İçinde nan olan 9 harfli 20 kelime var. İçerisinde NAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nan olan kelimeler listesine ya da sonu nan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Nan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NAN
2 Harfli Kelimeler
AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İNANIRLIK
-
-
[isim, felsefe]
İnanılabilir bir şeyin niteliği
-
İnanma eğilimi
-
[isim, felsefe]
İnanılabilir bir şeyin niteliği
- DONANIMLI
-
-
[sıfat]
Belli bir donanıma sahip olan (araç vb.)
-
[mecaz]
Herhangi bir konuda eğitimi, bilgisi, becerisi çok olan
-
[sıfat]
Belli bir donanıma sahip olan (araç vb.)
- MİSKİNANE
-
Kelime Kökeni: Arapça miskīn + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız miskince
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız miskince
- KOCASİNAN
-
-
[isim]
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
- İNANDIRMA
-
-
[isim]
İnandırmak işi
-
[isim]
İnandırmak işi
- SİNANPAŞA
-
-
[isim]
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
- FİNANSMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca financement
-
[isim, ekonomi]
Bir girişime işleyebilmesi, gelişebilmesi için gereken para ve krediyi sağlama işi
-
[isim, ekonomi]
Bir girişime işleyebilmesi, gelişebilmesi için gereken para ve krediyi sağlama işi
- MAHZUNANE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥzūn + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız mahzunca
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız mahzunca
- İNANILMAZ
-
-
[sıfat]
İnanılması çok güç veya imkânsız olan
- "Dile kolaydı; o yandan bu yana hayatı monotonlaşmış, yirmi yılı inanılmaz bir sakinlik içinde geçirmişti."
-
Az rastlanan, olağanüstü olan
- "Pencereden ancak birkaç metre yüksekte olduğu hâlde manzara inanılmaz derecede değişiyordu."
-
[sıfat]
İnanılması çok güç veya imkânsız olan
- İNANILMAK
-
-
[-e]
İnanma işi yapılmak
-
[-e]
İnanma işi yapılmak
- NANKÖRLÜK
-
-
[isim]
Nankör olma durumu
-
Nankörce davranış; küfran, küfranlık
- "Kadın ağzını açmış, gözünü yummuş, ne nankörlüğünü ne taş yürekliliğini bırakmıştı."
-
[isim]
Nankör olma durumu
- KONSONANT
-
Kelime Kökeni: Almanca Konsonant
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız ünsüz
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız ünsüz
- NANOMETRE
-
Kelime Kökeni: İngilizce nanomètre
-
[isim]
Bir metrenin milyarda biri olan ölçü birimi
-
[isim]
Bir metrenin milyarda biri olan ölçü birimi
- İNANCILIK
-
-
[isim, din bilimi]
Temel gerçeklerin akılla kavranamayacağını ancak inan yoluyla elde edilebileceğini savunan öğretilerin genel adı; imaniye, fideizm
-
[isim, din bilimi]
Temel gerçeklerin akılla kavranamayacağını ancak inan yoluyla elde edilebileceğini savunan öğretilerin genel adı; imaniye, fideizm
- MECNUNANE
-
Kelime Kökeni: Arapça mecnūn + Farsça -āne
-
[sıfat, eskimiş]
Çılgın gibi, çılgınca olan
- "O anda zihnimden mecnunane bir fikir geçiverdi."
-
[zarf]
Bakınız mecnunca
-
[sıfat, eskimiş]
Çılgın gibi, çılgınca olan
- AÇIKLANAN
-
-
[isim, mantık]
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram; açıklayan
-
[isim, mantık]
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram; açıklayan
- PERMANANT
-
Kelime Kökeni: Fransızca permanente
-
[isim]
Bakınız perma
- "Ocakta çalışan genç adamlardan birinin kolunda İstanbul’a giderek nişanlı dönmeyi uman köy kızları, hayalleri kırılınca permanantla avunmayı bir teselli olarak kabul ediyorlardı."
-
[isim]
Bakınız perma
- İNANÇLICA
-
-
[zarf]
İnançlı bir biçimde
-
[zarf]
İnançlı bir biçimde
- NANEMOLLA
-
-
[sıfat, mecaz]
Çok sık hastalanan, sağlıksız (kimse)
- "Nanemollalar gibi boyuna hastalık derken, derdi nedir diye içine vesvese girecek..."
-
İşten kaçınan, üşengeç
-
[alay yollu]
Güçsüz, dayanıksız (kimse)
-
[sıfat, mecaz]
Çok sık hastalanan, sağlıksız (kimse)
- NANİKLEME
-
-
[isim]
Naniklemek işi
-
[isim]
Naniklemek işi