İçinde nc olan 11 harfli 109 kelime var. İçerisinde NC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nc olan kelimeler listesine ya da sonu nc ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FAYTONCULUK

  1. [isim] Faytoncunun yaptığı iş
MINCIKLAMAK

  1. [-i] Örseleyecek veya biçimini bozacak gibi ellemek, sıkıştırmak
    • "Ellerinin parmakları bir lastik top mıncıklar gibi açılıp kapanıyor." (Peyami Safa)
DÜZGÜNCÜLÜK

  1. [isim] Düzgüncünün yaptığı iş
DESTANCILIK

  1. [isim] Destancının yaptığı iş
FİNCANCILIK

  1. [isim] Fincancının yaptığı iş
GENCECİKLİK

  1. [isim] Gencecik olma durumu
KANYONCULUK

  1. [isim] Kanyonda belirlenmiş bir noktadan başka bir noktaya ulaşmak üzere yürüyüş, kampçılık, yüzme, kaya tırmanışı vb. sporların tekniklerinin birlikte kullanıldığı doğa sporu
YABANCILAMA

  1. [isim] Yabancılamak işi
KANCALANMAK

  1. [-e, nesnesiz] Kanca ile tutulmak, kancaya takılmak
TAVŞANCILIK

  1. [isim] Tavşancının yaptığı iş
BONCUKÇULUK

  1. [isim] Boncukçunun yaptığı iş
DARVİNCİLİK

  1. [isim, biyoloji, felsefe] Darvin tarafından geliştirilen, canlı türlerinin doğal ayıklanma sonucu, evrim yoluyla basit organizmalardan türediğini ileri süren görüş
KALVENCİLİK

  1. [isim, felsefe] Tanrı ile kul arasına hiçbir otoritenin giremeyeceğini, Hristiyanlığın eski sadeliğine dönmesini savunan I. Calvin tarafından ileri sürülen Protestanlığın özel bir kolu; Kalvenizm
GÜVENCELEME

  1. [isim] Güvencelemek işi
BONCUKLANIŞ

  1. [isim] Boncuklanmak işi
    • "Şampanya bardağına uzandı, ışığa tutup içkinin iğne ucu boncuklanışını seyretti." (Attilâ İlhan)
DOĞANCIBAŞI

  1. [isim, tarih] Osmanlı Devleti’nde doğancıların yöneticisi olan kimse
BASTONCULUK

  1. [isim] Bastoncunun yaptığı iş
SALINCAKSIZ

  1. [sıfat] Salıncağı olmayan
    • "Salıncaksız park."
  2. [zarf] Salıncak olmadan
    • "Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu." (Sait Faik Abasıyanık)
BASKINCILIK

  1. [isim] Baskıncının yaptığı iş
SÜTYENCİLİK

  1. [isim] Sütyencinin işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü