÜ
-
-
[isim]
Düğün sahibi; toycu
-
Düğün çağrıcısı
-
Düğüne katılan kimse
- "Düğüncüler akşama kadar güneş altında pişmiş, bıkmış, yanmış oldukları için rakı sofrasına pekçe sokuldular."
-
[isim]
Düğün sahibi; toycu
- ÖĞLENCİ
-
-
[isim]
İkili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı
-
İş yerlerinde öğle vakti başlayan vardiyada çalışan kimse
- "Öğlenciler sabah postasından işi tam saat birde teslim alırlar, akşamın sekizine kadar götürürler."
-
[isim]
İkili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı
- JETONCU
-
-
[isim]
Jeton satan kimse
-
[isim]
Jeton satan kimse
- TÜTÜNCÜ
-
-
[isim]
Tütün yetiştiren veya satan kimse
- "Bir tütüncüye girip bir yaprak sigarası daha aldı."
-
Tütün satılan dükkân
- "Kumral delikanlı, tütüncüye yürüdü; bir gazete aldı geldi."
-
[isim]
Tütün yetiştiren veya satan kimse
- BUNCASI
-
-
[zamir]
Bu kadarı
- "Bizde bilim sevgisinin, bilim inancının buncası kolay kolay bulunur mu demeyin, vardır o sevgi bizde de."
-
[zamir]
Bu kadarı
- LİMONCU
-
-
[isim]
Limon yetiştiren veya satan kimse
- "Limoncu deyince zihninizde büyütmeyin. Bütün sermayesi ufak bir sepet içindeki kırk elli limondan ibaret."
-
[isim]
Limon yetiştiren veya satan kimse
- UNCULUK
-
-
[isim]
Un alıp satma işi
-
[isim]
Un alıp satma işi
- ERKENCE
-
-
[zarf]
Oldukça erken
- "Başkanı, şehri güzelleştirmek için istimlaklerini yapmaya başlamakta erkence davranmaya teşvik etmeye başladı."
-
[zarf]
Oldukça erken
- ELLİNCİ
-
-
[sıfat]
Ellinin sıra sıfatı, sırada kırk dokuzuncudan sonra gelen
-
[sıfat]
Ellinin sıra sıfatı, sırada kırk dokuzuncudan sonra gelen
- TENCERE
-
Kelime Kökeni: Arapça tancara
-
[isim]
İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap
- "Bir çocuğa tencere getirmesini tembihliyordu."
-
[isim]
İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap
- PATENCİ
-
-
[isim]
Buz pateni yapan veya patenle kayan kimse
-
[isim]
Buz pateni yapan veya patenle kayan kimse
- İNCELİŞ
-
-
[isim]
İncelmek işi
-
[isim]
İncelmek işi
- INCALIZ
-
-
[isim, ağızlardan]
Turşusu yapılan bir tür küçük yaban soğanı
-
[isim, ağızlardan]
Turşusu yapılan bir tür küçük yaban soğanı
- İNCELİK
-
-
[isim]
İnce olma durumu
-
İnce davranış gösterme; kibarlık, letafet
- "Yüzündeki incelik, olgunluk onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor."
-
Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri
- "Bir sihirbaz inceliği ile başlayan iş, bir hamal kabalığı ile bitirilmeli ki neticeye aklı ersin."
-
Bakınız ayrıntı
- "Necati'ye vaziyeti bütün inceliğiyle anlattım."
-
[isim]
İnce olma durumu
- KOLANCI
-
-
[isim]
Bakınız yedekçi
-
[isim]
Bakınız yedekçi
- AYANCIK
-
-
[isim]
Sinop iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Sinop iline bağlı ilçelerden biri
- DÜMENCİ
-
-
[isim, denizcilik]
Gemilerde dümeni kullanan kimse
-
[sıfat, argo]
Dalavereci olan
-
[sıfat, argo]
En tembel
- "Bahriye Mektebinden dümenci yani sonuncu olarak çıktım."
-
[isim, denizcilik]
Gemilerde dümeni kullanan kimse
- AYRANCI
-
-
[isim]
Ayran yapan veya satan kimse
- "Ayrancı satamadığı ayranından ikram ederdi bize, nasıl olsa ertesi sabaha kadar ekşiyecekti ayranı."
-
[isim]
Ayran yapan veya satan kimse